?>

Ehlisünnet âlimlerinin görüşünde İmam Muhammed Bakır(a.s)

Ehlisünnet âlimlerinin görüşünde İmam Muhammed Bakır(a.s)

İmam Muhammed Bakır (a.s) her alanda öyle parlamıştır ki hatta muhaliflerinin ve Ehlisünnet alimlerinin kalbinde bile büyük bir yer edinmiştir ve onlar o hazreti övmekten geri duramamışlardır.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA -  Ehlisünnetin mutaassıp âlimlerinden biri olan İbn Hacer Haysemi İmam Muhammed Bakır (a.s) hakkında şöyle yazıyor: İmam Muhammed Bakır (a.s) için kullanılan “Bakır” lakabı, yeri yarmak ve içindeki gizli hazineyi dışarı çıkarmak manasından alınmıştır; şu manada ki o, maarifin gizli hazinelerinin ve ahkâmın hakikatlerini o kadar aşikâr etti ki basiretsiz ve kalpleri kirli kimselerden başkasına gizli değildir. Bu yüzdendir ki onu ilimleri yaran ve yayan ve ilmini ışıklandıran unvanıyla andılar.

O daha sonra İmam’ın (a.s) irfan alanındaki şahsiyetine işaret ederek şunları söylüyor: Onun irfanın seyir merhalelerindeki sebat ve sağlamlığı bağlamında öyle bir makamı vardır ki vasfedenlar onun vasfından acizdirler; onun bu seyir ve maarifi alanında birçok söz mevcuttur ki onları söz konusu etmenin fırsatına sahip değiliz.

İmam Muhammed Bakır’a (a.s) muasır âlimlerden olan Abdullah Ata Mekki şöyle diyor: Alimleri ilmi açıdan hiçbir zaman İmam Muhammed Bakır (a.s) karşısında olduğu gibi küçük ve hakir bulmadım. Hekem b. Utaybe’yi tüm ilmine ve halk katındaki makamına rağmen İmam karşısında öğretmeni karşısında oturmuş bir çocuk gibi gördüm.

Ehlisünnet âlimlerinden bir diğeri olan Cahiz İmam Bakır’ın (a.s) güzel be yüce hâkimane sözlerini şöyle tasvir ediyor: Muhammed b. Ali b. Hüseyin dünya yaşamının tüm maslahatını iki kelimede topladı ve şöyle buyurdu: Diğerleri ile muaşeret ve rabıta kurma ve yaşamın tüm maslahatı, bazı ölçekleri doldurmaktadır ki onun üçte ikisi zekâ ve ferasettir ve üçte biri görmezden gelmektir.

Basra fakihi Kutade İmam Bakır’a (a.s) dedi ki: Allah’a andolsun ki ben fakihlerin ve İbn Abbas’ın karşısında oturmuşum; ama sizin karşınızda duçar olduğum ıstıraba onların hiçbiri karşısında duçar olmuyorum.

İmam Muhammed Bakır (a.s) ona buyurdu ki: Nerede olduğunu biliyor musun? Sen şuanda öyle evlerin karşısında durmuşsun ki Allah onların yüksek mertebe olmasına izin vermiştir ve onda Allah’ın adı anılmaktadır. Sabah akşam Allah’ı onlarda tesbih etmektedirler. Onlar öyle kimselerdir ki ticaret ve alışveriş onları Allah’ı anmaktan namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten alıkoymaz. Sen böyle bir mekândasın ve biz bu evlere sahibiz. Böyle bir soruyu Ehlisünnet âlimlerinden bir diğeri olan Akreme İmam’dan sordu ve İmam (a.s) Kutade’ye verdiği cevabın benzerini verdi.

Ehlisünnet âlimlerinden Fahri Razi kendi tefsirinde Kevser’in manası hakkında muhtelif görüşleri açıklarken şöyle yazıyor: Kevser’in manası hakkındaki üçüncü görüş, onlardan maksadın İslam Peygamberinin (s.a.a) evlatları olmasıdır. Bunun nedeni şudur ki bu surenin iniş sebebi, Peygamberin erkek evladı olmadığı için ona ayıp bulmaya çalışan kimseleri ret etmektir. Bu durumda surenin manası şöyledir ki Allah, sana öyle bir evlatlar ve nesil inayet edecektir ki tarih boyunca var olacaklardır. Sonra şöyle diyor: Bakın Peygamberin (s.a.a) Ehlibeytinden ne kadar şehit olmuştur; ama dünya yine de onun evlatlarının çokluğuna şahit olmaktadır. O zaman bir bak ki âlimlerin büyüklerinden olan İmam Bakır, İmam Sadık, İmam Kazım, İmam Rıza ve Nefs-i Zekiye gibileri onların arasında ne kadardır!

ABNA24.COM


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*