?>

Uluslararası Sessizlik Sayesinde Suudi Arabistan'da Fahiş İnsan Hakları İhlallerinin Devam Etmesi

Uluslararası Sessizlik Sayesinde Suudi Arabistan'da Fahiş İnsan Hakları İhlallerinin Devam Etmesi

Suudi Arabistan'ın içinden dışına yansıyan haberler ve raporlar, Suudi Arabistan'ın fahiş insan hakları ihlallerine devam ettiğini gösteriyor. Bu hususta uluslararası kurum ve kuruluşların sessizliği ise sürdürülmekle beraber bir anlama Riyad'ın bu siyasetini sürdürmesi için yeşil ışık görevi yapmaktadır.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA – Pazar günü, Suudi kaynakları, kızıyla birlikte üç yıl önce tutuklanan Suudi Prens Bisme Al-ı Suud'un serbest bırakıldığını duyurdu. Bu haberle ilgili ilginç olan şey, Suud bin Abdülaziz"in kızı Bisme Al-ı Suud'un kızıyla birlikte 2019 yılında cezaevine konması ve bu süre zarfında hakkında herhangi bir suçlamada bulunulmamasıdır. Bu arada bu kaynaklara göre, son hafta içerisinde hiçbir yargılama yapılmadan bu ikili serbest bırakıldı. 

2017 yılında Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin yolsuzlukla mücadele bahanesiyle çok sayıda Suudi prens ve iş adamını tutuklayıp gözaltına alındı ve ağır para cezaları vermesinin ardından serbest bırakıldı. Bu olayın ardından bu tür  iddiaların ve mazeretlerin doğruluğu sorgulanmaya başlandı. Görünen o ki  bu tutuklanmalar insan hakları eleştirisi bağlamında yapılmakta ve bir şekilde devam ediyor.

 CNN Arap kanalı , Suudi muhaliflerin, Bisme Al-ı Suud'un tutuklanmasının nedeninin ülkedeki insan hakları ihlallerini eleştirmesi olduğunu, Suudi prensin haksız ve yersiz tutuklanması ve serbest bırakılmasının tartışma konusu olduğunu belirtti.  Buna rağmen eski Suudi Veliaht prensi Muhammed bin Nayif  hala tutukludur ve son raporlar ve haberler de onun işkence altında durumunun vahimleştiğini  gösteriyor. 

 

Bu bağlamda, Suudi mahkumlar konusuyla ilgilenen insan hakları örgütü "Sind"den alıntı yapan Suudi Leaks internet sitesi, Suudi Arabistan'da onlarca yıldır siyasi mahkumların akıbetinin bilinmediği ve Suudi hükümetinin Uluslararası camia karşısında sorumsuz davrandığını, bu alanda halka karşı baskıcı ve zorba politikalar izlemeye devam ettiğini duyurdu. Bu insan hakları kuruluşu, “zorla kaçırma ve tutuklama”yı Suudi yetkililerin “en vahşi baskıcı eylemlerinden” biri olarak nitelendiriyor ve “siyasi” amaçlar ile yapıldığını belirtiyor. 

Açıklamada, Suudi Arabistan hapishanelerinin akademisyenler, aktivistler, düşünürler ve din adamlarının barındığı karanlık bir yer olduğu, Eylül 2017'de başlayan toplu tutuklamalardan bu yana baskıların devam ettiği ve hapishanelerin insanları saklamak için karanlık bir depo haline geldiği belirtiliyor.  Buna göre, onlarca kadın tutuklu ve siyasi aktivistin akıbeti meçhuldür. Bu tutuklamalar adam kaçırmayı andırırken, avukatsız ve medyaya haber vermeden cezaevinde olanların sayısı git gide artmaktadır. 

Suudi Leaks'e göre, bu kadın aktivistlerin sayısı 10'dan fazla, bunların arasında önde gelen Suudi prensleri ve şahsiyetleri de bulunmaktadır.  Yalnızca geçen yıl, ülkenin insan hakları alnında devam eden düşüşün bir işareti olarak çeşitli Suudi illerinde 12 kadın keyfi olarak gözaltına alındı ​​ve 2020'de Uluslararası Af Örgütü bir raporda, G20 zirvesinin sona ermesinden sonra muhalifleri eleştirdikleri için acımasızca takip edildiklerini onayladı.

Rapora göre Ocak ve Temmuz 2021'de en az 40 kişi idam edildi. Bu konuda kadın hakları örgütleri de açık seçik baskıya ve kadına yönelik baskı ve net şiddet durumuna tepki gösterdi. 

Riyad hükümetinin muhalifleri, Suudi yetkililerin zihinsel ve fiziksel işkenceye maruz kalma korkusuyla tutukluların durumunu netleştirmek için herhangi bir adım atmadıklarını söylüyor. Birçoklarının yargılanmadan yıllarca hapsedildiği ve suçsuz ve yargısız hapis yattıklarını belirtiyorlar. 

342/


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*