Rivayetler açısından ilmin faydaları/ İlim hedef midir vesile midir?

Rivayetler açısından ilmin faydaları/ İlim hedef midir vesile midir?

İlim Havzaları Yüksek Şura Sekreteri, amelde ihlâs, ibadet, takva, nefsani isteklerden sakınmak, tevazu ve alçak gönüllülüğün rivayetler açısında ilmin fayda ve neticeleri olduğuna vurgu yaptı.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İlim Havzaları Yüksek Şura üyesi Ayetullah Rıza Üstadi, Camiatu’z-Zehra üstatlarına özel yaptığı ahlak sohbetinde ilimin yaşamdaki önemine işaret ederek şunları söyledi: Bizim dini ilimler bağlamında okuduğumuz her konu bir hedef içindir; ilim elde etmek hedef değildir, aksine ilim saadete ulaşmak ve Allah’a yakınlaşmak için bir vesiledir.
İlim havzaları ahlak üstadı, Ehlibeyt (a.s) tarafından gelen rivayetler ve İslami rivayetler açısından ilmin bazı neticelerine şu şekilde işaret etti:
1.    Amelde İhlâs: İmam Ali (a.s) bu konuda şöyle buyuruyor: “İlmin neticesi amelin ihlâsıdır.”
2.    Allah’a İbadet: Emiru’l-Müminin bu konuda şöyle buyuruyor: “İlmin neticesi ibadettir.”
3.    Takva elde etmek: Rivayetlere göre eğer insan âlim olursa ve günahlardan sakınmazsa ilmin onun için bir faydası yoktur.
4.    Nefsanî isteklerden sakınmak.
5.    Hakka tabi olmak: İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: “İlmin neticelerinden bazıları şunlardır; takva, heva ve hevesten sakınmak, hidayete uymak, günahlardan sakınmak, kardeşlerle arkadaşlık kurmak, âlimleri dinlemek ve onların sözünü kabul etmektir.”
6.    Tevazu: İmam Ali (a.s) ilmi bir bedene benzetiyor ve buyuruyor ki: “İlmin başı tevazudur.”
7.    Allah Korkusu: İmam Sadık (a.s) buyuruyor ki: “Allah korkusu ilmin netice ve mirasıdır.”
8.    İnsanın kendini aşağı görmesi: İslam Peygamberi (s.a.a) bir hadiste faydalı ilmin nişanelerine işaret ediyor ve şöyle buyuruyor: “Kim Allah için ilim öğrenirse ilmin her bölümüne vardığında kendisini daha aşağı görür ve insanlar karşısında tevazusu artar, Allah karşısındaki korkusu daha fazla olur ve dini konusunda daha fazla çaba sarf eder. Böyle birisi ilimden faydalanır; öyleyse onu öğrenmelidir. Ama kim ilmi dünya ve insanlar karşısında makamının artması için, hakim karşısında bir mevki kazanmak için öğrenirse ilmin hangi bölümüne yetişirse mutlaka kendisini daha büyük görecektir ve insanlar karşısında daha fazla büyüklük taslayacaktır, Allah’tan daha fazla gaflet edecektir ve dinden daha fazla uzaklaşacaktır. Böyle birisi ilimden faydalanamayacaktır; öyleyse ilim öğrenmekten sakınmalıdır ve kendi aleyhine kıyamet gününde hüccet, pişmanlık ve rüsvalık biriktirmesin.”
Kum ilim havzaları müderrisler camiası üyesi Ayetullah Üstadi vurguyla şunları söyledi: Eğer ilmin bu neticeleri vermezse o ilmin hiçbir özelliği ve faydası yoktur.
Ayetullah Üstadi konuşmasının devamında ilim ile amelin bir arada olması gerektiğine işaretle şunları söyledi: İmam Sadık (a.s) buyuruyor: “Kıyamet gününde insanların en çok pişmanlık çekeni insanlara adaleti anlatan, ama kendisi ona uymayandır.”
Yine İmam Sadık’tan (a.s) bir rivayet naklederek hazretin şöyle buyurduğunu söyledi: “Kim bildiğine amel ederse, o bilmediğine de kifayet eder.”

ABNA24.COM


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

Özel Dosya: Kutlu Doğum Haftası Etkinlikleri
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib