?>

Müderrisi: Ehlibeyt (a.s) İlkelerinden Kaynaklanan İslam Medeniyetinin Oluşturulması İçin Çaba Sarf Etmeliyiz / Ramazani: Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Akılcılık, Maneviyat, Adalet ve Direnişi Takip Ediyor

 Müderrisi: Ehlibeyt (a.s) İlkelerinden Kaynaklanan İslam Medeniyetinin Oluşturulması İçin Çaba Sarf Etmeliyiz / Ramazani: Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Akılcılık, Maneviyat, Adalet ve Direnişi Takip Ediyor

Irak Taklit Mercii: Koşulları değiştirmek için çalışmalıyız, Ehlibeyt (a.s) ilkelerinden kaynaklanan İslam medeniyetinin oluşturulması için çaba sarf etmeliyiz ve bunun için programa ihtiyacımız vardır.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Irak Taklit Mercii: Koşulları değiştirmek için çalışmalıyız, Ehlibeyt (a.s) ilkelerinden kaynaklanan İslam medeniyetinin oluşturulması için çaba sarf etmeliyiz ve bunun için programa ihtiyacımız vardır.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani Irak ziyaretinde Irak taklit mercilerinden Ayetullah Seyit Muhammed Taki Müderrisi’yle görüştü.

Ehlibeyt (a.s) İlkelerinden Kaynaklanan İslam Medeniyetinin Oluşturulmasına Çalışmalıyız

Ayetullah Müderrisi bu görüşmede İslami ilkelerin dikkate alınması gerektiğine işaretle şunları dile getirdi: Değişmez ilkelerimizin olduğunu unutmamalıyız. Müslüman oluşumuz ve değerlere sahip oluşumuz unutulmaması gereken değişmez ilkelerimizdir. Hali hazırda İran’da siyasi konular çok sıcak ve cumhurbaşkanı adayları ekonomi meseleleri üzerinde duruyorlar. Halbuki dinini meselelere de değinilmesi gerekiyor. Bizim dini ilkeler üzerinde sapasağlam duran İran devletinden beklentimiz İran’da dini durumların her gün biraz daha iyileşmesidir ve şimdiki seçim durumunda dinin hali hazırdaki durumda neler yapabileceği konusu üzerinde durulmalıdır.

Avrupalılar yüze peçe takmanın kendilerinin medeni değerleriyle muhalif olduklarını söylüyorlar ve biz de örtünmemekle muhalif olduğumuzu söylüyoruz. Niçin Avrupalılar kendi değerlerine bağlı olsunlar da biz kendi değerlerimize bağlı olmayalım? Halbuki Avrupalıların dünyanın çeşitli yerlerinde işledikleri cinayetlerden dolayı özür dilemeleri gerekir.

Hali hazırda bilmemiz gerekir ki günlük meselelerin yanında kim olduğumuza dair derin meseleler vardır. Şimdiye kadar kimse perişan bir dünya şartlarında yaşandığını, İran’ın muhasaraya alındığını ve kültürel ve programlama saldırılarıyla yüz yüze kaldığını söyleyen olmadı. Batılılar ve özellikle Amerikan demokratları İslam Cumhuriyeti muhaliflerini bir araya getirmeye ve Kürdistan, Belucistan ve Azerbaycan olmak üzere İran’ı üç noktadan vurmaya çalışıyorlar. Bu hususlarda düşmanın komplolarından gaflet etmemek gerekir.

Din İran’ı korudu. Din yani mersiye, sinezeni ve ilim havzalarıdır. İlim havzası İran vahdetini muhafaza etti, ne var ki havzaların etkinlikleri azaldı. İran’da ne durumda olduğumuzu ve her kes tarafından saldırıya uğradığımızı söylememiz gerekir. Mazlum olduğumuzu söylemeliyiz. Bu işi masum imamlarda (a.s) yapmışlardır. Halihazırda bulunduğumuz konum, bizim konumumuz değildir ve çok daha iyi olması gerekir, ama halkın da düşmanın komplolarından gaflet etmemesi ve düşmanların çok ciddi olduğunu bilmesi gerekir.

Biz dünyada yeni bir medeniyetin peşindeyiz. İslam dini ilkelerine dayanan bir medeniyetin, yeni vesilelerin peşinde olması ve Şia ile Ehlisünnet arasında vahdeti takip etmesi gerekir, ne var ki bu meselelerin değeri çok azalmıştır. İmam Humeyni (r.a) kendi vasiyetnamesinde inkılabın ithal edileceğini yazmıştır ve batılılar henüz bu meseleyi dikkate alıyorlar.

Dünyada Şia fırkalarından sayılan bir takım fırkalar var ve bunları Şia dünyasına eklersek büyük bir güç oluştururuz. Örneğin Suriye’de 3 milyon Alevi yaşıyor, İsmaililer dünyanın dört bir yanına dağılmış durumda ve Zeydiler ve Dürziler de bu mezhepler arasında yer alıyor.

Şia dünyasında Şiaları bir araya toplamamız gerekir ve bu iş, Şiaların vesilesiyle olacaktır. Çeşitli ülkelerdeki Şia liderlerinin birkaç ayda bir araya gelmeleri doğrultusunda Dünya Şiaları Yüksek Şurası projem vardı ve bu projenin sunulmasından sonra Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı oluşturuldu.

Başka ülkeler gibi sınır oluşturma peşinde olursak dünyanın, nükleer enerjiye sahip olsa bile İran’la sorunu olmayacaktır. Ama İslam medeniyetinin olmasını istiyorsak bunun araç ve gereçlerini temin etmemiz gerekir. Şimdilerde dünya medeniyeti çöküyorken ve keza Amerika ve İsrail’in yakın zamanda varlığı söz konusu olmayacakken bu çok güzel bir fırsattır.

Şiaları birbirine yakınlaştırma imkanı var ve Şialar güncel koşulları dikkate alıyorlar. Şiaların birbirine yakınlaştırılması büyük bir iştir. 2015 yılından şimdiye kadar Irak toplumu çok farklılaşmıştır ve Irak’ta düşmanlar Irak’ın aleyhine faaliyet gösteriyor. Düşmanlar Irak’ın Saddam rejimi zamanına dönmesini ve İran’ın karşısında durmasını istiyor. Hatta İran’da bazıları Irak’la işlerinin olmadığını söylüyorlar. Bu tür eğilimler ve düşmanların çabası Kerbela’da bile İran aleyhine slogan atılmasına sebep olmuştur. Böyle olmamalıdır ve bu gibi durumların giderilmesi doğrultusunda gayret etmemiz gerekir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının işi dünyadır ve hiçbir kurum ve kuruluşun görevi kurultayın görevi gibi değildir. Hindistan ve Pakistan’daki Şiaların nüfusu diğer yerlerdeki Şiaların nüfusundan çok daha fazladır. Şiiler dünyanın dört bir yanına dağılmış durumda ve bizim bilmediğimiz yerlerde bile varlar. Örneğin çok ilginçtir ki 6 asır önce Güney Kore'de Şiiler vardı.

Merhum İmam Humeyni Şia dünyasını yeni bir döneme soktu. Kendisi Necef’teyken hiç kimse İslam hükümeti kurulması peşinde değilken, İslam hükümetini konu etti. Bizlerin onu örnek almamız, koşulları değiştirmemiz ve Ehlibeyt (a.s) ilkelerinden kaynaklanan İslam medeniyetini oluşturmamız gerekir. Dünya değişim halindedir ve bu koşullarda başka işlerle uğraşmamız çok yazık olur. 60 yıl önce Çin’in nerede olduğuna ve şimdi nereye ulaştığına bakmalıyız.

Milliyetçilik sınırlarını aşmalıyız ve Irak ve İran arasında vizeyi kaldırmalıyız. Irak’ın işgal edildiği ilk yıllarda alınan bir kararla annesi Iraklı olan 150 kişi Irak kimliği aldı, ama İran’da bu konuda kanunun onaylanmasına rağmen sadece birkaç yüz kişi İran kimliği alabildi. Bu koşulların değişmesi gerekir. Türkiye kimlik vermek ve oturum hakkı tanımak suretiyle İran ve Irak’ın sermayesini cezp ediyor, ama İran’da İranlı olmayan bir Şia bir mülkiyete bile sahip olamıyor. Pek çok işlerin yapılması gerekiyor.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Akılcılık, Maneviyat, Adalet ve Direnişi Takip Etmektedir

Ayetullah Ramazani bu görüşmede Ayetullah Müderrisi’yle mülakatından ötürü memnuniyetini dile getirerek şu açıklamalarda bulundu: Bu görüşme benim için değerliydi ve ortaya koyduğunuz konular İslam dünyası ve çeşitli akımlar hakkında kapsamlı bilgiye sahip olduğunuzu göstermektedir ki bu da zamanın alimi olmanın somut örneğidir.

Hiç kuşkusuz İslam medeniyetinin gerçekleştirilmesinin ciddiye alınması gerekir ve ülke içindeki stratejik belgeler de İslam dünyasında ve hatta İslam dünyası dışında hangi kültürel işlerin yapılması ve bu işlerin kültür haline getirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.

İslam Medeniyeti İslami Düşünce ve Ehlibeyt (a.a) Öğretilerinden Kaynaklanır

Gelecekte dünyayı fethetmek istiyorsak donanımın yanında yazılıma da ihtiyacımız vardır ve bu yazılım evrensel düşüncedir. Şurevi ittihadı tarihin çöplüğüne girdi ve Amerika da dünyanın hukuksal düşüncesini ve itikadi fikrini temin edemez.

Dini düşüncenin ve ilkelere bağlı uzman kimselerin yetiştirilmesi doğrultusunda Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı gözetimindeki Ehlibeyt (a.s) Üniversitesini ciddiye aldık. Kurultayın Arapça dilinde yayın yapan ve 18 milyon muhataba hitap eden uydu kanalı vardır ve faaliyetlerimizin geliştirilmesi için Rusça ve diğer dilleri de oluşturma hedefindeyiz. Dünyada Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayıyla irtibat halinde olan dört bin tebliğcimiz var ve bu tebliğciler için geliştirici eğitsel programa sahibiz.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı WikiShia adında sanal ansiklopedisi oluşturmuştur. Bu ansiklopedide Müslümanların ve Müslüman olmayanların yararlanması için12 dilde 25 bin makale yayınlanmıştır. Bunlarla birlikte kurultay çalışmaları boyunca telif ve tercüme kitaplar basmıştır.

Yeni yönelimde bu kurultay akılcılık, maneviyat, adalet ve direniş stratejisini takip etmektedir ve bu stratejilerin her birisinin çatısı altında pek çok konular vardır. Batıda akılcılık söz konusudur, ama batının akılcılığı yaşama dair akılcılıktan kaynaklanır. Maneviyat konusunda da Amerika ve Avrupa’da dört bin sahte maneviyat akımı var, halbuki asli maneviyat din ve Allah’tan kaynaklanan maneviyattır. Günümüzde Avrupa’da din ve Allah ile mesafesi olan bir maneviyatı yayıyorlar. Hatta irfan konusunda bile Osho ve Castanda gibi yeni akımların ortaya çıkması, maneviyatın beşer için önemli olduğunu göstermektedir.

Batıda adalet konusunu İslami düşünceyle farklı olacak şekilde söz konusu ediyorlar. Bu sebeple bizim adaletten anladığımız nesnel örneklerle onların adaletten anladığı nesnel örnekler farklıdır. İslam İnkılabının başarıya ulaşmasıyla mucizevi bir hadise gerçekleşti. O günlerde dini inkılabın gerçekleşemeyeceğini ve inkılapların liberalliğin çatısı altında laiklik veya sekülerizm şeklinde gerçekleşeceğini söylüyorlardı, ne var ki İslam inkılabının başarıya ulaşmasıyla din toplumsal sahaya girdi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine gelince bilinmesi gerekir ki ekonomik meselelerle birlikte cumhurbaşkanı dini korumakla da mükelleftir ve toplumda dini kabuller ve dindarlığın geliştirilmesinin alt yapısını hazırlamalıdır.

..............................
167


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*