Lanetli Soyun İhtiras Bekçileri

  • News Code : 601611
Brief

Allah'ın adıyla

Asırlardır cadı kazanı gibi kaynayan Sünni dünyası, son yıllarda cehennem kazanlarından bir kazan haline geldi. Sebebi ise, Sünni dünyasının fikir babası Emevilerin dönemine kadar dayanan klasik bir nedene dayanıyor: TAHT KAVGASI!

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Birkaç ay önce Yaşar Nuri Öztürk’ün yeni keşfettiği gerçek, (Bu gecikmiş keşif, her ne kadar asırlardır Ehl-i Beyt İmamlarının aktara geldiği bir gerçek olsa da yine de hayırlı olsun Sünni dünyasına), İslam dünyasında selefilerin başlattığı terör krizinin tarihteki ilk atasını Kuran’dan ayetlerle ve hadislerle ortaya koyuyor. Yaşar Nuri'nin bomba etkisi yaratan kitabının adı: KURAN’DA LANETLENEN SOY.

Yaşar hocaya göre lanetli olan soy, zihniyet soyudur, ırk veya kan soyu değil. Bu soyun ilk zihniyet babası şeytandır. Dünyadaki maddi örneği ise Kuran’da lanetlenen Emevi soyudur. Çünkü Emevileri Allah ayetle lanetlemiştir:

İsra Suresi 60. Ayet: “Sana gösterdiğimiz o rüyayı ve Kur’ân’da lanetlenen ağacı, ancak insanları sınamak için meydana getirdik. Biz de onları korkuturuz da, bu onlara, büyük bir azgınlıktan başka bir şey sağlamaz.”

İmam Sa’lebi, imam Fahr-u Razi ve diğer sünni müfessirlerin rivayet ettiğine göre, Peygamber “Rüyamda Ümeyye oğullarını yeryüzü minberlerinin üzerinde maymunlar gibi zıplarken gördüm. Onlar size krallar olacaklar ve siz onları kötülüklerin erbabı bulacaksınız.” buyurdu. Ve bundan dolayı kederlendi de artık ölünceye kadar bir daha hiç gülmedi. Allah-u Teala da bunun üzerine bu ayeti indirdi.

Müthiş bir İlahi bildiri!!!! Günümüzü anlamaya, geçmişimizi anlamaya, sıkıntımızın nerede olduğunu anlamaya yetecek ufacık bir mucizevi cümle!! Emeviler Peygamberden ne kadar nefret ettilerse, Hz. Ali’den de o kadar nefret ettiler. Çünkü Hz. Ali Peygamberin vasisi ve velisiydi. Bu yüzden Peygamberin ölümüyle birlikte bütün kin ve nefret Hz. Ali üzerinde yoğunlaşıp odaklaştı..Tıpkı şeytanın bütün kininin Adem ve oğullarında odaklanması gibi!!

Bir türlü nerede hata yaptığını kestiremeyen Sünni dünyası, içine düştüğü girdabın içinde debelenir de debelenir. Çünkü Kuran’ı hep ikinci elden okur. Nedir bu ikinci el? Emeviler, Abbasiler, Osmanlılar gibi zalimlerin beslediği alimlerin gözüyle Kuran’ı okursan gideceğin yol işte böyle karanlıktır ve çıkmaz sokakta biter de hala daha bir çıkış olacak umuduyla bekler de beklersin. Bu lanetli soyun asırlardır gizlemek istediği 1. kaynak olan Ehli Beyt kaynağıdır ki Maide Suresi 67. ayette Allah’ın Peygambere Müslümanlara ulaştırması için emir verdiği İlahi emirle insanlığa ulaştırılmak istenen hayati bir mesajdır:

“Ey Peygamber! Rabb’inden sana indirileni tebliğ et ve duyur! Eğer bunu yapmazsan, o takdirde O’nun mesajını duyurmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah, kafirler topluluğunu hidayete erdirmez.”

Ölümünden kısa süre önce inen bu ayet ile Peygamberden tebliğ etmesi için ısrar edilen şey neydi ki eğer onu açıklamazsa İlahi adalet ve mesaj tamamlanmamış olacaktı???! Bu mesaj, Hz. Ali’nin Peygamber ilminin tek mirasçısı olduğu haberiydi. Bu ayet iner inmez Peygamber, Hz. Ali’nin kendisinden sonraki imam-veli-halife ve vasisi olduğunu ilan ederek İlahi mesajın ve dinin ne ile tamamlanacağını bütün insanlara duyurdu. İşte Umeyyoğullarının gerçek savaşı da tam da burada başladı! Peygamberden günün birinde kurtulacaklarını ümid ederken, bir de Hz. Ali ve ondan süre gelecek olan İmamlar zinciri çıkmıştı karşılarına, eyvah-eyvah!!!! İşte bu kin ve nefret, bu intikam duygusu onları daha da vahşileştirdi. Peygamber hayattayken içlerine gömdükleri bütün zehiri onun vefatıyla birlikte tarih boyunca kustular..IŞİD ve Nusra gibi vandalların işlediği hunhar cinayetler de işte bu kinin 21. asırdaki dışa vuruşu.

Günümüzde de bu kin, Hz. Ali’nin mirasına sahip çıkan herkese karşı besleniyor. Onun için şartsız kuralsız nefret ediyorlar İran’dan, Hizbullah’tan ve Mukavemet ekseninden. Nasıl ki Ebu Sufyan ve soyu olan Emeviler, Hristiyan ve Yahudileri kendilerine Peygamber ve soyundan daha yakın hissetmişlerdir, günümüzdeki bu şeytanların ideolojisini destekleyenler de İsrail’i ve Batı’yı Peygamberin mirasına sahip çıkan İran ve Mukavemet cephesinden kendilerine daha yakın hissetmişlerdir.

Körfez ve Ürdün gibi ülkelerin desteklediği IŞİD, Nusra, el-Kaide gibi yamyamlaşmış silahlı örgütlerin tek gayesi, lanetlenmiş Emevi dedelerinin geleneğini sürdürerek şeytanın ordusuna karşı mukavemet gösteren herkesi ortadan kaldırmak. Sünni dünyasını saran Arap Baharı adındaki ufacık kıpırdanmanın Mukavemet cephesine yönelişe sebep vermemesi için canla başla savaşan bu lanetli soy, son günlerde kendi içinde taht kavgasına girmiştir. Zira tarih boyu bu soyun zaten tek tapındığı paradır, mevkidir ve dünyadır. Bu hırsın ortaya çıkaracağı zulmü ve adaletsizliği ortadan kaldırmak için gelen son peygambere bunun için karşı gelmemişler midir? Onun için lanetli değiller midir zaten!

Kendi içlerinde de huzurlu değillerdir bunun için. Yeniden şekillenmekte olan Sünni dünyasının yeni kralı kim olacak yarışı gözlerini kör etmiştir. Bin Ladin’in öldürülmesinden sonra tahta oturan Zevahiri, Afganistan sınırlarını aşarak bütün İslam dünyasının halifesi olmak istemektedir. Bu bir açıdan da Suudi Arabistan ve Katar’ın iktidar çatışmasıdır aslında. Ellerinde tuttukları silahlı güçleri Suriye’ye ve Irak’a salarak Ortadoğu’nun tek mutlak hakimi olmak istemektedirler.

Şimdiye kadar herkes büyük abi Arabistan’dan korkmakta ve onun safında yer almaktadır. E ne de olsa dünyanın petrol rezervlerinin babasıdır. Suudi Arabistan'ın emriyle Ürdün’ün son yıllarda Bahreyn’e çıkardığı askeri çıkartma bunun son örneğidir. Hali hazırda Bahreyn’deki şii direnişi kırmak için Bahreyn’de konuşlanan en az 500 Ürdünlü lejyonun Bahreyn hükümetine olan külfeti aylık 1.8 MİLYON DOLARDIR!

Mukavemetten ne kadar da korkmaktadırlar ki gözleri dönerek bunca serveti onu yıkmak için harcamaktadırlar!! Bu şeytan ekseni bütün gücünü İran Irak savaşında Irak’a yığmıştı da bir türlü yine de surda bir gedik dahi açamamıştı. Hala daha neye güvenerek bu kadar enerjiyi boşuna harcamaktadırlar acaba?!

Son günlerde Katar’ın Hizbullah’a olan sahte yakınlığını Suudi Arabistan kıskanmış olacak ki, Lübnan güvenliği için İran’a ve Hizbullah’a zeytin dalı uzatarak adeta Katar’a çelme takmak istemektedir. Arabistan’ın bu hamlesi Katar-Suud yarışının, IŞİD'in karşısında yer alan Nursa ve el-Kaide yarışının manevralarından başka değildir.

Bu arada Amerika ne mi yapıyor? Amerika hikayemizdeki şeytandır. Ve bu şeytan kendisine en çok kim hizmet ederse onun yanında duracaktır. Şu günlerde Lübnan ve Suriye dosyasında Suudi Arabistan’ı desteklerken, bir yandan da Suudi Arabistan krallığını devirme vaktinin geldiğini düşünmektedir. Şeytanın kılıcı her zaman iki uçludur. İlkesi ihanet üzerine kuruludur.

Biz Türkler, cumhuriyet tarihimiz boyunca da bu şeytana hizmet etmiş, AKP hükümeti döneminde de non-stop bu şeytana hizmet etmiş bir milletiz. Ancak ben bu hizmetimizin aynı Arap Sünni dünyasında olduğu gibi körü körüne olduğunu düşünmüyorum. Cahillik biz Türklerin tek düşmanı. Müslümanlığı benimsedik benimseyeli o kadar çok manipule edilmiş, başkaları tarafından o kadar çok yanlış yönlendirilmişiz ki, gerçek yol neresi, gerçek dost-gerçek düşman kim asırlardır bilememişiz. Ama hep Sünni-Şii kavgasında maşa olarak kullanılmışız. Selçuklulardan tutun da Osmanlı'ya kadar saf kan savaşçı ırk olmamız hasebiyle Şiilere karşı hep bizi kullanmışlar. Hani bir de sonradan öğrenmişiz ya İslamiyet'i, hep ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılarak herkes bizim bu safdilliğimizi kullanarak üzerimizden geçinmeye çalışmış. Türkiye Cumhuriyeti kurulunca da bu sefer de büyük şeytan tarafından kullanılmışız. Ancak, son aylarda şeytanın büyük ihanetinden nasibine düşeni alan AKP hükümetinin gözünün önü biraz olsun açılır olmuştur diye sadece "uffacık" da olsa bir ümidim" var..onu da burada söylemeden geçemeyeceğim.

Selefilere gelince..Mukavemet cephesi ayakta durduğu sürece onlara huzur yoktur. Ancak aralarında süre gelen taht kavgası hem şeytanı kendilerine güldürmektedir, hem de Mukavemetin İlahi güç ile korunduğunu bir kez daha akıl sahiplerine hatırlatmaktadır:

“Allah seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah, kafirler topluluğunu hidayete erdirmez.”

 

KAYNAKLAR

http://www.almanar.com.lb/adetails.php?eid=807442&cid=31&fromval=1&frid=31&seccatid=171&s1=1

http://arabic.ruvr.ru/news/2014_04_07/270906746/

http://www.almanar.com.lb/adetails.php?eid=807497&cid=31&fromval=1&frid=31&seccatid=171&s1=1

http://www.alwakeelnews.com/index.php?page=article&id=91744

Betül Hanzala / rasthaber


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır