?>

Erivan ve Bakü gerginliğinin Türkiye ekonomisine etkisi

Erivan ve Bakü gerginliğinin Türkiye ekonomisine etkisi

Türkiye yönetiminin Karabağ münakaşasında Azerbaycan cumhuriyetine verdiği destek, her iki ülkenin ekonomisini olumsuz yönde etkiliyor.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Türkiye'nin Ermenistan ile ticari ilişkileri her geçen gün daha da yayıldığı bir dönemde Ankara'nın yanlış siyasetleri, hiç şüphesiz Türkiye'nin Ermenistan'da çalışan özel sektörünü daha da zayıflatacaktır.  

Bundan önce yıllık 400 milyon dolar olan Türkiye – Ermenistan ticaret hacminin bu yıl 600 milyon dolara ulaşması bekleniyordu. Üstelik Azerbaycan cum. ve Ermenistan arasındaki son çatışmalar başlamadan önce Türkiye'nin özel bir giyim markası imzaladığı anlaşma ile Ermenistan piyasalarına girmeyi başarmıştı.

Bu bağlamda Azerice yayın yapan Taleş Medya sitesi yayınladığı yorumda, Türkiye'nin Azerbaycan cumhuriyetini Ermenistan ile savaşmaya teşvik ettiğine değinerek şöyle yazdı:

"Türkiye Azerbaycan cumhuriyetinin silah piyasasında İsrail'in yerine göz dikmiştir. Ankara yetkilileri Azerbaycan silah sektöründe Rusya'nın yerini alamayacaklarını biliyorlar. Buna rağmen Türkiye ve İsrail silahları Karabağ'ın ele geçirilmesinde anahtar rol ifa edemezler. İsrail ve Türkiye yapımı silahlar ve Ankara'nın Bakü'ye verdiği siyasi destek ve Ermenistan'a karşı paralı terörist güçleri kullanması, sadece Karabağ münakaşasını daha da karmaşık hal almasına sebep olacaktır."

Taleş Medya tarafından yayınlanan yorumun hedefi, Azerbaycan cumhuriyetinin en sonda dağlık Karabağ bölgesinde yaşayan Ermenilerle teamül kurması gerektiğidir. Ana mesele sırf arazileri ele geçirme değil, dağlık Karabağ bölgesinde yaşayan ermeni vatandaşların Bakü merkezi yönetiminin denetimi altında yaşamaya devam etmek istemeleri ve rızalarıdır.

Bu yüzden Türkiye'nin müdahaleleri Azerbaycan cumhuriyetinin dağlık Karabağ bölgesindeki egemenliğini gerçekleştirebilmesini engelliyor. Aslında, Türkiye'nin Azerbaycan cumhuriyetine sağladığı siyasi ve diğer desteklerinin devam ettiği bir dönemde güney Kafkasya'da bulunan bu ülkenin Karabağ'da yaşanan 130 binlik ermeni nüfusu kendi egemenliğine almasını zorlaştırıyor; üstelik Karabağ'da yaşayan Ermenilerin Azerbaycan cumhuriyetine ilhak edilmeyi istemedikleri ve bu uğurda canlarından olmayı göze bile almışken.

Ankara'nın Bakü'ye verdiği destek ve aynı zamanda Ermenistan giyim sektörüne girme çalışmaları, Ankara yetkililerinin bu alanda bazı hedefleri olduğunu gösteriyor. Fakat görünen o ki Ankara liderleri, Erivan yetkililerinin ermeni soykırım meselesini kovuşturmaması hedefi ile Ermenistan ile ilişki kurmaya çalışması gerçekleşemezken üstelik gerginliği daha da yoğunlaştıracaktır.
Türkiye’nin Azerbaycan Cum. ve Ermenistan arasında yaşanan savaştaki rolü hakkında farklı görüşler söz konusudur.
Bu bağlamda emekli diplomat ve uluslararası ilişkiler uzmanı Muhsin Zahedi Muvahhid’e göre, “Görünen o ki mevcut olaylar Amerika ve batının bölge için tasarladıkları planlar doğrultusundadır ve kriz oluşturmak da onda gündeme alınmıştır ve yakın zamanda Türkiye’nin de yakasına yapışacaktır.”
Muvahhid şöyle diyor:
“Türkiye cumhurbaşkanı muhtemelen perde arkasında Amerika’nın değersiz sözlerine kanmıştır ve batı-Amerika-siyonizm planın hedefi, muhtemelen Türkiye’yi içine çekecek olan bölgede kriz oluşturmak olduğuna dikkat etmiyor. Bizzat kendisi en büyük etnik sorunu yaşayan bir ülke tarafından etnik sorununu alevlendirmek çok tuhaftır ve kanmak veya çaresizlikten başka bir açıklaması da yoktur.”
Aslında Ankara yetkililerinin Ermenistan ile şimdiye kadar amaçladıkları ticari hedefleri gerçekleştirmedikleri halde bir başka krizle karşı karşıya oldukları söylenebilir. Hiç şüphesiz bu kriz Ankara’nın oyuna gelmesinden kaynaklanıyor ve hatta batı Asya bölgesinde aktif olan bu ülkeyi, geniş çapta parçalama krizi ile karşı karşıya getirebilir./

342/


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır