$icon = $this->mediaurl($this->icon['mediaID']); $thumb = $this->mediaurl($this->icon['mediaID'],350,350); ?>

İmam Mehdi’nin (a.f) Zuhurunun Alametleri/”Güneşin batıdan doğuşu” sembolik midir gerçek midir? (3)

  • News Code : 782928
  • Source : Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA24.COM
Brief

Güneşin batıdan gerçek doğuşu, ya vadedilen zuhurun alametidir ya kıyametin başlangıcının göstergesidir veya iki defa vuku bulacaktır; biri zuhur anında ve diğeri kıyametin başlangıcında vuku bulacaktır. Eğer güneşin batıdan doğuşu İmam Mehdi’nin (a.f) zuhurunun alameti ise onun hikmeti, o hazretin hakkaniyetinin ispatı ve halkı ona doğru yönlendirmektir; diğer alametlerde olduğu gibi bu işlev mevcuttur.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Güneşin batıdan doğuşunun gerçek oluşunun delilleri

a) Güneşin doğuşu rivayetlerinde gökteki güneş etrafındaki konuların açıklanması

Güneşin batıdan doğuşu ile ilgili rivayetlerde bazı zarif noktalar ve konular var ki güneşin batıdan doğuşunun gerçek oluşuna uygulanabilir. Doğuşun niteliği, doğuş zamanında güneşin zahiri görünüşü, güneşin ve ayın doğarken izin almaları, güneşin batıdan doğacağı gece ferman verilmemesi, doğuştan sonda tövbe kapısının nasıl kapanacağının açıklanması ve güneşin batıdan doğuşunun fecrin doğuşuyla irtibatı güneşin doğuşu rivayetlerinde göze çarpmaktadır.

Bazı rivayetlerde gelmiştir ki güneşin batıdan doğacağı gece, iki (Suyuti: c., s.57; Meclisi: c.55, s.208) veya üç gece kadar (ed-Dani: c.5, s.1108-1109; Suyuti: c.3, s.60, c.55, s.209) uzayacaktır ve gece ibadet edenler ile gece Kur’an tilavet edenler bu uzamanın farkına varacaklardır ve o gecenin sabahı güneş batıdan doğacaktır. (ed-Dani: c.5, s.1108-1109; Taberi: c.8, s.74;Suyuti: c.3, s.60, c.55, s.209).

Diğer bir yerde güneşin doğuşunun niteliği konuşunda şöyle buyuruyor: Güneş ve ay doğacağı zaman Allah’tan izin alırlar ve Allah izin verir, ama o özel gecede Allah izin vermeyecektir ve güneşin batıdan doğuş emri verilecektir. (Buhari: c.4, s.75, c.8, s.176; Nişaburi: c.1, s.96; İbn Hanbel: c.5, s.145; Tırmizi: c.3, s.324-325, c.5, .s42; Taberani: c.4, s.373-374; Taberi: c.8, s.73; Suyuti: c.3, s.57; Hakim Nişaburi: c., s.547-548; Muttaki Hindi: c.14, s.350; Meclisi: c.55, s.209, 144, 146).

Elbette Meclisi güneşin ve ayın izin almaları ile ilgili rivayetleri naklettikten sonra onlardaki birçok konunun zahirinin hilafına yüklenebileceğini söylüyor. (Meclisi: c.55, s.146). Bu rivayetleri anlamak o kadar da sade değildir ve ilmini ehline bırakmak gerekir.

Bazı rivayetlerde fecrin doğuşu ile güneşin batıdan doğuşu arasında irtibat kurulmaktadır. Bu grup rivayetler de güneşin batıdan doğuşunun harici ve gerçek olduğuna dair delildir.

İbn Abbas Peygamberden (s.a.a) nakletmektedir: Fecrin doğuşu benim ümmetim için güneşin batıdan doğuşuna dair rahatlığa neden olacaktır. (Ebu Şuca: c.2, s.458; Suyuti: c.2, s.133; Menavi: c.4, s.358; Muttaki Hindi: c.14, s.349)

Ebu Hatice diyor ki: Bir adam İmam Sadık’tan (a.s) soruyordu ve ben işitiyordum. Dedi ki: Ben sabah namazı kıldım ve dilediğim tüm vacip zikirleri söyledim ve güneş doğmadan önce uyumak istedim, ama bu uykuyu sevmedim. Hazret buyurdu ki: Niçin? Adam dedi ki: Güneşin her zamanki yerinden başka bir yerden doğacağından korkuyordum. Hazret cevapta şöyle buyurdu: Bu anlaşılmayacak bir şey değildir; bak fecr nereden doğarsa güneş de oradan doğacaktır ve vacip zikrini dedikten sonra endişe etmeden uyu. (Tusi: c.1, s.351 ve c.2, s.321; Feyz Kaşani: c.26, s.544-545; Meclisi: C.52, s.268).

Biharu’l-Envar kitabında bu rivayetler İmam Sadık’ın (a.s) “Melahim” (İmamlardan geleceğe dair hadisler) hadisleri bölümünde getirilmiştir. (Meclisi: c.52, s.268) Feyz Kaşani de onun şerhinde güneşin batıdan doğuşuyla ilgili uzun bir açıklama yapmıştır. (Feyz Kaşani: c.26, s.544). Ama ravinin endişesi sadık fecrin ve sabah namazının vaktinin yanlış teşhisi hakkında olabilir ve güneşin batıdan doğuşu ile hiçbir irtibatı olmayabilir; özellikle bu rivayette güneşin batıdan doğuşu tabiri yoktur, konu güneşin normal yerinden başka bir yerden doğmasıdır. Bu ihtimal göz önüne alındığında bu rivayete istinat mümkün olamayacaktır.

b) Âlimlerin ve hadisçilerin anlayışı

Bazı rivai kaynaklar ve hadis şerhleri güneşin batıdan doğuşu rivayetlerini açıklarken onun gerçek olduğunu açıkça belirtmişlerdir.

Merhum Feyz Kaşani güneşin batıdan doğuşunu gerçek bilmiştir ve onu kıyamet öncesinde evrendeki değişimlerin başlangıcı saymıştır. (Feyz Kaşani: c.15, s.61). Meclisi de bu sözü aktarmış ve onu teyit etmiştir. (Meclisi: c.75, s.167)

c) Güneşin doğuşu Hazreti İsa’nın gelişinden sonradır

Şii ve Sünni kaynakları İsa b. Meryem’in inişini İmam Mehdi’nin zuhurundan sonra bilmilerdir ve düşmanlara karşı zafer ve Beytu’l-Mukaddes’in fethi ile sonuçlanacağını açıklamışlardır. İmam Zaman’ın (a.f) imametinde Beytu’l-Mukaddes’te kılınacak cemaat namazı ve İsa b. Meryem’in gökten indikten sonra ona bağlanacağı ve uyacağı ile ilgili hadisler de bu manayı teyit etmektedir. Buna göre bazı rivayetlerde gelen Hazreti İsa’dan sonra gerçekleşecek olan doğuş, İmam Mehdi’nin zuhurunun sembolü olamaz.

Ertah b. Münzir’in rivayetinde Peygamber (s.a.a) ahır zaman fitnelerini açıkladıktan sonra buyuruyor: Sonra İsa Mesih’tir ve ondan sonra güneşin batıdan doğuşu. (Mervezi: s.29; Muttaki Hindi: c.11, s.163-164).

Abdullah b. Mesud’un rivayetinde Peygamber (s.a.a) şöyle buyuruyor: İsa b. Meryem indikten ve Deccal onun eliyle öldükten sonra yaşam güneş batıdan doğuncaya kadar sürecektir. (Mervezi: 354 ve 397; İbn Tavus: 203)

Huzeyfe b. Yeman Peygamberden (s.a.a) şöyle naklediyor: Deccal ve İsa’nın inişi ilk alametlerdendir ve en son güneşin batıdan doğuşu vardır. (Taberi: c.17, s.115; Muttaki Hindi: c.14, s.259-260)

ç) Güneşin doğuşu, dünyanın ömrünün sonu ve yaratıkların ruhunun alınmasından sonra

Eğer güneşin batıdan doğuşu İmam Mehdi’nin zuhurunun sembolü olursa, dünyanın sonu ve kıyametin başlangıcı olmamakla birlikte beşerin pak yaşamının da başlangıcıdır ve Şii rivayetlerine göre bu ilahi hükümet uzun yıllar devam edecektir. Buna göre güneşin batıdan doğuşunu kıyamete çok yakın bilen rivayetler, doğuşun gerçek olduğuna dair karine olabilirler.

İbn Abbas’ın Peygamberden naklettiği rivayette deniliyor ki güneşin batıdan doğuşundan itibaren eğer bir adam bir atı binmek için eğitirse ona binmeye muvaffak olmayacaktır. (Mervezi: 397; İbn Hacer: c.11, s.306; Taberi: c., s.51; Suyuti: c.3, s.61). Bu rivayet doğuş ile kıyamet arasındaki fasılanın ne kadar az olduğunu gösteriyor.

Enes’in rivayetinde Peygamberden (s.a.a) şöyle nakledilmiştir: Güneşin batıdan doğduğu sabah bu ümmetten bir grup maymun ve domuz suretinde olacaklardır. Amellerin kaydedildiği defterler kapatılacak ve kuruyacaktır, iyi ve kötü amellere bir şey eklenmeyecek ve azalmayacaktır. (Suyuti: c.3, s.59)

Bu rivayette söylenilen konular büyük kıyametin başlangıcını resmetmektedir.

Huzeyfe b. Useyd Peygamberden (s.a.a) şöyle naklediyor: Allah’ın kendisiyle müminlerin canını alacağı rüzgâr esmeye başlayacaktır ve sonra güneş batıdan doğacaktır. (Haysemi: c.8, s.9; Taberani: c.3, s.175; Hakim Nişaburi: c.3, s.594; Muttaki Hindi: c.14, s.349)

d) Güneşin batıdan doğuşundan sonra tövbe fırsatının sona ermesi, iman etmenin fayda vermemesi ve ilahi hüccetin ölümü

Güneşin batıdan doğuşu ile ilgili birçok rivayette şu noktaya işaret edilmiştir ki bu doğuştan sonra tövbe kapısı kapanacaktır ve fertlerin imanının kendilerine bir faydası olmayacaktır. (İbn Hanbel: c.4, s.239-240; Nisai; c.6, s.344; İbn Mace Kazvini: c.2, s.1353; Beyhaki: c.1, s.281-281; Tırmızi: c.5, s.205-206; Haysemi: c.10, s.198; Sanani; c.1, s.204-206; Taberani: c.8, s.56-57, c.10, s.206; Mervezi: 398; Hakim Nişaburi: c.4, s.261; Suyuti: c.3, s.59; Muttaki Hindi: c.2, s.22 ve c.4, s.211, 222, 261). Halbuki Abdullah b. Süleyman Amiri’nin İmam Sadık’tan (a.s) naklettiği rivayette gelmiştir ki yeryüzünde her zaman Allah’ın helal ve haramını tanıyacak ve Allah’a davet edecek bir hüccet vardır, ancak kıyametten kırk gün önce yeryüzü hüccetten boş kalacaktır ve hüccet insanların arasından alındığı zaman tövbe kapısı kapanacak ve fertlerin imanı kendilerine bir fayda sağlamayacaktır. (Berki: c.1, s.236). bu rivayetten güneşin batıdan doğuşunun ilahi hüccetin ölümüyle aynı zamanda gerçekleşeceği anlaşılabilir ve bu, güneşin batıdan doğuşunun zuhurun sembolü oluşuyla uyuşmamaktadır.

Bir soruya cevap

Faraza güneşin batıdan doğuşunu gerçek sayalım, buna ne gerek var ve Allah niçin böyle bir iradede bulunmuştur?

Cevap: Güneşin batıdan doğuşu ya vededilen zuhurun alametidir ya kıyametin başlangıcının alametidir veya iki defa vuku bulacaktır; biri zuhur anında ve diğeri kıyametin başlangıcında. Eğer güneşin doğuşu İmam Mehdi’nin zuhurunun alameti ise onun hikmeti, o hazretin hakkaniyetinin ispatı ve insanların ona yönlendirilmesidir; nasıl ki diğer alametlerde de bu işlev mevcuttur veya İmam Mehdi aracılığıyla inkâr edenlerin cevabında mucize ve keramet unvanıyla yapılacaktır. Eğer kıyamet öncesinde gerçekleşirse ve güneşin batıdan doğuşunun mümkün olmayışı görüşü kabul edilirse, kıyametin başlangıcı ve evrenin sisteminin bozulması manasında olacaktır.

Bazı kaynaklarda güneşin batıdan doğuşunun hikmetinin Halilu’r-Rahman İbrahim’e (a.s) cevaben olduğu söylenmiştir. (İbn Cuzi: c.2, s.96; Bağdadi: c.2, s.176; Salebi: c.4, s.210). İbrahim (a.s) buyuruyor ki: Benim rabbim güneşi batıdan getirendir ve eğer sen (Nemrut) ilahlık iddiasında bulunuyorsan onu batıdan getir. (Bakara,258) Allah da yemin etmiştir ki kıyametten önce güneşi batıdan getirsin ki herkes onun buna gücünün yettiğini bilsin. (Belhi: c.1, s.21; Kurtubi: c.3, s.285; Konevi: c.5, s.408; Semerkandi: c.1, s.171).

Sonuç

Bu araştırmanın sonunda elde edilen verilere göre, güneşin batıdan doğuşunun gerçek ve harici olma yönleri gökteki güneşe işaret eden birçok rivayete ve sembolik manaya yüklenme kabiliyeti olmayan diğer delillere istinaden güçlenmektedir. Ama güneşin batıdan doğuşunun sembolik ve simgesel olduğu görüşünün gerçi rivai senedi yoktur, fakat meselede mevcut olan şahit ve karineler dikkate alındığında ilmi toplantılarda sunulabilir bir görüş olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kaynaklar

-Aryanpur, Menuçehr (1385), Ferheng-i Pişrov-i Aryanpur, Tahran, 4. Çap.

-Alusi, Seyyid Mahmud, Ruhu’l-Meani fi Tefsiri’l-Kur’ani’l-Azim, Beyrut, Daru’l-Kitabi’l-İlmiyye, 1.çap.

-Ebu Şuca Şirviye b. Şehrdar b. Şirviye ed-Deylemi elHezani, İlkiya lakaplı, el-Firdevs bi Masuri’l-Hitab, Beyrut, Daru’l-Kitabi’l-İlmiyye.

-İbn Babuveyh Kumi, Ali b. Hüseyin, el-İmamet-u ve’t-Tebsere, Kum, Medresetu’l-İmami’l-Mehdi, 1.çap.

-İbn Cuzi, Abdurrahman b. Ali, Zadu’l-Mesir fi İlmi’l-Tefsir, Beyrut, Daru’l-Kitabi’l-Arabi, 1.çap.

-İbn Hacer, Fethu’l-Bari, Beyrut, Daru’l-Marifet, 2.çap.

-İbn Hanbel, Ahmed b. Muhammed, Müsned-i Ahmed, Dar-u Sadır, Beyrut.

-İbn Tavus, Ali b. Musa, el-Melahim ve’l-Fiten, İsfehan, Müesseset-u Sahibi’l-Emr, Neşat, 1.çap.

-İbn Mace el-Kazvini, Muhammed b. Yezid, Sünen-i İbn Mace, Daru’l-Fikr li’t-Tababe ve’n-Neşr.

-Erbili, İbn Ebi’l-Feth, Keşfu’l-Gumme, Daru’l-Ezva, Beyrut.

-Esterabadi, Ali, Tevilu’l-Ayat ez-Zahire fi Fezaili’l-İtreti’t-Tahire, Kum, Müessesetu’-Neşri’l-İslami, 1. Çap.

-Emini Abdulhüseyn Ahmed (Allame Emini), el-Gadir, Beyrut, Daru’l-Kitabi’l-Arabi, 4.çap.

-Enveri, Hasan, Ferheng-i Bozorg-i Soğen, Tahran, 1.çap.

-Behrani, Haşim b. Süleyman, el-Burhan fi Tefsiri’l-Kur’an, Kum, Bonyad-ı Biset, 1.çap.

-Buhari, Sahih-i Buhari, İstanbul, Daru’l-Fikr.

-Berki, Ahmed b. Muhammed b. Halid, el-Mehasin, Tahran, Daru’l-Kitabi’l-İslamiye.

Bağdadi, Alauddin Ali b. Muhammed, Lubabu’t-Tevil fi Meani’t-Tenzil, Beyrut, Daru’l-Kitabi’l-İlmiye, 1.çap.

-Belhi, Mukatil b. Süleyman, Tefsir-i Mukatil b. Süleyman, Beyrut, Dar-u İhayi’t-Turas, 1.çap.

-Beyhaki, es-Sünenü’l-Kübra, Daru’l-Fikr.

-Tebriziyan, Abbas, el-Addu’t-Tenazuli fi Alaim-i Zuhuri’l-Mehdi, Tahran, Jerf, 1.çap.

-Tirmizi, Sünen-i Tirmizi, Beyrut, Daru’l-Fikr, 2.çap.

-Salebi Neşaburi, Ebu İshak Ahmed b. İbrahim, el-Keşf ve’l-Beyan en Tefsiri’l-Kur’an, Beyrut, Dar-u İhyai’t-Turasi’l-Arabi, 1.çap.

-Cezayiri, Seyyid Nimetullah, Nuru’l-Berahin, Cemaetu’l-Müderrisin, Kum, 1.çap.

-Hakim Nişaburi, el-Müstedrek, Bica.

-Hilli, Hasan b. Süleyman, Muhtasar-u Besairi’d-Derecat, Kum, İntişarat er-Resul el-Mustafa, 1.çap.

-Hazzaz Kumi, kifayetu’l-Eser, Kum, İntişarat-ı Bidar.

-Hasibi, Hüseyin b. Hemdan, el-Hidaye el-Kubra, Beyrut, el-Belağ.

-Ed-Dani, Ebu Amr Osman b. Said, es-Süneni’l-Varide fi’l-fiten ve gavailiha ves-Saati ve Eşratiha, riyad, Daru’l-Asime, 1.çap.

-Ravendi, Kutbuddin, el-Haraic ve’l-Ceraih, Müessesetu’l-İmami’l-Mehdi, 1.çap.

-Semerkandi, Nasr b. Muhammed b. Ahmed, Bahri’l-Ulum, Beyrut, Daru’l-Fikr, 1.çap.

-Seyyid Murtaza, el-Fususu’l-Muhtara, Beyrut, Daru’l-müfid, 2.çap.

-Suyuti, Abdurrahman b. Ebubekir el-Camiu’s-Sağir, Beyrut, Daru’l-Fikr, 1.çap,

             -Dürrü’l-Mansur fi Tefsiri’l-Mesur, Kum, Ayetullah Necefi Maraşi Kitaphanesi, 1.çap.

-Saduk, Muhammed b. Ali, Meani’l-Ahbar, Kum, Müessesetu’n-neşri’l-İslami,

           -İlelu’ş-Şerayi, Necef, Menşuratu’l-Mektebe el-Haydariye,

           -Kemaluddin ve Tamamu’n-Nimeh, Kum, Camiay-ı Müderrisin,

           -Men la Yahzuruhu’l-Fakih, Kum, Defter-i İntişarat-i İslami, 2.çap,

           -el-Emali, Kum, Müessesetu’l-Biset, 1.çap.

-Sanani, Abdurrazzak, el-Müsnef, Bica, Bina.

-Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, el-Mizan fi Tefsiri’l-Kur’an, Kum, , Defter-i İntişarat-i İslami, 5.çap.

-Tabersi, Fazl b. Hasan, Mecmeu’l-Beyan, Beyrut, Müessesetu’l-Alemi li’l-Matbuat, 1.çap.

-Taberani, el-Mücemi’l-Kebir, Dar-u İhyai’t-Turasi’l-Arabi, 2.çap.

-Tabersi, Ahmed b. Ali, el-İhticac, Necef, Daru’n-Numan.

-Taberi Şii, Muhammed b. Cerir, Delailu’l-İmamet, Kum, Müessesetu’l-Bisat, 1.çap.

-Taberi, Muhammed b. Cerir, Tarih-i Taberi, Beyrut, Müessesetu’l-Alemi, 4.çap,

               -Camiu’l-Beyan, Beyrut, Daru’l-Fikr.

-Tusi, Muhammed b. Hasan, el-İstibsar, Tahran, Daru’l-Kitab-İslamiye, 4.çap,

             -Tehzibu’l-Ahkam, Tahran, Daru’l-Kitab-İslamiye, 4.çap.

-Arusi Huveyzi, AbdAli b. Cuma, Nuru’s-Sakaleyn, Kum, İntişatat-i İsmailiyan, 4.çap.

-Amid, Hasan, Ferheng-i Amid, Tahran, emir Kebir, 26.çap.

-Ayyaşi, Muhammed b. Mesud, Tefsir-i Ayyaşi, Tahran, el-matbaba el-İlmiye, 1.çap.

-Fital Nişaburi, Muhammed b. Ahmed, Ravzatu’l-Vaizin ve Basiretu’l-Muteazzin, Kum, İntişarat-ı Razi, 1.çap.

-Feyz Kaşani, Muhammed Muhsin b. Şah Murtaza, el-Vafi, İsfahan, Kitaphane-i Emirulmüminin Ali (a.s), 1.çap.

-Kurtubi, Muhammed b. Ahmed, el-Cami’ li Ahkami’l-Kur’an, Tahran, İntişarat-ı Nası Husru, 1.çap.

Kumi Meşhedi, Muhammed b. Muhammed Rıza, Tefsir-i Kenzu’l-Dakaik v Behru’l-Garaib, Tahran, Kültür Bakanlığı, 1.çap.

-Kumi ali b. İbrahim, Tefsir-i Kumi, Necef, Menşurat Mektebet el-Huda.

-Konevi, İsmail b. Muhammed, Haşiyetu’l-Konevi ela Tefsiri’i-Beyzavi, Beyrut, Daru’l-Kutubi’l-İlmiye, 1.ç1p.

-Kuleyni, Muhammed b. Yakup, el-Kafi, Daru’l-Kutubi’l-İslamiye, 3.çap.

-Kurani Amuli, Ali, Mucem-u Ahadisi’l-İmami’l-Mehdi, Müessesetu’l-Maarifi’l-İslami, 1.çap.

-Muttaki Hindi, Kenzu’l-Ummal, Beyrut, Müessesetu’r-Risalet.

-Meclisi, Muhammed Bakır b. Muhammed Taki, Biharu’l-Envar, Beyrut, Dar-u İhyai’t-Turasi’l-Arabi, 2.çap.

-Mervezi, Naim b. Himad, Kitabu’l-Fiten, Beyrut, Daru’l-Fikr.

-Mukaddes Şafii, Yusuf b. Yahya b. Ali b. Abdulaziz, Akdu’l-Dürer fi Ahberi’l-Muntazar, Kahire, Alemu’l-Fikr, 1.çap.

-Menavi, Feyzu’l-Gadir, Beyrut, Daru’l-Kitabi’l-İlmiye, 1.çap.

-Müfid, Muhammed b. Muhammed b. Numan, el-İrşad, Beyrut, Müesseset-u Alu’l-Beyt, 2.çap.

-Nisai, Süneni’l-Kubra, Beyrut, Daru’l-kitabi’l-İlmiye, 1.çap.

-Numani, Muhammed b. İbrahim, Kitabu’l-Gaybe, Kum, Enveru’l-Huda, 1.çap.

-Nişaburi, Müslim b. Haccac, Sahih-i Müslim, Beyrut, Daru’l-Fikr.

-Veremziyar, Mustafa, Müddet-i Hükümet-i İmam Zaman, Faslname-i Mehdevi, 6.sayı.

-Haysemi, Mecmeu’z-Zavaid, Beyrut, Daru’l-Kutubi’l-İlimye.

ABNA24.COM


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır