?>

Bahreyn'in BM İnsan Hakları Konseyi Başkanlığına Adaylığına Muahlefet

Bahreyn'in BM İnsan Hakları Konseyi Başkanlığına Adaylığına Muahlefet

22 uluslararası insan hakları örgütü ve grubu, BM İnsan Hakları Konseyi'ndeki Asya-Pasifik Grubuna mektup yazarak Bahreyn'in İnsan Hakları Konseyi başkanlığı adaylığına karşı olduklarını belirttiler.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Söz konusu mektupta, Bahreyn hükümetinin 2018'de İnsan Hakları Konseyi üyeliği sandalyesi kazandığından beri yaptığı insan hakları ihlallerine değinilmiştir. Mektubu imzalayanlar ayrıca, infazlarda önemli bir artışa ve  televizyon kanallarına dahil medya organlarına ve basına yönelik birçok saldırıya, işkencelere ve muhalif kişilerin zalimane bir şekilde yargılanmalarına da değindiler.

  Batı Asya'nın en küçük ülkesi olan Bahreyn, insan haklarını koruma ve izleme kaynaklarına göre en yüksek sayıda siyasi tutukluya sahiptir. 
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Haklarını İzleme Örgütü gibi insan hakları örgütler, kurum ve kuruluşları da Al-ı Halife rejimini siyasi ve sosyal aktivistlere yönelik baskının artması konusunda defalarca uyarmıştır. Bahreyn toprakları, Şubat 2011'den itibaren halkın Al-i Halife rejimine karşı halk gösterilerine sahne olurken, yapılan itiraz gösterileri rejim tarafından şiddetle bastırılıyor. 
Bu bağlamda Al-ı Halife rejimi bir çok muhalefet liderini tutuklayarak, Bahreyn protestolarıyla bağlantılı olarak uzun hapis cezaları hükümlerini sahte mahkemelerinde karara bağlamıştır. Bu küçük ülkenin halkı sosyal özgürlükler kazanmak, ayrımcılığa son vermek ve Al-ı Halife'nin zalimce eylemlerine son vermek protesto sürecini başlatmıştır. 
Ülkenin siyasi ve ekonomik durumunu ve mevcut ayrımcılığı 2011'den beri protesto eden Bahreyn halk ayaklanmasına karşı son dokuz yılda anlamlı bir şekilde sessiz kalan Avrupa ve ABD adeta Bahreyn rejimine bu baskıların devamı için  yeşil ışık yakmıştır.
 Bu arada, beşinci donanma filosunu Bahreyn'e konuşlandıran Amerika,  halk ayaklanması ve protestolarını görmezden gelerek  Al-ı Halife'yi protestocuları bastırma ve öldürme, muhalifleri infaz etme konusunda fiilen serbest bırakmıştır. Hali hazırda Bahreyn'de kalıcı bir deniz üssüne sahip olan İngiltere de aynı zamanda Al-ı Halife rejiminin de önemli bir destekçisi durumundadır.
Avrupa Parlamentosu'nun eski bir üyesi olan Julie Ward'a göre, "İngiliz hükümetinin Bahreyn'deki yaygın ve sınır tanımayan insan hakları ihlalleri alanında  yaptığı komplolar kabul edilemezdir."
Bahreyn'de insan hakları hususunda çok sayıda soruşturma taleplerine rağmen, Batılı ülkeler şimdiye kadar Bahreyn'deki duruma çok ciddi bir tepki göstermediler. 
7 insan hakları örgütü Nisan 2017'de başta siyasi tutuklular olmak üzere mahkumlara ve tutuklulara yönelik işkenceyi kınayan ve uluslararası topluma ve BM İnsan Hakları Konseyi'ni durumu değerlendirmeye çağıran ortak bir rapor yayınladığında bile Batılı liderler bunu görmezden geldi. Ayrıca, dönem İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad el Hüseyin'in  Bahreyn'de 2017'de  araştırma yürütülmesine ilişkin açıklamasına rağmen, Batılı ülkeler Bahreyn'den İnsan Hakları Konseyi'nin başlattığı araştırmalarda işbirliği yapmasını istemedi.
Aynı zamanda, Britanya gibi bazı Avrupa ülkeleri, Amerika  ile birlikte, Manama'ya askeri ve isyan karşıtı teçhizatı satmaya ve  Halife rejimin askeri ve kolluk kuvvetlerine yardım sağlamaya devam ederek, Bahreyn'deki müttefik Batıcı rejiminin hayatta kalmasını ve ülkedeki protesto hareketinin bastırılmasını desteklemeye çalışıyor. 
Böylesine açık bir insan hakları ihlallerin geçmişi göz önüne alındığında, Bahreyn'in BM İnsan Hakları Konseyi başkanlığına adaylığı, dünyanın dört bir yanındaki insan hakları örgütlerinin endişelerini ve protestolarını gündeme getirdi./

342/


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır