Bölgeyi Çok İyi Bilen Üstat Turabi'den Mina Faciası Yorumu

  • News Code : 713969
  • Source : ehlader
Brief

Bu soruların cevabı olayın sorumluluğunun kime ait olduğunu açıkça ortaya koyacaktır...

Bismillahirrahmanirrahim


Bu yıl (2015) Kurban Bayramı günü erken saatlerde hacılar Mina'daki çadırlarından ayrılıp Şeytan taşlamak için Cemereler bölgesine doğru hareket ettiklerinde kimse bu mukaddes bölgede büyük bir facianın yaşanacağının farkında değildi.

Mina'nın güneyi ve kuzeyi dağlarla çevrili olupMüzdelifeisimli mukaddes vadi ile Mekke Şehri arasında yer alan yaklaşık 1,7 kilometre genişliğinde ve 4,8 kilometre uzunluğunda mukaddes bir vadinin adıdır. Hacıların Şeytan taşlamaları, kurbanlarını kesmeleri ve iki geceyi bu vadide geçirmeleri Mina’da yapılan hac amellerinin gereklerindendir. Bu bölge harem bölgesine içinde olduğu için dini açıdan büyük bir saygınlığa sahiptir. Bu bölgede bütün canlılar dini açıdan koruma altındadır. Canlılar bir yana bitkilerine bile zarar vermek ve onları koparmak caiz değildir. Hacılar bayram günü güneş doğduktan sonra Müzdelife çölünden Mina vadisine geliyorlar. Mina'da çadırlarına ulaşıp az bir istirahatten sonra büyük şeytanı taşlamak için Cemerelerinyani taşlamanın yapıldığı yerlerin bulunduğu bölgeye[1] doğru hareket ediyorlar. Mina vadisinin içinde ve dağlarının eteğindehacılarınCemereler bölgesine ulaşmasını sağlayan on civarında paralel yol bulunmaktadır.
Mina Faciası Nasıl Meydana Geldi:

Orta ve Güney Afrikalı ve İranlı hacıların çadırlarının bulunduğu Mina’daki Rabve bölgesinin hacıları her yıl yukarıda işaret edilen paralel yollardan en az üçündenCemereleregidiş için istifade ediyorlardı. Bu yollar 204 adlı yol ile Suku'l-Arap ve Cevhere yollarıydı. Ama bu yıl Mina’nın Rabve bölgesindeki hacılarınCemerelere ulaşması için sadece bir yol, yani 204 numaralı yol tahsis edilmişti; diğer paralel yollar gayet sakin olmalarına rağmen hacı kafilelerinin bu yollardan istifade etmeleri polis tarafından engelleniyordu. 204 Yolu Rabve bölgesinin hacılarını taşımak için çok yetersizdi kaldı ki bu yol boyunca çadırları bulunan Mısır ve Cezair gibi ülkelerin hacıları da tabiatıyla bu yoldan istifade edeceklerdi. Elbette söz konusu ülkelerin çadırları büyük bir alanı kapsadığı için onların diğer yollardan da istifade etmeleri mümkündü.

Diğer yolların sakin olmasına rağmen polisin Rabve bölgesindeki hacıların onlardan  yararlanmasını engellemesinin sebebi şimdiye kadar açıklanmamıştır.

Bu durum ilk başlangıçtan beri 204 numaralı yolda izdiham yaşanmasına sebep olmuştu. Ancak hareket yavaş da olsa devam ediyor ve önemli bir sorun söz konusu değildi,yaklaşık kırk dakikalık bir yürüyüşten sonra saat sekiz ila sekiz buçuk aralarında Melik Halid köprüsüne yaklaşmıştık ki burada hareketin durduğunu gördükhalkın önü kesilmiştiçünkü.Yolun kapalı oluşu yaklaşık iki saat sürdü. Ve bütün olay bu süre zarfında vuku buldu. Bazı haberlerde buna, hacılardan bir grubun ters istikametten gelmesinin sebep olduğu öne sürülmüştür ki bu iddiasaptırma ve yalandan başka bir şey değildirçünkü Şeytan taşlandıktan sonra hacıların izledikleri dönüş yolları tamamen farklı yollardır ve Şeytan taşlamaktan dönenlerin gidiş yoluna girebilmeleri imkansızdır.

Bazı haber ajanslarında yer alan ve Cemerlerin üçüncü katından inen kimselerle zemin kattakilerin arasında izdiham yaşandığı şeklinde bilgiler ise fersahlarca gerçekten uzak bilgilerdir çünkü olay Cemereler bölgesine yaklaşık bir kilometre uzaklıkta vuku bulmuş ve Cemereler bölgesiyle bir ilişkisi asla yoktur.[2]

Yolun ön taraftan kapanmasına rağmen arkadan halk akını devam ediyor gövdeler birbirine değecek derece bir izdiham yaşanıyordu.Hava aşırı sıcaktı yanlarında su getirmeyenler susuzluk çekiyorlardı,çok geçmeden bu izdiham canını kurtarmak için telaşa dönüştü ve havanın sıcaklığı, hava yetersizliği, susuzluk ve hepsinden daha kötüsü devam eden halk akını halk dalgalarının oluşmasına ve herkesin bir türlü bu durumdan kendini kurtaramaya çalışmasına sebep oldu. İlk yaşanan düşüşlerde etraftakiler yardımcı oluyordu ama durum kötüleşince herkes kendini ayakta tutabilmek için var gücüyle mücadele etmeye başladı herkes bu durumdan kurtulmak için bir kaçış yolu arıyordu ama bir kaçış yolu bulmak mümkün değildi.

 

Etraftaki Cezayir hacılarına ait çadırların bu yolagirişleri zaten yetkililer tarafındanhacıların yüzüne önceden kapatılmıştı.İzdihamın şiddetinden hacılar yere düşüyorlardı ve o şartlarda güçlü insanlar bile halk dalgalarının oluşturduğu o baskı karşında zor kendilerini ayakta tutabiliyorlardı. Bu arada çok az sayıda kişi bütün zorluklara rağmen çadırların üstüne tırmanmaya çalışıyor ve bu yolla kendini kurtarıyordu ve bazıları da çadırların kenarında yer alan korkulukların üzerinde kendini Cezairli hacıların çadırlarının içine atmayı başarıyordu.Ama yaşlılar, kadınlar ve çocuklar bir yana normal yaşta kişilerin bile bu yollardan kendilerini kurtarabilmeleri mümkün değildi. Çünkü korkuluklardan yukarı tırmanmak çok zor işti. Bu yüzden yolda kalan halk kalabalığından binlerce kişi oksijen yokluğu, havanın şiddetli sıcağı,susuzluk,birbirinin üzerine düşme sonucu baygınlık geçiriyor ve hayatını kaybediyordu. Cezairlilerin çadırına kendimi attıktan sonra çaresizce bu durumları büyük bir üzüntü ile seyretmekten başka bir çarem olmaması ise beni kahrediyordu. Sadece o çadırların içinde bulunan içme sularından elimizden geldiği kadar dışarıdakilere demir korkulukların arasından atabiliyorduk.

Bu şiddetli izdiham bir kilometreye aşkın bir alanda iki saati aşkın bir süre devam etti ve sonunda diri kalan kimseler zor da olsa etraftaki çadırların kapılarını açmayı başarıp o çadırlara sığınıp kendilerini ölümden kurtarabildiler.

İki saate aşkın bir süre devam eden ve binlerce kişinin ölümüne sebep olan bu süre içerisinde Suudi görevlilerden her hangi bir müdahalegörülmedi.Yol artık cenazelerle dolmuştu. Bazen cenazeler yan yana serilmiş ve bazen üst üste dökülmüştü. Kimi oturmuş halde kimi yüz üstü kimi yere serilerek can vermişti. İki saattiaşkın bir süreden sonra Suudi polis ve yardım ekipleri bölgeye gelmeye başladılar ama yine yaklaşık bir saat halkı seyrediyor ve yere düşen insanların yakarışlarına vesu istemelerine bir aldırış etmiyorlardı sonra da ilk müdahaleleri ölen kişilerden bir kısmının fotoğraflarını çekmekti ancak ölü sayısının çok fazla oluşu onları bu işten vaz geçirdi. Daha sonra Suudi  ambulansları gelip durumları ağır olan bazı kimseleri hastanelere götürdü. Yol cenazelerle dolu olduğu için bazen her metre karede üç veya daha fazla cenaze olduğundan ambulanslar olay yerine yaklaşamıyorlardı. Yardım ekipleri zor durumda olan kimseleri sedyeler üzerinde taşıyarak ambulanslara ulaştırıyorlardı. Daha sonra da diğer ülkelerin yardım ekipleri ve ambulanslarının bölgeye gelmelerine izin verildi ve onlar da kendi ülkelerinin hacılarına öncelik vermekle acil yardıma ihtiyaç duyan hacılara yardım sunmaya başladılar. Bu anlatılanlar bir görgü tanığının müşahedelerinden ibarettir.

 

Cevaplanması Gereken Sorular

Bu olayın gerçeğinin ortaya çıkması İçin Suudilerin vevaplaması gereken sorular şunlardan ibarettir:

1- Niçin geçen yılların aksine Rabve bölgesinin hacılarına yalnız bir yol tashih edilmiş ve diğer yollardan istifade etmelerine izin verilmemiştir?

2- Neden bu yolun önü saat sekiz civarlarında kapatılmış ve hacıların hareketleri engellenmiştir?

3- Bu izdihamın vuku bulduğu binlerce kişi tarafından Suudun acil yardım servislerine bildirilmesine rağmen neden polis tarafından bu yola giriş durdurulmamış ve yolun ileri kısımlarından habersiz olan halkın bu yola gelişleri durdurulmamış ve izdihamın devam etmesine engel olunmamıştır.

4- Mina bölgesinde bütün yollarda gözetleme kulelerinin bulunmasına ve bu kulelerde oturan kişilerin olayları iyice müşahede etmelerine rağmen niçin bu yolun etrafında bulunan çadırlarda görevli olanlara kapılarını izdihamda sıkışmış hacıların yüzüne açmaları

veya en azından onlara su vermelerine dair bir talimat verilmemiştir?

Bu ve bunun gibi çeşitli soruların cevabı bu olayın sorumluluğunun kime ait olduğunu açıkça ortaya koyacaktır.
Ama niçin?

Suud Rejimi bu günlerde Yemendeki savaştan dolayı zor günler yaşamasına rağmen niçin böyle bir olaya sebebiyet verebilir?

Burada iki ihtimal söz konusudur:

1- Bu olayı Suud ailesinin içindeki çatışmalardan kaynaklandığı varsayılabilir Yeni Sultanın oğlunun bütün güç odaklarını ele geçirip rakiplerini tasfiye etmesi elbette rakiplerinin çeşitli tepkilerine sebep olabilir. Hacılara hizmet de Suud rejiminde onur meselesi olduğu için bu yolla bu gruba telafisi zor bir darbe vurulmak istenmiştir.

2- Bu olay gerçekte Suudi devletinin İranlı hacılara hizmeti kısıtlama yolunda yıllardan beridir sürdürdükleri siyasetleri çerçevesinde yapılmıştır şöyle ki onlar bu geçidin İran hacılar tarafından kullanıldığını bildikleri için bu yoldan giden hacıların zorluk içinde amellerini yerine getirmek siyasetini gütmüş ama durum kontrolden çıkmış ve binlerce kişinin ölümüyle sonuçlanmıştır.

Şimdilik kesin bir hüküm vermeksizin olayın tarafsız bir araştırma heyeti tarafından incelenmesini talep etmek gerekir.

Ama ne yazık günümüzde bu tür meseleler güçlülerin siyasi çıkarları çerçevesinde değerlendirildiğiiçin böyle bir tarafsız araştırma heyetinin teşekkülü ve konuyu incelemesi uzak bir ihtimaldir.

Ancakbu olayı diğer olaylardan farklı kılan bir şey var o da Allah'ın misafirlerine ihram halinde ve harem bölgesinde ihanet edilip zulme uğramalarıdır. Eğer olayda bir kasıt varsa Allah'ın kahır ve gazabının tecelli etmesini yakın zamanda beklemek imani ilkeler gereğince yadırganamaz, çünkü bu bütün sabırları taşıracak boyutlara sahip bir faciadır.

Ve Kur'an buyuruyor ki:

"Gerçekten Rabbin gözetlemededir" (Fecr)

"Sonunda suç işleyenlerden intikam aldık. Müminlere yardım etmek, bize düşen bir haktır." (Rum)

“Şüphesiz, Rabbinin yakalaması (intikamı) çok şiddetlidir." (Buruc)


Murteza TURABİ

________


[1] Cemereler bölgesi Mina'nın Mekke’'e sınır olan yakasında yer alır.

[2] A haber bu olayı şöylevermiştir: AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Mina'dan yürüyerek gelen ve şeytan taşlama alanına geçen hacılar, doğrudan 3. kata çıkarak şeytan taşlama ibadetini yapıyorlar. Mekke'deki izdihamın, şeytan taşlama ibadetini yapan hacıların 3. kattaki şeytan taşlama alanından zemin kata inip Mekke'ye giden ana çıkışa ulaşmak istediği sırada yürüyen merdivenlerde meydana geldiği belirtildi. Super habertv'de de haber aynı şekilde verilmiştir.


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

Mourining of Imam Hossein
Aşura Özel
پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib