?>

İran ve Rusya arasında denizcilik işbirliğinin geliştirilmesine yapılan vurgu

İran ve Rusya arasında denizcilik işbirliğinin geliştirilmesine yapılan vurgu

İran İslam cumhuriyeti deniz güçleri komutanı Amiral Hüseyin Hanzadi ve Rus Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Nikolay Yevmenov, St. Petersburg limanında karşılıklı denizcilik işbirliğini geliştirme yollarını ele aldılar.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA – Savunma ve güvenlik ilişkilerini kapsamlı bir şekilde güçlendirmek için ortak eylemlere duyulan ihtiyaç, ortak deniz tatbikatları düzenlemek, iki ülke donanmasının dünyanın stratejik bölgelerindeki varlığının artırılması ve iki ülkenin ortak tehditler karşısında daha fazla yakınlaşması, İran ve Rus deniz kuvvetleri komutanları arasındaki görüşmenin eksenlerinden bazılarıdır. 

Söz konusu görüşme İslami İran’ın stratejik deniz kuvvetleri 77. Deniz görev grubunun Rus donanmasının 325. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen büyük askeri geçit töreninin marjinde gerçekleşti. İran İslam cumhuriyeti deniz kuvvetleri komutanı törene özel konuk olarak katıldı.
Rus deniz geçit töreninde bulunan donanmalar arasında en güçlü varlık, Mekran ve Sehend gemileri ile katılan İran İslam Cumhuriyeti'ne aitti.
Bu düzeydeki askeri işbirliği, analistler ve düşünce kuruluşları açısından özel bir anlam taşıyor. 
“Tebyin Stratejik Düşünce” enstitüsü İran donanmasının yetenek ve kabiliyetleri ile ilgili  bir analizinde 26 Aralık 1998'de Kuzey Hint Okyanusu ve Umman Denizi'nde İran, Rusya ve Çin arasında ortak bir askeri tatbikat düzenlenmesine işaretle şöyle yazıyor:
“Bu işbirliği, "savunmacı gerçekçilik" teorisi temelinde analiz edilebilir. Bu teori, bir ülkenin diğer ülkeleri tehdit etmeye çalışması durumunda, o ülkeler, güçlerini ve kapasitelerini artırarak bu ilk tehdide yanıt verebilirler, aslında o tehdide karşı dengeyi sağlayabilirler. Amerika’nın  bölgede oluşturduğu tehditlerden biri, Amerika birliklerinin İran'ın coğrafi sınırları çevresinde geniş çapta bulunmasıdır."
İranlı ve Rus deniz yetkilileri arasında bu düzeyde yapılan görüşmeler, özellikle Batı Asya bölgesinde stratejik işbirliğinin önemini göstermektedir. 
Batı Asya bölgesi ve Fars Körfezi, Amerika için her zaman özel öneme sahip olmuştur. Bu ülke Batı Asya'nın stratejik önemini vurgulayan Alfred Mahan gibi düşünürlerin görüşlerine dayanarak İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra her zaman çeşitli şekillerde bölgeye hâkimiyetini dayatmaya çalışmıştır.
İran İslam cumhuriyeti, uluslararası nizamda Amerika’nın sultacılığına karşı muhalefete dayalı dış siyasetinde ilkeli temeller ve bağımsız stratejilere dayanarak Amerika ve diğer batı ülkelerin bir an önce bölgeden ayrılmalarına vurgu yapmıştır ve bölge güvenliğinin bölge ülkeleri tarafından bizzat sağlanması gerektiğini vurgulamıştır.
Günümüzde birçok alanda İran İslam cumhuriyetinin ispatlanan güvenlik ve askeri kabiliyetleri, Rusya gibi ülkelerde, bölge içi kapasitelere güvenerek istikrar ve güvenliği sürdürmek için İran İslam cumhuriyetine güvenli bir ortak olarak yaklaşma motivasyonunu oluşturmuştur. 
İran deniz kuvvetlerinin de bu kapasiteyi geliştirmede özel bir yeri var. İran İslam Cumhuriyeti uzun süre önce Hürmüz Barış Girişimi'ni sunarak Fars Körfezi güvenliğini sağlamak için komşularıyla işbirliği yapmaya hazır olduğunu ilan etti.
İşbirliğine ve çok taraflılığa dayanan bu strateji, İran'ın önemli su yollarını koruma taahhüdünün altını çiziyor. Hali hazırda, İran İslam Cumhuriyeti Ordusu'nun, tamamen yerli üretim olan Sahand muhribi ve Makran Donanmasından oluşan Stratejik Deniz Filosu, İran İslam Cumhuriyeti'nin savunma ve caydırıcılık yeteneklerini göstermek için uluslararası sularda bulunuyor.
Bu güçlü varlık, İran'ın bölgedeki toplu güvenlik denklemlerindeki stratejik konumunu ve rolünü yansıtıyor./

342/


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*