Yahudi Protokolleri ve IŞİD Gerçeği!

  • News Code : 705661
  • Source : ehlader
Brief

IŞİD'in ortaya çıkış sebebi; Hizbullah, Filistin Direnişi ve Irak'taki gruplarla savaşmaktır...

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Tasnimnews'in Siyasi Bilimler Uzmanı Muhammed İsmaili Dehagi ile yaptığı söyleşi:

Tasnim:  İlk olarak, Yahudi Protokolleri'nin tarihi ve kökeni hakkında kısa bir açıklama yapar mısınız?


İsmaili: Birçok dilde yayımlanan ve hakkında onlarca kitap ve makale yazılan Yahudi Protokolleri'ne web sitelerinde kolaylıkla ulaşılabilir.


Öncelikle protokol kelimesi iki veya daha fazla devlet arasında imzalanan taslak, eylem planı ya da resmi belge anlamına gelir. Ama bugün Yahudi Protokolleri olarak bilinen şey,  Yahudi düşünürler, stratejistler ve hahamların dünyayı fethetmek için hazırlanmış olduğu stratejik bir plan ve tasarıdır.


Bu protokoller, Theodor Herzl başkanlığında İsviçre'nin Basel şehrinde düzenlenen birkaç konferans ve oturumlarda masaya yatırılarak uzun görüşmeler sonucu teyit edildi. Kitap, ilk olarak 1905 yılında İbraniceden Rusçaya tercüme edilmiş ve bir yıl sonra da (1906) yılında Londra'da British Museum Kütüphanesi'ndeki raflarda yerini almıştır.


Geride bıraktığımız yıllara bakarsanız İsrail rejiminin izlediği siyasetin bu protokollerle tamamıyla mutabık olduğunuz görürsünüz. Bu protokolün asıl amacı Hıristiyanlık ve İslam'ı ahlaki çöküntü yoluyla yok ederek tüm dünyaya hâkim olmaktır. Üzülerek ifade etmek gerekir ki; bu protokoller İslam ülkelerinde hedeflediği birçok amacına ulaşmıştır.


Tasnim: IŞİD başta olmak üzere aşırıcı gruplar ve İsrail'in izlediği yöntemler arasında nasıl benzerlikler var?


İsmaili: Eğer tahrif olmuş Yahudilik tarihini incelerseniz Müslümanlara ait toprakların yok edilmesi ya da kontrol altına alınması için Yahudi liderlerin önerdiği temel siyaset ve stratejinin acımasız cinayetler ve yıkımlar olduğunu fark edersiniz. Hatta bazı metinlerde çocuklara ve hamile kadınlara bile merhamet edilmemesi tavsiye edilmiştir. Ve maalesef son bir asırda İsrail askerleri tarafından yüzlerce belki binlerce masum çocuğun şehit edildiğine şahit olduk. Tüm bu cinayetlerin belge ve fotoğrafları sanal âlemde bile yayımlandı.


İsrail ile aşırıcı terörist grupları arasındaki bir başka benzerlik, etnik temizlik ve zorunlu göç siyasetidir. Daha açık bir ifadeyle; Nasıl ki İsrail Filistin topraklarını işgal etmek için Filistinlilerin topraklarını gasp ediyor, evleri yıkıyor ve mal varlıklarına el koyuyorsa IŞİD'de Suriye ve Irak'ta aynı şeyleri yapıyor. Bugün IŞİD'in saldırılarına maruz kalan ülkelerden kaçarak İslam ülkelerine sığınan milyonlarca mülteci var.


Ebu Bekir el-Bağdadi ve IŞİD'in diğer önde gelen isimlerinin sohbet ve vaazlarını dikkatlice dinlerseniz Yahudi liderlerin konuşmalarına ne kadar benzediğini göreceksiniz. Terör grupları da tıpkı Yahudiler gibi kendilerini üstün ırk ve seçilmiş kavim olarak görüyor. Hiç kimseyle herhangi bir ortaklığa hazır değiller. Kendileri dışında herkesi ideolojik, siyasi ve dini anlamda kâfir kabul ediyorlar.


Asıl ilginç olan şey; bu terör gruplarının liderlerinin yapmış olduğu tüm konuşma ve vaazlarında İsrail rejimine karşı en ufak bir muhalif cümle bulamazsınız.


Bu kendini üstün görme ve gurur düşüncesi öyle bir hadde ulaştı ki birçok Ehlisünnet âlimi bu aşırıcı gruplardan uzak olduklarını ilan ederek teröristlerle uzaktan yakından bağları olmadığını söyledi.


Tasnim: İŞİD'in ortaya çıkışı ve güçlenmesi İsrail'in teşviklerinin sonucu mudur?


İsmaili: Bu sorunun cevabı için terör gruplarının davranışlarına ve psikolojilerine bakmanız yeterli olacaktır. Bölgede ortaya çıkan bu tehlikeli kanser, tek bir İsrail askerinin bile burnu kanamadan, belki bir gün İsrail aleyhine kullanılacak olan İslam ülkelerinin askeri gücünün ve lojistik desteğinin büyük bir bölümü yok olmasına sebep oldu. Bu ince detay bugüne kadar üzerinde fazla durulmayan önemli bir konudur.


Başka bir ifadeyle Müslümanların İsrail'e çevirmesi gereken namluları ve sıkılması gereken kurşunları, İsrail'in hileleriyle Müslümanların kendilerini hedef aldı. İslam beldelerindeki birçok şehir yerle bir oldu. IŞİD üyelerinin tedavi için İsrail'e götürüldüğü, İsrail'in bu gruplara yardım ettiği ve Mossad görevlilerinin IŞİD'in eğitim kamplarındaki görüntüleri yayımlayan belgelere rağmen neredeyse hiçbir haber sitesinde veya TV kanalında IŞİD'in güçlenmesinin arkasında İsrail’in olduğuna dair tek bir cümle duyamazsınız.


Tasnim: İsrail ve IŞİD arasındaki işbirliği hangi kanallar aracılığıyla sağlanmaktadır?


İsmaili: Bu bağlantının hangi yolla yapıldığını tespit etmek zor bir iş değil. Bugün herkes Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan’ın IŞİD'in bilgi alış veriş güzergahı ve ekipman ulaştırma köprüsü olduğu biliyor. Bu üç ülkenin İsrail ile olan derin ilişkileri inkâr edilemez bir gerçektir. Bu nedenle İsrail'in doğrudan ve kameraların önünde aşırıcı grupların liderleriyle görüşmesinin, askeri ve ekonomik anlaşmalar imzalamasının gereği yok. Çünkü bu üç ülke İsrail adına bu grupların tüm ihtiyaçlarını karşılamakta


İsrail'in kendi bile yakın bir zamanda terör grupları üyesi 700 kişinin İsrail hastanelerinde tedavi gördüğü bilgisini doğruladı. American Foreign Policy dergisi de Suriye'deki silahlı muhalifler ve İsrail arasındaki anlaşmayı ifşa eden bir makale yayımladı. Makalede Golan sınırında konuşlanan silahlı muhaliflerle İsrail arasındaki anlaşma açık bir dille kaleme alınmış. Anlaşma Suriye'de savaşan silahlı unsurların hareket güzergâhı hakkında istihbarat akışı ve yaralanan muhaliflerin tedavi için İsrail hastanelere transferi hususunda.


Yine İspanyol El Pais Gazetesi, İsrail istihbarat servisi ve IŞİD arasındaki işbirliği hakkında güçlü ve sağlam belgeler yayımladı. El Pais'in haberine göre İsrail istihbaratının gözetiminde kurulan özel bir birlik doğrudan IŞİD liderlerine eğitim veriyor. Habere ait en ilgi çekici nokta; yazar, açık bir dille IŞİD'in İslam'ın çehresini kötü tanıtma ideolojisinde Yahudi düşüncesinden esinlendiğini söylüyor. Bu nedenle IŞİD, cihat nikâhı, baş kesme, çocuk ve kadınların esir pazarında satılması vb. vahşiliklere imza atıyor. Haberde ayrıca IŞİD'in ortaya çıkış sebeplerinden birinin genel manada Şii gruplarla özelde ise Hizbullah, Filistin Direnişi ve Irak'taki gruplarla savaşmak olduğunu vurgulanmış.


Tasnim: Dediğiniz gibi IŞİD ve İsrail'in ortak hedeflere sahip olduğunu ve aynı stratejik çizgide yürüdüğünü kabul edersek ABD koalisyonunun IŞİD'i bombalamasını nasıl okumalıyız?


İsmaili: Amerika'nın IŞİD ile mücadelesi bugüne kadar hep sınırlı ve havadan olmuştur. Hatta bu saldırılar üzerinde bile şüphe ve belirsizlikler var.


Şimdiye kadar hiç kendinize şunu sordunuz mu?


"IŞİD, zırhlı araçlardan oluşan konvoyla kilometrelerce yol kat ederken koalisyon güçlerine ait savaş uçakları nerede uçuyor?"


Son zamanlarda IŞİD üyelerine ateş yetkisine sahip olmayan Amerikalı askerlerin hayal kırıklığı yaşadığı ve motivasyon kaybettiği yönünde sosyal ağlar üzerinden görüntü ve haberler yayımlanıyor. Buna ek olarak, Amerikan uçaklarının IŞİD'e defalarca mühimmat ve gıda yardımı gönderdiğini biliyoruz.


Tüm bunlar bu senaryoyu (IŞİD) kaleme alan ellerle Yahudi Protokolleri'ni yazan ellerin aynı olduğunu gösteriyor.


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

conference-abu-talib
Şeyh Zakzaki