?>

Ramazani: İçinde Bulunduğumuz Dönem, İslam'ı Tanıtmak İçin Altın Bir Fırsattır / Halid Molla: İran İslam İnkılabının Bekasının Sırrı İmam Humeyni’nin (r.a) Doğruluğudur

Ramazani: İçinde Bulunduğumuz Dönem, İslam'ı Tanıtmak İçin Altın Bir Fırsattır / Halid Molla: İran İslam İnkılabının Bekasının Sırrı İmam Humeyni’nin (r.a) Doğruluğudur

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri: İslam'ı tanıtmak için bizim hiçbir zaman sahip olmadığımız altın bir fırsat doğmuştur ve bu mesele alimlerin görevini daha da ağırlaştırıyor.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri: İslam'ı tanıtmak için bizim hiçbir zaman sahip olmadığımız altın bir fırsat doğmuştur ve bu mesele alimlerin görevini daha da ağırlaştırıyor.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani Irak ziyaretinde Irak Alimleri Cemaati Başkanı Şeyh Halid Abdülvehhab’la görüştü.

İçinde Bulunduğumuz Dönem, İslam'ı Tanıtmak İçin Altın Bir Fırsattır

Ayetullah Ramazani bu görüşmede alimlerin rolüne değinerek şunları dile getirdi: Tarih boyunca her zaman alimler seçkin bir rol ifa etmişti ve bu gün içinde olduğumuz uluslararası koşulların dikkate alınmasıyla hiç kuşkusuz alimlerin varlığı son derece önemli ve zorunludur.

Ben İmam Humeyni’nin (r.a) Necef-i Eşref’teki evinde yaptığım konuşmada Bakara suresinin 143. ayetine değindim. Bu ayette şöyle buyrulmaktadır: “Böylece sizi orta bir ümmet yaptık.” Bu ayet alimlerin rolüne işaret etmektedir. Ehlisünnet alimleri bu ayetin tefsirinde orta ümmeti ifrat ve tefrit etmeksizin orta yol ümmeti şeklinde mana etmişlerdir. Elbette Allame Tabatabai ve üstadımız Allame Cevad Amuli, Allame Tabatabai’ye tabi olarak ayeti başka bir şekilde tefsir etmişlerdir. Allame Cevad Amuli şöyle buyurmaktadır: İslam ümmeti orta ve vasat bir ümmettir ki bu konuda başka ayet ve rivayetlerden yararlanılmalıdır. Ayet şuna işaret ediyor: Peygamber Ekrem (s.a.a) yaratıcıyla yaratılan arasında bir aracı olduğu gibi aynı zamanda ilahi peygamber unvanıyla vahyi alıp beşeriyete intikal ettiriyordu. Ne var ki Peygamber Ekrem’den (s.a.a) sonra peygamberle beşer arasındaki vasıta ve aracı alimlerdir.

Vasat ümmet alimler olup alimler Allah ile mahluk arasında orta yol rolünü üstlenen kimselerdir ve alimlerin buradaki rolü çok seçkindir. “Böylece sizi orta bir ümmet yaptık ki, insanlara şâhid olasınız. Elçi de size şâhid olsun.” ayeti esasınca alimler bu ilmi alırlar ve tıpkı Peygamber (s.a.a) gibi ki: hakkında “Peygamberin de size tanık olması…”, buyrulmuştur, halka şahit olurlar. Merhum Allame Tabatabai burada şahitten kastın örnek ve model olduğunu söyler. Alimler Müslüman toplumu için örnek ve model rolünü ifa ederler ve keza alimler ilahi nebilerin hakiki varisleridir.

İster Ehlisünnet olsun ister Şia olsun İslam alimleri halka yol göstermede çözümsel role sahiptir. İslam alimleri etkili olmak istiyorlarsa dinde fakihlikle maneviyatı bir arada bulundurmalı ve dinde fakih olmalıdırlar. Dinde fakihlik sadece usul ve fıkıh değildir, daha ötesi akait, düşünsel ve ahlaki konular ve hüküm ve fıkıh konular gibi dini maarifle alakalı ilimlerin tamamını kapsar. Keza alimler manevi suluka sahip olmaları gerekir. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuşlardır: “Şeriat sözler, tarikat fiiller ve hakikat hallerdir.”

Şeriat, tarikat ve hakikatin bir araya getirilmesi önemlidir ve bunun en bariz örneği İmam Humeyni’ydi (r.a). İmam Humeyni (r.a) hem fakihti hem hekimdi ve hem de ilahi ahlakla ahlaklanmıştı, kendisinde hakikatler bütününü bir araya getirmişti ve insanlık aleminde karizmatik bir şahsiyet olmayı başarmıştı. Bunun için Mesihi alimlerin bazıları İmam Humeyni (r.a) hakkında “İmam Humeyni Mesihi kanıyla bizi ihya etti ve İslam dini onun çaba ve gayretleri yeniden ihya edildi.” Günümüz alimlerinin hidayetteki vazifesi İmam Humeyni’nin (r.a) bereketiyle her geçen gün biraz daha seçkin hale gelmektedir.

Tehlikelerden birisi Sekuler bakış açısının Şia ve Ehlisünnet alimleri arasına girme imkanıdır ki elbette girmiştir ve bu, günümüz toplumunun en büyük tehlikelerinden birisidir. Hatta bir takım kimseler Kur’an’ın özellikle direniş konusundaki bazı ayetlerini hazfetmeye çalışmışlardır ve bu, hem batıda ve hem de bazı Müslüman aydın kimseler aracılığıyla halen yapılmaktadır.

İslam'ı tanıtmak için bizim hiçbir zaman sahip olmadığımız altın bir fırsat doğmuştur ve bu mesele alimlerin görevini daha da ağırlaştırıyor. Şehit Müderris şöyle diyor: Diyanetimiz siyasetin aynısı ve siyasetimiz diyanetimizin aynısıdır.” Ne var ki Ayetullah Cevad Amuli bu sözün analizinde şöyle der: İmam Humeyni’n (r.a) mektebinde şöyledir: Şeriatımız siyasetin aynısı ve siyasetimiz şeriatın aynısıdır; tarikatımız siyasetin aynısı ve siyasetimiz tarikatın aynısıdır; siyasetimiz hakikatin aynısıdır ve hakikatimiz siyasetin aynısıdır.

İslam İnkılap Rehberi şöyle buyurmuşlardır: Tarihin dönüm noktasında ve özel koşullardayız. Dikkatli olursak bu koşulları güzelce idare ederiz. Sömürü ve istikbarın karşısında Müslümanlar arasında manevi çok büyük kudret ve iktidarı oluşturabiliriz, bu sebeple sömürü güçleri İmam Humeyni’nin (r.a) İslam’ından çok korkuyor. Bu hususta görevimizi yerine getirmenin peşinde olursak cesaretli olmalıyız.

Allah Teala’nın bizi: “De ki: Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.” (İsra, 80) buyruğunun nesnel örneği karar kılmasını ve “Onlar, Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle, diyenlerdir.” (Furkan, 74) buyruğundaki önderlerden kararlaştırmasını istemeliyiz ki bu, doğrulukla gerçeklik bulacaktır.

İran İslam İnkılabının Bekasının Sırrı İmam Humeyni’nin (r.a) Doğruluğudur

Irak Alimleri Cemaati Başkanı Şeyh Halid Abdülvehhab Molla bu görüşmede şunları dile getirdi: Irk Alimler Cemaati İslami vahdeti ilk kez gündeme getiren müesseselerden birisi olup genel anlamda İslami akımları desteklemektedir. Bu müessese hem İmam Humeyni’yi (r.a) savunur ve hem de Şeyh Ahmet Yasin’i savunur.

İmam Humeyni (r.a) İslam İnkılabının başarıya ulaşmasından önce de zahit ve Müslümanları savunan bir şahsiyetti, ama İslam İnkılabından sonra imkanların tamamı elinde olmasına karşın Allah’a daha da yakınlaştı. İrfani açıdan bu inkılabın bekasının sırrı İmam Humeyni’nin (r.a) Allah’a karşı doğruluğu olup bu doğruluk inkılabın ömrüne ömür kattı.

Irak’ta masum imamların (a.s) haremi şerifleri, merciiler ve alimlerin varlığına rağmen bu ülkenin gelecekteki İslami akımlara eğilim konusunda çok kaygılıyım. Irak’ta Amerika ve İsrail’in savunduğu akımları görüyoruz. Gençler ve gençlerin bu akımlardan uzaklaştırılması konusunda sorumluyuz. Saddam rejimi döneminde Müslüman alimler idam ediliyordu ve bu rejimin düşmesinden sonra biz alimler özgürlüğümüze ulaştık ve merceiyetin fetvası da Irak’ı korudu. Ama şimdilerde Irak’ta sapmaları görüyoruz ve bu ülkede alimlerin bazıları seküler akıma yakınlaşıp bu akımın diliyle konuşarak dinin siyasetten ayrı olması gerektiğini söylüyorlar.

Bazıları Irak’ta İran karşıtı slogan attı, halbuki İran İslam İnkılabının başarıya ulaşmasının ilk yıllarında Amerika’nın cinayetleri ve İran’ın hizmetlerini analiz ettiğimizde hangisinin karşısında slogan atmamız gerektiğini göreceğiz.

İran İslam İnkılabı 42 yıldır ambargoda, ama özellikle bilimsel konular olmak üzere İran’ın çok yönlü geliştiğine şahidiz. İran İslam Cumhuriyetinin gelişmesi sadece insani gücün çaba ve gayreti sebebiyle değil, bunun yanında bu gelişme ve ilerlemeler ilahi lütuftur ve İran İslam Cumhuriyeti İmam Humeyni’nin (r.a) ömrünün ürünüdür.

İslam İnkılap Rehberi her yünüyle Müslümanları dikkate alıyor. Hamas liderlerinin “Biz İran’ın yardımlarını unutmayacağız” dediğine şahidiz. Bundan önce de Bosna halkı “Biz Ehlisünnetiz, ama İnkılap Rehberinin yardımı olmasaydı başkentimiz düşerdi” dediklerine şahit olduk.

.......................
167


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*