$icon = $this->mediaurl($this->icon['mediaID']); $thumb = $this->mediaurl($this->icon['mediaID'],350,350); ?>

Hz. Ebu Talib’in Vefat Yıldönümü Münasebetiyle

  • News Code : 751850
  • Source : wikishia.net
Brief

Şialar Ebu Talib’in Müslüman ve İslam’ı kabul ettiğine tam inanmakta ve Şia alimleri Ebu Talib’in imanı noktasında Ehlibeyt’ten naklolan rivayetler binaen icma etmişlerdir. Ancak Ehlisünnet siyer ve tarihçileri Ebu Talib’in İslam’a girmediği ve müşrik olarak dünyadan göç ettiğine inanmaktadırlar.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA -Ebu Talip (Arapça: ابو طالب, İngilizce: Abu Talib) olarak bilinen Abdu Menaf b. Abdulmuttalib b. Haşim Mekke büyüklerinden olup Beni Haşim taifesindendir. Ali b. Ebi Talip’in (a.s) babası ve İslam Peygamberi Muhammed ibn Abdullah’ın (s.a.a) amcasıdır. Ebu Talip divanında, onun Müslüman olduğunu ve İslam Peygamberine (s.a.a) olan imanını gösteren birçok beyitler bulunmaktadır. Bu şiirlerin mecmuasının mana bakımından delaleti mütavatır bilinmekte; zira herkes Ebu Talip’in Peygamberin nübüvvetini tasdik ettiği noktasında ortak görüşe sahiptirler.[1] Ebu Talip “Sekayetu’l Hac (hacılara su ulaştırma)” görevini üstlenmişti. O, babası Abdulmuttalib’in vefatından sonra kardeşinin oğlu Muhammed’i (s.a.a) kendi vekâleti altına aldı ve Peygamberlik risaletinde onu sonuna kadar destekledi. Peygamber Efendimizden (s.a.a) şöyle nakledilmektedir: Ebu Talip yaşadığı müddetçe Kureyşliler benden korkuyorlardı. Şeyh Müfid’in rivayetine göre Ebu Talib vefat edeceği zaman Cebrail (a.s) Peygamber efendimize (s.a.a) nazil olarak şöyle buyurdu: Mekke şehrinden çık; zira artık bu şehirde bir yardımcın kalmadı. Peygamber Efendimiz (s.a.a) Ebu Talip’in vefat ettiği gün çok hüzünlü ve ağlıyordu. İmam Ali’den (a.s) ona gusül verip kefenlemesini istedi ve onun için rahmet talep etti. Toprağa verileceği yere gelince de şöyle buyurdu: Sana öyle bir af ve mağfiret talep ediyorum ki cin ve ins hayrete düşsünler. Ebu Talib’in mübarek bedenini Mekke’de Hucun mezarlığında babası Abdulmuttalib’in yanında toprağa verdiler. 

Doğumu ve Nesebi

Ebu Talip olarak bilinen Abdu Menaf b. Abdulmuttalib b. Haşim Mekke büyüklerinden olup Beni Haşim taifesindendir. Ali b. Ebi Talip’in (a.s) babası ve İslam Peygamberi Muhammed ibn Abdullah’ın (s.a.a) amcasıdır. Meşhur künyesi Ebu Talip ve ismi ise “Abdumenaf” idi.[2] İbn Anbe şöyle der: O’nun İmran olarak adlandırılması zayıf bir rivayettir.[3] Ebu Talip Peygamber Efendimizden (s.a.a) 35 yıl önce dünyaya geldi. Babası, Peygamberimizin (s.a.a) ceddi olan ve bütün Arap kabileleri tarafından büyüklerden ve İbrahim’in tevhit dininin mübelliği olarak bilinen Abdulmuttalibtir. Annesi ise Amr ibn Aiz-i Mehzumi’nin kızı Fatıma’dır.[4]

Eşi ve Çocukları

Ebu Talip’in dört oğlu ve üç kızı vardı. Oğullarının adı yaş sırasıyla, Talip, Akil, Cafer ve Ali (a.s) ve kızlarının ise Ümmü Ha’ni, Cümane ve Rebte (Ehlisünnet kaynaklarında Ebu Talip’in Ümmü Hâni, Cümane, Rayta ve Esma adında dört kızı olduğu geçmektedir) idi. O’nun bütün evlatları Fatıma binti Esed’dendi. “İlle” isimli eşinden de “Talik” adında bir çocuğunun olduğu da söylenmiştir.[5]

İçtimai Konumu, Meslek ve Nitelikleri

Ebu Talip’in Mekke’de Sekaye (hacılara su ulaştırma) ve Rifade (hacıları ağırlama) olmak üzere iki sorumluluğu üstlenmişti.[6] O, ticaret ve pazarlama işi yapar; koku ve arpa alıp satardı.[7] İmam Ali’den (a.s) nakledilen rivayete ve tarihçilerin Ebu Talip hakkında söylemleri esasınca: O, yoksul olmasına rağmen Kureyş’in azizi ve büyüklerinden; heybet, vakar ve hikmet sahibiydi.[8] Ebu Talip’in kerem ve cömertliği noktasında şöyle söylemişlerdir: Ebu Talip yemek vereceği zaman Kureyş’ten hiç kimse yemek vermezdi.[9] Cahiliye asrında şahitlik etmede evliyaların kanı üzerine yemin etmeyi ilk olarak Ebu Talip başlattı ve sonraları ise İslam onu imzaladı ve onayladı.[10] Halebi şöyle der: Babasının yolu üzerine şarabı kendisine haram etmişti.[11]

Peygamber’in (s.a.a) Bakımı ve Vekâleti

Ebu Talib babasının isteği üzerine sekiz yaşındaki kardeşinin oğlunun (yeğeninin) vekâletini üstlendi.[12] İbn Şehri Aşub şöyle demektedir: Abdulmuttalib vefat edeceği zaman Ebu Talib’i yanına çağırarak şöyle dedi: Ey oğlum! Sen benim Muhammed’e olan şiddetli ilgi ve sevgimi bildiğine göre benim onun hakkındaki vasiyetimi nasıl yerine getireceksin. Ebu Talip cevabında şöyle dedi: Bana Muhammedi tembihlemene gerek yok; zira o benim ve kardeşimin oğludur. Sözlerinin devamında ise şöyle demektedir: Abdulmuttalib vefat edince Ebu Talip Peygamber Efendimizi (s.a.a) yiyecek ve giyeceklerde kendisi ve ailesinden önde tuttu.[13] İbn Hişam da bu konu hakkında şöyle der: Ebu Talib Muhammed’e (s.a.a) özel ilgi gösterirdi ve çocuklarından daha Muhammed’e muhabbet ve sevgi beslerdi. Ebu Talib yemeğin en iyisini Muhammed için sağlar; yatağını kendi yatağının yanına hazırlardı ve her zaman onu yanında bulundurmaya gayret gösterirdi.[14] Ebu Talip çocuklarına öğle veya akşam yemeği vermek istediği zaman çocuklarına, oğlum (Muhammed) gelene kadar bekleyin derdi.[15]

Peygamber’in (s.a.a) Hamisi ve Destekçisi

Tarih kaynakları, Ebu Talib’in Kureyş’in Hz. Muhammed’e (s.a.a) uyguladığı tehdit ve baskıları karşısında Hz. Resulü Ekrem’i (s.a.a) sınırsız ve tereddütsüzce desteklediğini yazar. Ebu Talib Allah Resulünün (s.a.a) bi’seti (peygamberliğe seçilişi) zamanı 75 yaşında olmasına rağmen, başından beri Muhammed’le (s.a.a) olan birlikteliğini gösterdi. Ebu Talip Kureyş’in ileri gelenleri ile yaptığı konuşma ve görüşmelerde Muhammed’e (s.a.a) olan desteğini resmen açıkladı.[16] Hatta Ebu Talib, Kureyş’lilerin güzel ve güçlü bir genç olan Ammare b. Velid Mehzumi ile Hz. Muhammed’i (s.a.a) mübadele etme önerisini kınayarak onları öldürmekle tehdit etti.[17] Bu koruma ve desteklemeler sonucu Ebu Talib ve hanımı Peygamber Efendimizin (s.a.a) annesi ve babası gibi oldular.[18] Peygamber Efendimiz (s.a.a) Ebu Talib’in vefat ettiği gün şöyle buyurdu: Ebu Talip yaşadığı müddetçe Kureyş’liler benden korkuyorlardı.[19] Şeyh Müfid’in rivayetine göre Ebu Talib vefat edeceği zaman Cebrail (a.s) Peygamber efendimize (s.a.a) nazil olarak şöyle buyurdu: Mekke şehrinden çık; zira artık bu şehirde bir yardımcın kalmadı.[20]

Ebu Talib’in Şiirleri

Ebu Talib’in bin beyitten fazla şiir ve edebi sözleri bulunmakta ve “Ebu Talib’in Divanı” adıyla bilinir. Bu şiir ve kasideler Peygamberi Ekrem’in (s.a.a) nübüvvetini teyit ve tasdik eder içeriklidir. Ebu Talib’in en meşhur şiirleri “Kaside-i Lamiye” olarak ün kazanmıştır.[21]

Ebu Talib’in İmanı

Ebu Talib’in Hz. Muhammed’in (s.a.a) risaletinin zor zamanlarında Peygamberi Ekrem’in (s.a.a) hamisi ve destekçisi olduğu noktasında bir şüphe bulunmamaktadır, ama Ebu Talib’in imanı konusunda Şia ve Ehlisünnet arasında ihtilaf vardır. Şialar Ebu Talib’in Müslüman ve İslam’ı kabul ettiğine tam inanmakta ve Şia alimleri Ebu Talib’in imanı noktasında Ehlibeyt’ten naklolan rivayetler binaen icma etmişlerdir. Ancak Ehlisünnet siyer ve tarihçileri Ebu Talib’in İslam’a girmediği ve müşrik olarak dünyadan göç ettiğine inanmaktadırlar.

Ebu Talib’in Vefatı

Ebu Talip’in vefat ettiği ay ve gün konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Ama bazı Şia kaynaklarınca Ebu Talip hicretin ikinci yılı (bi’setin onuncu yılı) Recep ayının 26. günü ve Hz. Hatice’nin vefatından üç gün sonra, 85 yaşında iken dünyadan göç etmiştir.[22] Bazıları ise Zilkade ve Şevval ayının ortası olarak zikretmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.a) Ebu Talib’in vefat ettiği yılı “Amu’l Hüzn” olarak adlandırmıştır.[23] Peygamber Efendimiz (s.a.a) Ebu Talip’in vefat ettiği gün çok hüzünlü ve ağlıyordu. İmam Ali’den (a.s) ona gusül verip kefenlemesini istedi ve onun için Allah’tan rahmet talep etti.[24] Toprağa verileceği yere gelince de şöyle buyurdu: Sana öyle bir af ve mağfiret talep ediyorum ki cin ve ins hayrete düşsünler.[25] Ebu Talib’in mübarek bedenini Mekke’de bulunan Hucun mezarlığında babası Abdulmuttalib’in yanında toprağa verdiler.[26]

http://tr.wikishia.net/view/Ebu_Talip

WİKİSHİA.NET

Kaynakça

İbn Ebi’l Hadid, Şerhi Nehcü’l Belağa, c. 14, s. 78.
Ensabu’l Eşraf, c. 2, s. 288; Tabakatu İbn Sa’d, c. 1, s. 121.
Umdetu’t Talib, s. 20.
Tarihi Taberi, c. 2, s. 2; Tarihi Yakubi, c. 2, s. 111.
Tabakatu İbn Sa’d, c. 1, s. 121 ve 122.
Tarihi Yakubi, c. 2, s. 13.
el-Mearif, s. 575.
Tarihi Yakubi, c. 2, s. 14; el-Kunye ve’l Elkab, c. 1, s. 108 ve 109.
Ensabu’l Eşraf, c. 2, s. 288.
Süneni Nesai, c. 8, s. 2 - 4.
Sire-i Halebi, c. 1, s. 184.
Sire-i İbn Hişam, c. 1, s. 116; Delailu’n Nubuvve, c. 2, s. 22.
Menakıb, c. 1, s. 36.
Tabakatu İbn Sa’d, c. 1, s. 119.
Menakıb, c. 1, s. 37.
Sire-i İbn Hişam, c. 1, s. 172 ve 173.
Sire-i İbn Hişam, c. 1, s. 173; Ensabu’l Eşraf, c. 1, s. 31.
Tarihi Yakubi, c. 2, s. 14.
Tarihi Medine-i Dimeşk, c. 66, s. 339; el-Bidaye ve’n Nihaye, c. 3, s. 164.
İmanı Ebi Talib, s. 24.
İmanı Ebi Talib, s. 18.
Cennatu’l Hulud, s. 16; Tarihi Yakubi, c. 2, s. 35.
İmtau’l Esma, c. 1, s. 45.
Biharu’l Envar, c. 35, s. 163; Tezkiretu’l Havas, c. 1, s. 145.
Şerhi Nehcü’l Belağa, c. 7, s. 76.
Ensabu’l Eşraf, c. 1, s. 29.

Bibliyografi

İbn Ebi’l Hadid, Şerhi Nehcü’l Belağa, tahkik: Muhammed Ebu’l Fazl İbrahim, Daru İhyau’l Kutubu’l Arabiyye, h.k. 1378.
İbn Cevzi, Yusuf b. Kazoğlu, Tezkiretu’l Havas, Kum, Mecme-i Cihani Ehlibeyt, h.k.1426.
İbn Sad, Muhammed, et-Tabakatu’l Kübra, Beyrut, Daru Sadır.
İbn Şehri aşub, Muhammed b. Ali, Menakıbu A’li Ebi Talib, Kum, Allame, h.k. 1379.
İbn Asakir, Ali b. Hasan, Tarihi Medine-i Demeşk, tahkik: Ali Şiri, Beyrut, Daru’l Fikir, h.k. 1415.
İbn Anbe, Ahmed b. Ali, Umdetu’t Talib fi Ensabi A’li Ebi Talib, Necef, el-Metbaatu’l Hayderiyye, h.k. 1380.
İbn Kuteybe, Muhammed, el-Mearif, Kahire, Daru’l Mearif.
İbn Kesir, Ebu’l Fida İsmail, el-Bidaye ve’n Nihaye, Beyrut, Daru İhyau’t Turasu’l Arabi, h.k. 1408.
İbn Hişam, Muhammed b. Abdulmelik, es-Siyretu’n Nebeviyye, tahkik: Muhyiddin Abdulhamid, Kahire, Mektebetu Sabih, h.k. 1383.
Belazeri, Ahmed b. Yahya, Ensabu’l Eşraf, Beyrut, Daru’l Fikir, h.k. 1420.
Beyhaki, Ebubekir, Delailu’n Nubuvve, Beyrut, Daru’l Kutubu’l İlmiyye, h.k. 1405.
Tirmizi, Muhammed b. İsa, Süneni Tirmizi, tashih: Abdulvahhab Abdullatif, Beyrut, Daru’l Fikir, h.k. 1403.
Hatun Abadi, Cennatu’l Hulud, Mustafevi, Kum, h.ş. 1363.
Kummi, Abbas, el-Künye ve’l Elkab, Tahran, Mektebetu’s Sadr.
Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l Envar, Beyrut, Müessesetu el-Vefa, h.k. 1403.
Mufid, Muhammed b. Numan, İmanu Ebi Talib, Beyrut, Daru’l Mufid, h.k.1414.
Makrizi, Ahmed b. Ali, İmtau’l Esma, tahkik: Abdulhamid el-Nemisi, Beyrut, Daru’l Kutub, h.k. 1420.
Nesai, Ahmed b. Şuayb, Süneni Nesai, Beyrut, Daru’l Fikr, h.k. 1348.
Yakubi, İbn Vazih, Tarihi Yakubi, Necef, el-Mektebetu’l Hayderiyye, h.k. 1384.


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*