-
ABD yine müzakerelere ve ateşkese ihanet etti, İran'a saldırdı
ABD ile İran arasında 17 Haziran’da imzalanan 14 maddelik mutabakat muhtırası uyarınca Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’nda belirlediği geçiş rotaları, iki tarafın da kabul ettiği çerçeve dahilinde uygulanıyordu. ABD, İran’ın bu rotaya uymayan üç gemiyi durdurmasının ardından İran topraklarına hava saldırısı düzenledi. Saldırının, iki ülke arasında varılan mutabakatın ruhuyla bağdaşmadığı ve ateşkesi değil doğrudan diplomatik süreci hedef aldığı gözlemciler tarafından dile getiriliyor.
-
Velayeti’den Hürmüz Boğazı Vurgusu
Dış Politika Grubu’nun bildirdiğine göre; İslam Devrimi Lideri’nin Uluslararası İlişkiler Danışmanı Ali Ekber Velayeti, X (Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
-
İran’dan Körfez Ülkelerine: ABD Senaryoları ile Kumar Oynamayın
İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkan İbrahim Azizi, ABD ile Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK), yayımladığı ortak bildiriye ilişkin, “Füze gücü, insansız hava aracı (İHA) ve Hürmüz Boğazı’nın yönetimi İran’ın kırmızı çizgisidir. Bölgede güvenliği sağlamanın tek çözüm yolu ABD ile araya mesafe koymaktır” dedi.
-
Wall Street Journal: ABD İran'ın misillemelerindeki hasarı gizliyor
Wall Street Journal’ın (WSJ) uydu görüntüleri, sosyal medya videoları ve askeri kaynaklara dayandırdığı analize göre, Bahreyn’deki ABD Deniz Kuvvetleri üssü, 28 Şubat ile Haziran 2026 arasında İran’ın düzenlediği füze ve insansız hava aracı saldırılarında ağır hasar aldı. Komuta merkezi, en az 12 bina ve iki uydu haberleşme terminalinin vurulduğu üssün, artık birincil işlevlerini yerine getiremediği belirtiliyor. Pentagon’un hasarı kamuoyuna açıklamaması da iddiaları doğrular nitelikte.
-
İran'dan ABD'ye mesaj: Önce kendi halkınızı doyurun, yardımları daha sonra düşünün
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD’deki açlık sorununa dikkat çekerek Washington yönetimini eleştirdi. Bekai’nin aktardığına göre, “World Hunger Education Service” ve “Feeding America” gibi kuruluşların verileri, 47 milyon Amerikalının gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Sözcü ayrıca, ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) Eylül 2024’ten itibaren 30 yıllık geleneksel gıda güvensizliği raporunu sonlandırdığını hatırlattı.
-
İran'dan Hürmüz Boğazı uyarısı: Koordinasyonsuz geçiş yapmayın
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçişlerin, İran’ın değerlendirmeleri dışındaki kararlarla garanti altına alınamayacağını söyledi.
-
İran'dan Körfez İşbirliği Konseyi bildirisine tepki
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD Dışişleri Bakanı ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelerin dışişleri bakanları tarafından 25 Haziran 2026'da yayımlanan ortak bildiriyi "müdahaleci, sorumsuz ve kışkırtıcı" olarak nitelendirdi. Açıklamada, ABD'nin bölgedeki askeri varlığının güvenlik değil, "naif ve bölücü" bir etki yarattığı savunulurken, Körfez ülkelerine komşuluk hukuku çerçevesinde topraklarını üçüncü tarafların kullanımına açmama çağrısı yinelendi.
-
İran'dan Siyonist rejime: Uçaklarınızı izliyoruz, misillemeden çekinmeyiz
İran Silahlı Kuvvetleri Karargâh-ı Hatemü’l-Enbiya tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’e ait savaş uçaklarının bazı komşu ülkelerin hava sahasını kullanarak İran’a yönelik tehdit oluşturduğu belirtildi. Açıklamada, bu tür hareketlerin “tehlikeli” ve “tehdit” olarak nitelendirildiği, ABD’nin İsrail’i kontrol edip dizginleyememesi durumunda Tahran’ın her türlü tehdide karşı misilleme hakkını saklı tuttuğu kaydedildi.
-
Uluslararası medya İran'a karşı savaşı nasıl yorumluyor?
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı saldırının, medya kuruluşlarının aktardığına göre, öngörülen hedeflerine ulaşamadığı belirtiliyor. BBC, Time, MSNBC, el-Cezire ve el-Mayadin gibi uluslararası yayın organlarının analizlerinde, Washington'un mali ve siyasi açmazları ile Tel Aviv'in stratejik yalnızlığına dikkat çekildiği belirtiliyor. Rus ve Çin medyası ise çatışmanın küresel güç dengelerinde yarattığı değişimleri ve NATO içindeki görüş ayrılıklarını öne çıkarıyor.
-
Batı medyasından çarpıcı analiz: İran savaşı petrodolar sistemini yeniden şekillendiriyor
Batılı analist çevrelerinde, 40 gün süren İran-ABD çatışmasının, Washington’un küresel konumunda 1956’daki Süveyş Krizi’nin Britanya İmparatorluğu’nda yarattığına benzer bir aşınmaya yol açıp açmadığı tartışılıyor. Artan borç yükü, Pasifik’teki stratejik zaafiyet ve müttefiklerin bağımsız adımları, ABD hegemonyasının sınırlarını yeniden gündeme getiren unsurlar olarak sıralanıyor. Tahran yönetiminin ise bu tabloyu “direniş ve diplomatik zafer” şeklinde yorumladığı belirtiliyor.
-
Şanghay İşbirliği Örgütü'nden İran-ABD mutabakatına destek mesajı
Şanghay İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Nurlan Yermekbayev, Çin'de İran'ın Büyükelçisi Abdülrıza Rahmani Fazli ile bir araya geldi. Görüşmede, İran ile ABD arasında imzalanan mutabakatın bölgesel güvenlik ve barışa katkı sağlamasının temenni edildiği belirtildi. Tarafların, Şanghay İşbirliği Örgütü çerçevesindeki iş birliğini daha da geliştirme konusundaki karşılıklı iradelerini yineledikleri aktarıldı.
-
İran Meclis Başkanı Kalibaf'tan Trump'ın iddialarına cevap
İran müzakere heyeti başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD’nin serbest bırakılan İran varlıklarının Amerikan tarım ürünleri alımında kullanılacağı yönündeki iddialarını yalanlayarak ironik bir yanıt verdi. Galibaf’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Hasat ettiğimiz tek ürün, sizin yıllar önce ektiğiniz şey: on yıllardır süren güvensizlik” ifadesini kullandığı aktarıldı.
-
İran ve Umman’dan Hürmüz koordinasyonu: 60 günlük ortaklık vurgusu
İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Arakçi ile Umman Dışişleri Bakanı Seyyid Bedr el-Buseydi arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin 60 günlük geçici düzenlemelerin ele alındığı bildirildi. Tarafların, teknik ve uzman düzeyindeki etkileşimlerin sürdürülmesi ile ikili koordinasyonun devam ettirilmesi konusunda mutabık kaldığı aktarıldı.
-
New York Times: İran-ABD müzakerelerinde “anlatı savaşı” yaşanıyor
New York Times’ın aktardığına göre, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki müzakerelere paralel olarak ABD'nin kamuoyunu şekillendirmek için yoğun bir medya mücadelesi yürüttüğü ifade ediliyor. Trump yönetiminin, İran’ın kapsamlı nükleer denetimlere onay verdiği ve Katar’ın da dahil olduğu bir mekanizmayla İran varlıklarının serbest bırakılacağı yönündeki iddialarının Tahran tarafından reddedildiği kaydedildi.
-
Kudüs Gücü Komutanı Kaani'den Siyonist İsrail’e uyarı: Lübnan'dan çıkacaksınız
İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Tuğgeneral İsmail Kaani, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İsrail’e yönelik sert bir uyarıda bulundu. Kaani’nin, “Siz siyonistler Lübnan’ın tamamını terk etmelisiniz; zira bu topraklar direniş ve istikrar sahasıdır, işgalcilerin oyun alanı değildir” ifadelerini kullandığı aktarıldı.
-
İran'a karşı savaşın astronomik bedeli ABD siyasetinde kriz yarattı
ABD Kongre ara seçimleri yaklaşırken, İran’a yönelik savaşının maliyetinin ülke içinde ateşli bir siyasi tartışmaya dönüştü. Başlangıçta "29 milyar dolar" olarak açıklanan tahminlerin yüz milyarlara ulaşabileceği, Pentagon’un 80 milyar dolar ek bütçe talep ettiği ve Moody’s’in 132 milyar dolarlık bir ekonomik hasar hesabı yaptığı kaydediliyor. Savaş karşıtı çevrelerin, bu maliyetlere rağmen İran’ın bölgedeki konumunu güçlendirdiği yönündeki değerlendirmelerinde bulunuyor.
-
ABD Senatosu’ndan İran’a yönelik savaş yetkisi tartışmasında geri adım
ABD Senatosu’nda İran’a yönelik askeri yetkilerin sınırlandırılmasına ilişkin girişimin geri çekilmesi, Washington’daki güç dengeleri ve dış politika tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığı bildiriliyor. Söz konusu gelişmenin, ABD yönetiminin İran politikasında daha serbest hareket alanı elde ettiği yönünde yorumlandığı ifade ediliyor. Donald Trump’ın oylamayı “İran’a uyarı” olarak nitelendirdiği aktarılırken, bu açıklamanın bölgesel gerilim algısını artırdığı değerlendiriliyor.
-
Minab Katliamı suçlusu Trump'tan yine çelişkili mesaj: Raporları henüz okumadım
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın Minab kentindeki bir okula düzenlenen ve 168 çocuğun şehadetiyle sonuçlanan füze saldırısına ilişkin henüz raporu okumadığını savunarak saldırıda Amerikan füzesinin rolü olduğuna dair kanıt bulunmadığını iddia etti. Oysa Reuters, New York Times ve BBC başta olmak üzere çok sayıda uluslararası medya kuruluşunun, yayımlanan görüntüler ve ABD yapımı Tomahawk füzelerine dair incelemeler sonucunda Amerikan ordusunu saldırının faili olduğu tescil edildi.
-
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan Aşura mesajı: Ne zulmedelim, ne de zulme boyun eğelim
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı paylaşımda İmam Hüseyin’in öğretilerine atıfta bulunarak “ne zulmedelim, ne zulme boyun eğelim, ne de karşısında susalım” çağrısında bulundu.
-
İran: NATO ve üye ülkeler ABD–Siyonist saldırılarındaki rolü nedeniyle hesap vermeli
İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, NATO ve üye ülkelerin ABD ve Siyonist rejim tarafından İran’a yönelik gerçekleştirilen askeri saldırılarda dolaylı ya da doğrudan rol aldığı yönündeki ifadelerin uluslararası sorumluluk tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığı bildiriliyor. NATO Genel Sekreteri’nin bazı Avrupa ülkelerini operasyonlara destek veren aktörler arasında anmasının, Avrupa içinde siyasi ve hukuki hesap verebilirlik tartışmalarını artırdığı değerlendiriliyor.
-
Devrim Muhafızları’ndan Hürmüz Boğazı uyarısı: İzinsiz geçişlere müdahale edeceğiz
İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri, Hürmüz Boğazı’nda bazı çevreler tarafından ilan edilen yeni güzergâhı “kabul edilemez ve tamamen tehlikeli” bularak reddettiğini duyurdu. Tahran’ın onayladığı rotalar dışındaki geçişlerin yasak olduğu ve ihlal eden gemilere yaptırım uygulanacağı belirtilirken, Boğaz’ın yönetiminde İran’ın belirleyici rolü bir kez daha hatırlatıldı.
-
Trump’ın İran'a karşı savaşı’nın ağır bedeli: Kamuoyunda büyük destek kaybı yaşıyor
Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik “maksimum baskı” hedefiyle başlattığı askeri müdahalenin, vaat edilen bölgesel düzeni sağlayamadığı ve ABD kamuoyunda ciddi bir güven bunalımına yol açtığı belirtiliyor. Ekonomik maliyetlerin her geçen gün arttığı, enerji fiyatlarından tedarik zincirlerine kadar geniş bir alanda etkilerin hissedildiği ifade edilirken, yapılan anketler toplumun büyük çoğunluğunun bu savaşı “gereksiz ve faydasız” bulduğunu gözler önüne seriyor.
-
İslamabad Mutabakatı'nın en önemli 5 kazanımı
Eski İranlı diplomat ve Princeton Üniversitesi öğretim üyesi Seyyid Hüseyin Museviyan, İran ile ABD arasında Pakistan arabuluculuğunda imzalanan mutabakat zaptını değerlendirirken, anlaşmanın en önemli kazanımının “devrimden sonraki en üst düzey doğrudan müzakereler” olduğunu belirtti. Museviyan, ABD’nin 47 yıllık “yaptırım, baskı ve savaş” senaryolarının başarısızlığa uğradığını ve bunun “diplomasi için bir fırsat” yarattığını ifade etti.
-
İran’ın yıpratma stratejisi Washington’u köşeye sıkıştırdı: 39 trilyon dolar borç
Uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Mitra Rahb'ın değerlendirmesine göre, ABD'nin hegemonyası askeri ve mali açıdan sürdürülemez bir noktaya ulaştı. Washington'un İran karşısında yıpratma savaşında maliyetlerin kontrol edilemez boyutlara ulaştığı, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının küresel ticaret ve ABD iç ekonomisi üzerinde doğrudan etkiler yarattığı belirtiliyor. Analizde, ABD'nin ya stratejik geri çekilme ve bölgesel güçlerle uzlaşı yoluna gitmesi ya da mali açıdan çöküş değerlendiriliyor.
-
Arakçi’den Hamas’a: Müzakerelerde Gazze’yi gündeme getireceğiz
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hamas Siyasi Büro üyesi Basim Naim ile yaptığı telefon görüşmesinde, Tahran’ın Filistin halkına yönelik desteğinin süreceğini yinelerken, İran müzakere heyetinin ABD ile yürütülen görüşmelerde İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını gündeme taşıyacağını belirtti.
-
İran-ABD mutabakıtının ardından yeni bir ekonomik düzen oluşuyor
İran ile ABD arasında imzalandığı belirtilen mutabakatın, İran ekonomisinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirildiği aktarılıyor. Anlaşma kapsamında petrol ihracatına yönelik kısıtlamaların askıya alınması, deniz ticareti sınırlamalarının kaldırılması ve bloke varlıkların serbest bırakılmasının ekonomik göstergelere doğrudan yansıma potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor.
-
Tahran-Washington süreci: ABD-İsrail ayrışması ve kırılgan diplomasi dikkat çekiyor
İranlı siyasetçi Ahmed Şerif’in açıklamalarına göre, İran ile ABD arasında varılan mutabakatın en kritik özelliğinin savaşın durdurulması olduğu ve anlaşmanın büyük ölçüde ABD’yi daha fazla yükümlülük altına soktuğu ifade edildi. Şerif, ABD’nin yaptırımları kaldırma kapasitesi konusunda soru işaretleri bulunduğunu, buna rağmen sürecin diplomatik bir fırsat penceresi oluşturduğunu belirtti.
-
İran Meclis Başkanı Kalibaf Bakü'de konuştu: İslamabad Mutabakatı ABD'nin yenilgi belgesidir
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İslam Parlamentolar Birliği'nin Azerbaycan'daki toplantısında yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik 40 günlük savaşının "hesapları bozan" bir direnişle karşılaştığını ve İslamabad Mutabakatı'nın ABD'nin yenilgisini ilan ettiğini belirtti.
-
İran ABD-İsrail'in savaş suçlarını yargıya taşıyor: 35 belge uluslararası kurumlara iletildi
İran Kızılayı Başkanı Pirhüseyin Külivend, İsrail rejiminin son saldırılarında insani hukuk ihlallerine ilişkin 35 ayrı belge hazırlandığını ve bu belgelerin Uluslararası Ceza Mahkemesi savcılığı, Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşlarına iletildiğini açıkladı. Konutlar, hastaneler, okullar, üniversiteler, altyapı ve ambulansların hedef alındığının belgelendiği ifade edilirken, Kızılay ekiplerinin enkaz altından binlerce sivil kurtardığı kaydediliyor.
-
Pezeşkiyan'dan Pakistan'da net mesaj: Füze gücümüz pazarlık konusu edilemez
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin savunma ve caydırıcılık kabiliyetleri konusunda hiçbir koşulda müzakere yapılmayacağını belirterek, füze kapasitesinin İran’ı Gazze’nin akıbetinden koruduğunu ifade etti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile İslamabad’da düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Pezeşkiyan, “kendilerini insan hakları savunucusu olarak tanıtan” Batılı ülkelerin söylemleriyle eylemleri arasındaki çelişkiye dikkat çekti.