$icon = $this->mediaurl($this->icon['mediaID']); $thumb = $this->mediaurl($this->icon['mediaID'],350,350); ?>
Prof. Dr. Hüseyin Hatemi:

Ehlibeyt sevgisini ilan ve izhar edemedikten sonra yazmanın ne anlamı var?

  • News Code : 341874
  • Source : rasthaber
İran’a yönelik böyle çirkin bir saldırı gelince Hüseyin Hatemi de Gazetede ki yazılarına son verdiğini duyurdu.

Prof. Dr. Hüseyin Hatemi Yeni Şafak’taki yazılarına son verdiğini açıkladı.

Değerli hocamız Hüseyin Hatemi’nin Yenişafak’taki yazılarına son vermesinin sebebi açığa kavuştu...

Prof.Dr. Hüseyin Hatemi'ye ayrılma sebini sorduk  

Hocamız özet olarak şunları ifade ettiler: Dört ay önce Yusuf Ziya cömert beyin nazik davetiyle dördüncü kez yazmaya başladım. Ayrılmam da gazete sahipleri veya İbrahim Karagül beyin hiçbir etkisi yoktur. Ancak, herhalde gazete içinde benim yazmaya başlamamı ''sürüye kurt girdi!'' şeklinde anlayanlar olmuştur.

Dışarıdan gelen ve gazeteyi de hedef alan hücumlar ayrılmama sebep olmamıştır. Ne var ki yazılarımın beni kurt gibi görenlerin hoşuna gitmediğini açıkça anlamama sebep olan korkunç yazı, üstelik daha önce ortadoğuda yayımlanmış ve bayatlamış olduğu halde 26 Ağustos tarihinde Ve ibrahim beyin bilgisi dışında yayımlanınca artık bu gazetede yazma isteğimi tamamen yitirdim .Ve aynı gün durumu gazeteye ve ihvanul muslimlerle birlikte kına gecesi tertip etmeleri için ilgililere bildirdim.(Şehid seyyid kutubun izleyicileri olan gerçek ihvanulmuslimini tenzih ederim )

Prof.Dr. Hüseyin Hatemi hocamız beyanatlarına şu şekilde devam ettiler:

Ehli Beyt sevgisini ilan ve izhar edemedikten sonra yazmanın ne anlamı var?

Ahmaklardan, gafillerden ve özellikle el-hubsu vel-habaisden Rabbimize sığınalım . İnşallah Allahın nurunu tamamlayacağı zaman yaklaşmıştır.

Allah bizi Ehl-i Beyt'ten ayırmasın. Gerçek azizana selam ve sevgiler!

Yeni şafak gazetesinde Haki Demir adında 26.08.2012’de yayınlanan ve Hüseyin Hatemi’nin yazılarına son vermesinin asıl nedeni olduğu düşünülen, “Türk-İran savaşı İslam dünyasını geriletir” başlıklı yazısından bazı bölümler:

İran, devrimden sonraki otuz küsur yıllık müktesebatının tamamını, otuz ay bile sürmeyen Suriye tecrübesiyle yerle bir etti. Otuz yıllık müktesebatın yirmi ayda harcanması, izahtan uzak bir akılsızlık değil mi?