-
Pezeşkiyan: Müzakerelerden söz etmek teslim olmak anlamına gelmiyor
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, diyalog ve müzakerelerden bahsetmenin teslim olmak anlamına gelmediğini, aksine İran halkının haklarını ve ulusal çıkarları koruma hedefine hizmet ettiğini söyledi.
-
İran'dan tarihi hamle: İsrail ve ABD gemilerine Hürmüz'den geçit yok
İranlı üst düzey bir milletvekili, Bahreyn ve diğer bölgesel hükümetleri, ABD öncülüğündeki bir BM karar tasarısına destek vermeleri halinde Hürmüz Boğazı'nı "sonsuza kadar" kapatma riskiyle karşı karşıya kalacakları konusunda uyardı. Tahran ayrıca, boğazda yeni bir yasal rejim kuracak, İsrail ve düşman ülke gemilerine geçiş izni vermeyecek ve diğer gemilerden riyal cinsinden geçiş ücreti alacak bir yasa tasarısını görüşmeye hazırlanıyor.
-
İran'dan Bahreyn'e uyarı: 'ABD'nin kararlarına taraf olursanız Hürmüz Boğazı size de kapanır'
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Komisyonu Başkanı Azizi, Bahreyn başta olmak üzere bölge ülkelerine ABD'nin İran aleyhindeki eylemlerine taraf olmamaları konusunda uyarıda bulundu.
-
Al Jazeera, ABD’nin İran’daki hezimetinin 4 nedenini açıkladı
Al Jazeera’nın analizine göre ABD, İran’ın tarihsel direncini, teknolojik kapasitesini ve maliyet üstünlüğünü hafife alarak stratejik bir yenilgiye uğradı. Savaşın sonunda İran’ın Hürmüz’deki kontrolü pekişecek, caydırıcılığı artacak ve ABD bölgeden geri çekilmek zorunda kalacak. Trump’ın “zafer” söylemi ise gerçeği yansıtmamaktadır.
-
İran’dan Hürmüz ambargosu: Yeni yasa taslağı komisyondan geçti
İran Meclisi’nde görüşülen “Hürmüz Stratejik Eylem Planı” ile Tahran, başta ABD ve İsrail olmak üzere düşman statüsündeki ülkelerin gemilerinin geçişine izin vermeyerek Boğaz üzerinde tam kontrol sağlamayı hedefliyor. Geçişlerin Riyal üzerinden ve yüksek ücretlendirmeye tabi tutulacağı yeni rejim, Batı’nın “seyir serbestisi” ilkesini ihlal ediyor. İran bu adımla hem ekonomik gelir elde etmeyi hem de emperyalist güçlere karşı caydırıcılığını artırmayı planlıyor.
-
İran, “ABD Üstünlük Doktrini”nin çöküşünü kanıtladı
Trita Parsi’ye göre Ukrayna savaşı büyük güç üstünlüğü mitini yıkmış, İran savaşı ise ABD’nin “tırmanışta üstünlük” doktrinini stratejik olarak iflas ettirmiştir. Irak ve Afganistan’dan farklı olarak İran’da rejim çökmedi, aksine güçlendi; küresel enerji piyasaları altüst oldu ve dünya “karşılıklı nefyetme” temelinde yeni bir istikrarsız dengeye evrildi. ABD artık tam kapsamlı bir savaşı başlatabilecek siyasi ve stratejik özgürlüğe sahip değildir.
-
Rusya'dan ABD ve Bahreyn'in İran karşıtı tasarısına tepki
Rusya, ABD ve Bahreyn’in İran karşıtı tasarısını desteklemeyeceğini açıklayarak tarafları belgeyi geri çekmeye çağırdı. Moskova’nın bu tavrı, ABD ve İsrail liderliğindeki emperyalist tırmandırma politikalarına karşı tarihsel ve bilimsel dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle geliştirilmiş güçlü bir diplomatik itiraz niteliği taşıyor.
-
Lider Güvende”: Ayetullah Hamaney Ofisinden 28 Şubat Saldırısına ve Spekülasyonlara Net Açıklama
İran Dini Lideri Ayetullah Mücteba Hamaney’in ofisi, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen konut saldırısına ilişkin uzun süredir beklenen açıklamayı yaptı. Protokol sorumlusu Mezahir Hüseyni, saldırının hedefinin doğrudan “liderin bulunduğu alan” olduğunu belirtirken, Hamaney’in sağlık durumunun iyi olduğunu ve güvenlik nedeniyle halk karşısına çıkışının geciktiğini duyurdu.
-
İran Ordusu’ndan Füze ve İHA Operasyonu Açıklaması: Ayrıntılar Paylaşıldı
İran İslam Cumhuriyeti Ordusu, son dönemde gerçekleştirilen füze ve insansız hava aracı (İHA) operasyonuna ilişkin kapsamlı bir açıklama yaparak harekâtın hedefleri, kapsamı ve kullanılan askeri unsurlar hakkında kamuoyunu bilgilendirdi.
-
Bölgesel Krizlere Karşı Diplomasi Trafiği: Fidan ve Arakçi’den Stratejik İstişare
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Arakçi, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde bölgedeki tırmanan gerilimi ve kritik gelişmeleri masaya yatırdı. İki bakan, bölgesel istikrarın korunması noktasında görüş alışverişinde bulunurken diplomasi trafiğinin sürdürülmesi mesajını verdi.
-
NYT Doğruladı: İran’ın Yayımladığı Uydu Görüntüleri Sahte Değil
New York Times, İran’ın kamuoyuyla paylaştığı uydu görüntülerini Avrupa merkezli bağımsız uydu şirketlerinin verileriyle karşılaştırmalı olarak analiz ettiğini ve görüntülerin özgünlüğünü sorgulayacak herhangi bir bulguya ulaşılamadığını açıkladı. Bulgular, İran’ın görsel istihbarat kapasitesine yönelik Batılı şüpheciliği yeniden tartışmaya açtı.
-
İran Ordusu ABD Destroyerlerine Saldırdı: Hürmüz’de Füze ve İHA’lar Ateşlendi
İran ordusu, Hürmüz Boğazı’ndan Umman Denizi’ne geçiş yapan ABD destroyerlerini füze ve kamikaze İHA’larla hedef aldığını, bazı gemilerin vurulduğunu açıkladı. Saldırı, bölgedeki ABD-İran gerilimini doğrudan askeri çatışma eşiğine taşıyan en kritik gelişme olarak kayıtlara geçti.
-
Buşehr’de İnşaat Yeniden Başladı: Rosatom 2.200 Personeli Sahaya Sürdü
Moskova/Buşehr — Rusya’nın devlet nükleer enerji şirketi Rosatom’un Genel Direktörü Aleksey Lihaçov, İran’daki Buşehr Nükleer Güç Santrali’nin ikinci ünitesinde inşaat çalışmalarının kademeli olarak yeniden başladığını ve yaklaşık 2 bin 200 yerel personelin şantiyeye döndüğünü açıkladı. Açıklama, İran-ABD nükleer müzakerelerinin kritik bir evreye girdiği dönemde geldi.
-
İran, Hürmüz Boğazı’nda Yeni Kurum Kurdu: Seyrüsefer Kontrolü Güçlendiriliyor
Tahran - İran yetkilileri, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini düzenlemek ve seyrüsefer güvenliğini sağlamak amacıyla yeni bir kurum oluşturduğunu duyurdu. Dünyadaki petrol sevkiyatının önemli bir bölümünün geçtiği boğazdaki bu adım, bölgesel güvenlik dengelerinde yeni tartışmalara yol açtı.
-
İran’dan Petrol Tankerine Operasyon
Orta Doğu’da enerji hatları üzerindeki gerilim tırmanıyor. İran Deniz Kuvvetleri, ülkenin petrol ihracatını sabote ettiği iddiasıyla “Ocean Koi” isimli petrol tankerine operasyon düzenleyerek gemiyi ele geçirdi.
-
Pezeşkiyan: Sömürü politikasının gelecek dünyada yeri yok
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, “Sömürgecilik ve sömürü politikasının gelecek dünyada yeri olmayacağını” belirterek, İran’ın dış politikasının karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde dostane ilişkiler geliştirmek olduğunu vurguladı. Bu mesaj, ABD’nin son haftalarda Hürmüz Boğazı’nda yaşadığı stratejik hezimetin ardından Beyaz Saray’ın emperyal dayatmalarına karşı Tahran’ın net duruşunu ortaya koyan bir belge olarak yorumlandı.
-
Hürmüz'de çatışmalar durdu
İranlı bir askeri kaynak, Fars Körfezi’ndeki çatışmaların durduğunu ancak ABD’nin yeniden bölgeye girmesi veya İran gemilerini taciz etmesi halinde sert yanıt alacağını belirterek, çatışmaların yeniden başlama ihtimalinin sürdüğünü duyurdu. Bu açıklama, ABD’nin son maceracılığının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından İran’ın caydırıcılığını pekiştirdiğini ve inisiyatifi ele geçirdiğini gösteriyor.
-
Hürmüz’de yeni gelişme: BAE yine provokasyon peşinde
BAE’nin İran’dan füze ve İHA saldırısı iddiası, Tahran tarafından henüz doğrulanmazken, Hürmüz çevresinde İran ile ABD arasında sınırlı ateş teatisinin yaşandığı bildiriliyor. Bu son provokasyonlar, Beyaz Saray’ın bölgedeki vekalet savaşı stratejisinin bir parçası olarak yorumlanırken, İran’ın caydırıcılığı karşısında ABD’nin elindeki seçeneklerin tükendiği bir kez daha ortaya çıkıyor.
-
İran: ABD'nin teklifini inceliyoruz ama taviz vermeyeceğiz
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, ABD’nin gece boyunca düzenlediği saldırıların “uluslararası hukukun ve ateşkesin ağır ihlali” olduğunu belirterek, İran’ın bu saldırılara “büyük bir darbe” ile karşılık verdiğini söyledi. Bekai ayrıca, İran’ın ABD’nin “savaşı sonlandırma planı”nı incelediğini ve nihai kararın daha sonra açıklanacağını duyurdu.
-
Rusya'dan İran karşıtı tasarıya tepki
Rusya, BM Güvenlik Konseyi’ne yaptığı açıklamada, Körfez’deki krizin askeri boyutlara indirgenemeyeceğini, krizin kök nedenlerinin ele alınması gerektiğini belirtti. Moskova yönetimi, İran aleyhine “dengesiz dil” içeren karar taslaklarına karşı çıkarken, seyrüsefer özgürlüğünün de ancak çatışmaların sona ermesiyle mümkün olacağını vurguladı. Bu tutum, ABD’nin bölgedeki tek taraflı müdahaleci politikalarına karşı çok kutuplu bir duruş olarak yorumlandı.
-
Hürmüz’de yeni gerilim: İran Amerikan gemisine el koydu
İran donanması, Umman Denizi'nde "Ocean Koi" adlı petrol tankerine petrol sevkiyatını engelleme girişimi gerekçesiyle el koydu. Uzmanlar, bu olayın ABD'nin İsrail desteğiyle şekillenen savaşçı körfez politikalarına karşı Tahran'ın meşru bir tepkisi olduğunu belirtirken, Trump yönetiminin pervasız çıkışlarının bölgeyi her an büyük bir çatışmaya sürükleyebileceğine dikkat çekiyor.
-
Petrodolar sistem çöküşün eşiğinde: ABD, İsrail ve körfez rejimleri tedirgin
Uzmanlara göre ABD’nin asıl kırılgan noktası benzin fiyatları değil, petrodolar sistemi ve tahvil piyasasıdır. Trump döneminde İsrail’e verilen koşulsuz destekle iyice belirginleşen emperyalist savaş politikaları, bugün ABD’nin finansal Aşil topuğunu hedef haline getirmiştir.
-
İran'dan ABD'ye kinayeli mesaj
İran Dışişleri Sözcüsü Bekayi, son Körfez geriliminin ardından X üzerinden yaptığı “aslanın dişleri” benzetmesiyle, ABD ve müttefiklerine sert bir uyarı gönderdi: Tahran, askeri hareketliliği bir pazarlık aracı değil, doğrudan bir tehdit olarak okumaktadır. Bu kinayeli çıkış, Trump yönetiminin “hafif dokunuş” propagandasını hedef alırken, bölgedeki dengelerin ne denli hassas olduğunu da gözler önüne seriyor.
-
Hürmüz’de İran’ın misillemesi: 3 destroyer vuruldu, gemiler kaçtı
İran, Hürmüz Boğazı’nda üç ABD destroyerine düzenlediği füze ve insansız hava aracı saldırısında gemilere ciddi hasar verdi ve onları bölgeden kaçmaya zorladı. ABD Başkanı Trump ise saldırıları “kelebek gibi düştü” ve “love tap” gibi ifadelerle küçümsemeye çalışırken, bir yandan da “anlaşma olmazsa acı çekecekler” tehdidini savurdu; sadece 36 saat önce duyurulan “Özgürlük Projesi” ise Pakistan’ın talebiyle sessizce rafa kaldırıldı.
-
İran-ABD savaşı: Çatışmalar hangi boyutta?
ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı zorla açma girişimi, İran kuvvetlerinin direnişi karşısında 36 saat içinde çöktü; Tahran yönetimi dört ABD gemisini etkisiz hale getirdiğini ve iki destroyerin kayalıklara oturduğunu açıklarken, Trump saldırıları “hafif dokunuş” olarak nitelendirip ateşkesin sürdüğünü savundu.
-
Trump itiraf etti: '3 destroyerimize vurdular' dedi
Trump, İran Deniz Kuvvetleri’nin üç ABD destroyerini vurduğunu itiraf etti ancak “ateşkes sürüyor” ve “gemiler hasar almadı” gibi kendiyle çelişen iddiaları art arda sıraladı. ABD Merkez Komutanlığı’nın Kaşm ve Bender Abbas’a saldırıyı üstlenmesi, Beyaz Saray’ın söylem eylem çelişkisini gözler önüne sererken, destroyerlerin bölgeden kaçmak zorunda kalması Washington’ın caydırıcılık krizini işaret etti.
-
ABD Başkanı’nın İran iddiaları: Kanıt yok, tehdit var
Trump, İran’a yönelik hava saldırılarını doğrularken aynı anda “anlaşma olmazsa acı çekerler” tehdidini savurdu; 36 saat önce başlattığı “Özgürlük Projesi”nden Pakistan’ın baskısıyla bitirdiğini öne sürdü. Trump’ın iddialarını kanıtsız bırakan, tehdit ile müzakereyi aynı anda yürütmeye çalışan bu tutumu, ABD içinde giderek büyüyen bir muhalefetle karşılaşıyor.
-
İran: ABD savaş gemilerine misilleme operasyonu düzenledik
İran, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda ateşkesi ihlal ederek iki petrol tankerine ve sivil bölgelere saldırdığını iddia etti ve buna karşılık doğu Hürmüz ile Çabahar açıklarında ABD savaş gemilerini vurduğunu duyurdu. Tahran yönetimi, bu hamlesini Washington’un bölgedeki tarihsel yayılmacı modeline karşı meşru bir savunma olarak sunarken, ABD içinde Trump’ın Ortadoğu politikalarına yönelik eleştiriler giderek yükseliyor.
-
Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmaların ardından petrol fiyatları yükselişe geçti
Hürmüz Boğazı'nda Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında yaşanan çatışmaların ardından petrol fiyatları sert bir yükseliş kaydetti. İki ülke arasındaki hassas ateşkesi kopma noktasına getiren gerilim, piyasalarda dalgalanmaya yol açtı.
-
Savaş yeniden başladı: Hürmüz'de sıcak temas
ABD’nin Keşm Adası ve Bender Abbas’a düzenlediği saldırılar, ateşkesi fiilen sonlandırırken İsrail olayla bağını koparmak için aceleci açıklamalar yaptı. İran’ın füze ve hava savunma sistemleriyle karşılık verdiği bu saldırılar, ABD’nin bölgede giderek yalnızlaştığını ve stratejik çaresizliğini itiraf ettiğini gösteriyor. BAE’nin olası rolüne işaret eden İran medyası, bölgedeki emperyal oyunları ifşa ederken, Tahran’ın caydırıcılıktaki kazanımları bir kez daha onaylanmış oldu.