-
Şehit İmam Hamanei'nin cenaze töreni hakkında İran'dan ilk resmi açıklama geldi
İranlı yetkili Muhammed Emin Tevkilizade tarafından yapılan açıklamada, Şehit İmam Ayetullah Hamaeni'nin naaşının uğurlanması ve defnedilmesine ilişkin kapsamlı bir plan üzerinde çalışıldığı bildirildi. Tevkili-zade’nin, üç gün sürecek uğurlama törenlerinin ve en az 24 saat boyunca devam etmesi beklenen Tahran’daki cenaze merasiminin hazırlıklarının tamamlanmak üzere olduğunu açıkladı. Defin yeri olarak ise İmam Rıza'nın (a.s) türbesinin seçildiği açıklandı.
-
Rusya: ABD-İran arasında olası mutabakata destek vermeye hazırız
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Moskova’nın Fars Körfezi bölgesinde kolektif bir güvenlik doktrinini tamamladığını ve bunu ilgili taraflara sunmaya hazır olduğunu açıkladı. Ryabkov’un, Rusya’nın ayrıca ABD ile İran arasında varılacak olası herhangi bir anlaşmanın uygulanmasına pratik yardım sağlama konusunda da hazır bulunduğu ifade ediliyor. Yetkilinin, bölgenin “sonsuz krizlerle yanıp kül olmaması” gerektiğini vurguladığı aktarılıyor.
-
Hürmüz Boğazı krizi: Kontrol kimin elinde?
Fars Körfezi’ndeki son askerî ve güvenlik gerilimlerinin, dünya deniz ticaretinin en önemli arterlerinden birini tehdit ettiği belirtiliyor. Artan navlun ve sigorta maliyetleri ile gecikmeler, aktif ekonomik çevreler tarafından bir uyarı sinyali olarak okunuyor. Bu tablo karşısında, Umman ile ekonomik işbirliğinin derinleştirilmesi ve Cask limanının transit kapasitesinin devreye alınması, kritik bir esneklik adımı olarak değerlendiriliyor.
-
Tahran’dan Beyrut’a: Sahada ve diplomaside ortak hareket edeceğiz
İran’ın, son günlerde İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması ve Beyrut’un güney banliyösüne operasyon düzenleme tehdidi karşısında koordineli bir siyasi, diplomatik ve askeri hareketlilik başlattığı gözlemleniyor. Tahran yönetiminin, Lübnan’ı bölgesel güvenlik denklemlerinden ayrı görmediği bir kez daha vurgulanıyor. Gece boyunca üst düzey komutanlardan gelen net uyarılar ile Dışişleri Bakanlığı’nın yoğun diplomatik trafiğinin aynı stratejik çerçevede buluştuğu ifade ediliyor.
-
İran’dan ABD'ye müzakere mesajı: Somut adımlar gelmeden yanıt yok
İran ile ABD arasında savaşı sonlandıracak olası bir mutabakat metninin son hali üzerinde Tahran’da görüşmelerin sürdüğü bildiriliyor. İranlı bir kaynağa göre, henüz Washington’a herhangi bir yanıt gönderilmediği ifade ediliyor. ABD’nin geçmişteki kötü niyetli davranışlarının yarattığı tarihsel güvensizlik nedeniyle Tahran’ın konuya son derece sert bir yaklaşım sergilediği vurgulanıyor.
-
Trump'ın yeni iddiası: Haftaya anlaşma tamamlanabilir
ABD Başkanı Donald Trump, önümüzdeki hafta içinde İran’la Hürmüz Boğazı’nın açılmasını da kapsayan bir anlaşmaya varılabileceğini iddia etti. Ancak bu diplomatik trafik sürerken, Trump’ın Netanyahu’ya yönelik sert çıkışları dikkat çekiyor. İki lider arasındaki telefon görüşmesinde Trump’ın, İsrail’in Lübnan’da tırmandırdığı gerilim nedeniyle Netanyahu’yu “deli” olarak nitelendirdiği aktarılıyor.
-
Petrol fiyatları İran-ABD mesaj trafiğinin durmasıyla yeniden yükseldi
Küresel enerji piyasalarında, İran ile ABD arasındaki dolaylı mesaj trafiğinin durdurulduğu haberinin ardından petrol fiyatlarında sert bir yükseliş gözlemlendi. Brent türü ham petrolün yüzde 6’dan fazla değer kazanarak 96,78 dolar seviyesine çıktığı ve 97 dolar bandına yaklaştığı kaydediliyor. Analistler, bu hareketin yatırımcıların bölgede artan jeopolitik risklere ve Hürmüz Boğazı’nda olası arz kesintilerine karşı duyarlılığını yansıttığı değerlendirmesinde bulunuyor.
-
AB "küresel güç" olmaya çalıştı, İran, "ikiyüzlü siyaseti bırakın" dedi
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi tarafından, Avrupa Birliği’nin askeri hedeflere yönelik saldırılarla ilgili endişelerini dile getiren açıklamasına sert bir yanıt verildiği belirtiliyor. Bekayi’nin AB’nin tutumunu “ikiyüzlülük” olarak nitelendirdiği ve İran’ın komşu ülkelerdeki ABD üslerinden gelen saldırılara karşı meşru müdafaa hakkını kullandığını savunduğu aktarılıyor. Sözcünün ayrıca, devletlerin topraklarını üçüncü ülkelerin saldırılarına izin vermek için kullandırmama yüküml
-
Devrim Muhafızları’ndan Sert Çağrı: “Bölgedeki ABD Varlığı Sona Ermeli”
İran Devrim Muhafızları Ordusu, Ayetullah Ali Hamenei’ye yönelik tehditlere karşı küresel çapta baskı kurulması ve Ortadoğu’daki ABD askerî varlığının sonlandırılması çağrısında bulundu. Açıklamada, “Hamenei’nin intikamı yalnızca bölgesel değil, uluslararası bir sorumluluktur” ifadesi kullanıldı.
-
Tahran’dan Nükleer Dosyada Sert Çıkış: “ABD’ye Verilmiş Hiçbir Taahhüdümüz Yok”
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, Tahran’ın nükleer dosyada Washington’a karşı herhangi bir yükümlülük altına girmediğini söyledi. Rızai, baskı ve tehditlerin İran’ın tutumunu değiştirmeyeceğini belirterek, geri adım atılmayacağı mesajı verdi.
-
Tahran’dan Çifte Suçlama: İsrail’e Ateşkes İhlali, ABD’ye “Saldırganlık” Tepkisi
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, İsrail’in Lübnan’daki ateşkes ihlallerini sert sözlerle eleştirirken, ABD’yi de “saldırgan eylemlerle” suçladı. Bekai, İran silahlı kuvvetlerinin Washington’ın ihlallerine karşı askeri karşılık verdiğini belirterek bölgedeki gerilimin tehlikeli bir eşiğe yaklaştığı uyarısında bulundu.
-
Pezeşkiyan: ABD ve İsrail diplomatik süreçleri sekteye uğratıyor
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde, bölgesel gerilimlerin çözümünde diplomasinin önemi vurgulandı. Pezeşkiyan tarafından, ABD’nin taahhütlerinden sapması ve Siyonist rejimin istikrarsızlaştırıcı eylemleri nedeniyle diplomatik süreçlerin zorlandığı ifade edildi.
-
İran, ABD ile mesaj akışını durdurdu
İran’ın, ABD ile arabulucular üzerinden yürüttüğü dolaylı mesaj trafiğini durdurduğu öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, bu kararın Siyonist rejimin Lübnan’daki devam eden saldırılarına ve ateşkesin tüm cephelerde ihlal edilmiş olmasına dayandırıldığı belirtiliyor. Tahran yönetiminin, İsrail’in işgal altındaki bölgelerden tamamen çekilmesi şartı sağlanana kadar herhangi bir diyaloğa sıcak bakmayacağı aktarılıyor.
-
Trump'ın yeni iddiası: Anlaşma bizimle hareket edenler için faydalı olacak
ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İran gerçekten bir anlaşma yapmak istiyor ve bu anlaşma hem ABD hem de bizimle hareket edenler için faydalı olacak” iddialarında bulundu. Ancak gözlemciler, Trump’ın bu açıklamaları ile İranlı yetkililerin “nükleer ayrıntıların henüz ele alınmadığı” yönündeki ifadeleri arasında belirgin bir uyumsuzluk bulunduğuna dikkat çekiyor.
-
İran: Amerika ve İsrail'in eylemlerini birbirinden ayırmıyoruz
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, Lübnan’daki ateşkes ihlallerinden yalnızca İsrail’in değil, ABD’nin de sorumlu olduğunu ifade etti. ABD’nin askeri desteği ve bölgedeki “deniz haydutluğu” uygulamalarının çatışmayı derinleştirdiği kaydediliyor. Tahran yönetiminin, Batı’nın nükleer konudaki çifte standardını da eleştirdiği ve diplomasinin tek başına yeterli olmadığını vurguladığı aktarılıyor.
-
Devrim Muhafızları'ndan Trump'a füzeli mesaj
İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı kaynaklar, ABD ordusunun Hürmüzgan eyaletindeki Sîrîk adasında bulunan bir telekomünikasyon direğini hedef aldığını duyurdu. Bu saldırıya karşılık olarak İran Hava Kuvvetleri unsurlarının, saldırının başladığı hava üssünü vurduğu ve belirlenen hedeflerin imha edildiği aktarılıyor. Tahran yönetiminin, “tecavüzün tekrarı halinde cevabın tamamen farklı olacağı” yönünde bir uyarıda bulunduğu belirtiliyor.
-
Müzakerelerde yeni denklem: Savaş tehdidi pazarlık kozu olmaktan çıktı
Tahran ile Washington arasındaki nükleer müzakerelerde, son aylarda yaşanan sürecin beklentilerin tersine işlediği gözlemleniyor. Analistler, İran tarafının yoğun ‘olumlu mesaj’ trafiği ve anlaşmaya varma konusundaki ısrarcı tutumunun, ABD’de “Tahran’ın Washington’dan daha fazla anlaşmaya ihtiyacı olduğu” algısı yarattığını belirtiyor. Bu durumun, müzakere masasında dengeleri ABD lehine değiştirdiği ve İsrail’in Lübnan’daki eylemlerini sürdürmesine zemin hazırladığı ifade ediliyor.
-
Arakçi'den savaş uyarısı: Bir cephedeki ihlal, tüm cephelerin ihlalidir
İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Arakçi, ülkesi ile ABD arasındaki ateşkesin sadece iki tarafı değil, Lübnan’ı da kapsadığını belirtti. Arakçi’ye göre, herhangi bir cephede (Gazze, Lübnan vb.) meydana gelecek bir ateşkes ihlali, tüm cephelerdeki ateşkesi otomatik olarak geçersiz kılacak. Bu ihlalin sorumluluğunun ise doğrudan ABD ve İsrail’e ait olacağı vurgulanıyor.
-
Tahran’dan İsrail’e Sert Mesaj: Galibaf ve Şikarçi’den Washington’a da Uyarı
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ile İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfez Şikarçi, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını sert sözlerle kınayarak, hem Tel Aviv yönetimine hem de Washington’a dikkat çeken uyarılarda bulundu.
-
ABD ateşkesi ihlal eden saldırıyı üstlendi: Hürmüz çevresine saldırı düzenlendi
ABD Merkez Kuvvetleri’nin (CENTCOM) sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, İran’ın Keşm Adası ve Goruk bölgesinde bulunan sözde "radar ile insansız hava aracı komuta kontrol merkezlerine" saldırı düzenlendiğini açıkladı. Müzakere esnasında yapılan bu saldırı hem diplomasiye ihanet hem de ateşkes ihlali olduğu belirtiliyor.
-
Devrim Muhafızları’ndan ABD’ye misilleme: Saldırının merkezi imha edildi
İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, ABD ordusunun Hürmüzgan eyaletindeki Sirik bölgesinde bulunan bir telekomünikasyon direğine düzenlediği saldırının ardından misilleme yapıldığı belirtiliyor. Açıklamaya göre, Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri, saldırının başladığı hava üssünü hedef aldı ve öngörülen hedeflerin imha edildiği açıklandı.
-
BBC: İran 20 Amerikan üssünü neredeyse yok etti, ABD hasarı gizliyor
BBC’nin uydu görüntülerini mercek altına aldığı analizde, İran’ın ABD ve İsrail’e yönelik misilleme saldırılarında 20 ABD askerî tesisinin hasar gördüğü belirtiliyor. Uzmanlarca yapılan analize göre, hasarın bilinenden daha kapsamlı olduğu ve milyonlarca dolarlık kayba yol açtığı ifade ediliyor. Gözlemciler, savaşın başlangıcı olarak gösterilen ABD ve İsrail’in 28 Şubat’taki saldırılarını, daha önce varılan ateşkes anlaşmalarının ihlali olarak değerlendiriyor.
-
Batı Asya'da yeni düzen: Amerikan üsleri barış değil savaş getiriyor
ABD’nin Fars Körfezi’ndeki askerî üslerinin, yıllardır vaat edilen “güvenlik”i sağlamak bir yana, ev sahibi ülkeleri saldırılara daha açık hale getirdiği belirtiliyor. 2026 savaşı sırasında İran’ın bu üsleri doğrudan hedef alması, Washington’ın caydırıcılık kabiliyetine ilişkin ciddi soru işaretleri doğurduğu şeklinde değerlendiriliyor. Gözlemciler tarafından, “ithal güvenlik” modelinin iflas ettiği ve bölge ülkelerinin artık yerli bir güvenlik mimarisine yönelmeleri gerektiği vurgulanıyor.
-
Uluslararası medya İran-ABD savaşının son durumunu ve müzakereleri nasıl okuyor?
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askerî operasyonlarının ilan edilen hedeflerine ulaşamadığı, aksine taraflar için stratejik bir çıkmazın belirginleştiği ifade ediliyor. Gözlemciler tarafından, uranyum stokları ve insansız hava aracı kapasitesine dair saha verilerinin, Tahran’ın “ne çökertildiği ne de teslim olduğu” yönünde değerlendirildiği aktarılıyor. Ateşkes sürecine rağmen, emperyalist dayatma Batı, Arap, Çin, Rus ve İsrail medyasındaki yansımalarıyla yeniden ele aınıyor.
-
Müzakere esnasında saldırganlık: ABD yine ihanet etti, İran'dan misilleme geldi
ABD, İran ile müzakere masasında olduğu bir dönemde Hürmüz Boğazı’na saldırarak tarihsel ihanet zincirine bir halka daha ekledi. Daha önce 12 Gün Savaşı ve Ramazan Savaşı öncesinde tam iki kez müzakere ederken İran’a saldıran ABD, ateşkes ve anlaşmalara uymadığını yine gösterdi. İran, misilleme yaptı, Kuveyt'deki Amerikan üsleri vuruldu.
-
Prof. David N. Gibbs: ABD-İran Müzakereleri Ortadoğu’daki Yeni Güç Dengelerinin Anahtarı
Siyaset bilimi dünyasının önemli isimlerinden Profesör David N. Gibbs, katıldığı canlı yayında Washington-Tahran hattında yürütüldüğü iddia edilen gizli müzakereleri masaya yatırdı. Gibbs, bu temasların yalnızca nükleer dosyadan ibaret olmadığını, Ortadoğu’nun yeniden şekillenen jeopolitik haritasında köklü bir kırılma noktasını ve bölgesel güç dengelerindeki stratejik değişimi temsil ettiğini vurguladı.
-
Kalibaf'tan müzakere açıklaması
İran Meclisi ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD ile devam eden müzakerelere dair açıklamalarda bulundu.
-
Güney Pars gaz sahasındaki üç deniz üstü platformunda üretim yeniden başladı
İran'da ABD ve işgal rejimi İsrail saldırıları nedeniyle faaliyeti durdurulan Güney Pars doğal gaz sahasındaki üç deniz üstü platformunda gaz üretiminin yeniden başlatıldığı duyuruldu.
-
Körfez’de Gerilim Tırmanıyor: İran, ABD’ye Ait MQ-1 İHA’nın Düşürüldüğünü Duyurdu
İran Devrim Muhafızları, ABD’ye ait MQ-1 tipi insansız hava aracının İran kara sularına girdiği sırada hava savunma unsurları tarafından vurularak düşürüldüğünü açıkladı. Olay, Körfez’de zaten yüksek seyreden askeri gerilimi daha da artırabilecek yeni bir eşik olarak değerlendiriliyor.
-
Devrim Muhafızları: Hürmüz'den 28 geminin geçişine izin verildi
Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, son 24 saat içinde 28 geminin (tanker, konteyner ve diğer ticari gemiler) izin alarak ve IRGC’nin koordinasyonu ve güvenlik sağlamasıyla Hürmüz Boğazı’ndan geçtiği belirtildi. Açıklamada, Fars Körfezi’nin bölgedeki Müslüman ülkelere ait bir su alanı olduğu vurgulanırken, mevcut güvensizliğin temel nedeninin “Amerikan terör ordusunun saldırganlığı ve kötülükleri” olduğu ifade edildi.