Muharrem Ayının On ikinci akşamının Mersiyesi – İmam Zeynel Abidin’in (a.s) Musibeti

  • News Code : 280512
  • Source : Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA.İR
O melun şöyle dedi: “Ali b. Hüseyin’i Allah öldürmedi mi?” imam şöyle buyurdu: “Ali adında bir kardeşim vardı, insanlar onu öldürdü.” İbni Ziyad dedi ki: “Allah öldürdü” imam Seccad şöyle buyurdu: “Allah canları öldükleri esnada alır.” İbni Ziyad öfkelenerek şöyle dedi: “Bana laf yetiştirmeye cüret mi ediyorsun?” Onu götürün ve boynunu vurun…”

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- “Seccad”, “Zeynel Abidin” ve “Seyyid-u Sacidin” lakaplarına sahip olan İmam Ali b. Hüseyin (a.s) Kerbela vakıasında 22 yaşlarındaydı.

Aşura Sabahı Ömer b. Saad kendi ordusunun cenazelerini bir araya toplayarak onlara cenaze namazı kılarak defnetti. İmam Hüseyin (a.s) ve ashabını o şekilde bırakarak Küfe’ye hareket emrini verdi. Küfe ve Arap kabileleri Ubeydullah b. Ziyad’ın yanında konum kazanmak için Şühedanın mübarek başlarını kendi aralarında taksim ederek onları mızraklara geçirip Kerbela’dan hareket ettiler.

O anda yanlarında uygun bir elbise ve hicapları kalmayan Ehl-i Beyt’in (a.s) kadın ve çocuklarını eğersiz deve ve merkeplere bindirerek onlara tam bir kafir muamelesi yaparak Küfe’ye doğru hareket ettiler.

Esirleri Küfe’nin yakınlarına getirdiklerinde halk onları seyretmek için bir araya toplanmışlardı. Yüksek bir yerde duran Küfe halkından bir kadın şöyle sordu: “Sizler hangi kabilenin esirlerisiniz?” Dediler ki: “al-i Muhammed’in esirleriyiz!” o kadın aşağı gelerek kendilerini örtmeleri için onlara elbise ve örtü getirdi.

Şimdi imam Seccad’ın (a.s) halini bir düşünün; bir taraftan bedenini bitkin düşüren hastalıktan boğuşmakta, diğer taraftan babasını, kardeşlerini, amcalarını, amcaoğullarını kaybettiğinden yüreği yanmakta, bir taraftan şehitlerin kesik başları gözlerinin önünde ve bunlardan daha zor ve acı olanı –ilahi bir onurdur- ise hala ve bacılarının o halde hain ve düşmanların gözlerinin önünde olmaları...

Esirlerin hükümet binasın götürülmesinden önce imam Hüseyin’in (a.s) mübarek kesik başını İbni Ziyad’ın önüne bıraktılar. İbni Ziyad öfkeli bir şekilde elindeki bambu ağacıyla İmamın ağız ve dişlerine vuruyordu.

Onun bu küstahlığı oradaki bir çoklarını rahatsız etti. Peygamber Efendimizin sahabesi ve imam Ali’nin Sıffin savaşında yaranlarından ve o sırada yaşlı olan “Zeyd b. Erkam” İbni Ziyad’a: “Çubuğunu çek! Allah’a yemin ederim ki Peygamber’in o vurduğun yerleri defalarca öptüğünü gördüm.” Sonra ağlamaya başladı. İbni Ziyad: “Eğer kaçık ve yaşlı bir bunak olmasaydın boynunu vururdum.” Zeyd dışarı çıkmak üzereyken ayağa kalkarak dedi ki: “Ey Arap! Bugün kul oldunuz ve Fatıma’nın evladını öldürdünüz ve Mercane’nin oğluna emirlik verdiniz. Allah’a and olsun ki bu sizin iyilerinizi öldürecek, rezil ve zalimleri çalıştıracaktır.

Mecliste olanlardan bir diğeri “Enes b. Malik”ti ki Peygamberin sahabe ve hadimiydi; imam Hüseyin’in kesik başını ve Ubeydullah b. Ziyad’ın ona karşı cesaretini müşahede edince ağlayarak dedi ki: “Peygamber’e en fazla benzeyen insandı”

Sonra esirleri İbni Ziyad’ın olduğu yere getirdiler. İbni Ziyad, İmam Seccad’ı görünce şöyle sordu: “Sen kimsin?” Buyurdu ki: “Ben Ali b. Hüseyin’im” O melun tekrar dedi ki: “Ali b. Hüseyin’i Allah öldürme dimi?” imam şöyle buyurdu: “Ali adında bir kardeşim vardı, insanlar onu öldürdü.” İbni Ziyad dedi ki: “Allah öldürdü” imam Seccad şöyle buyurdu: “Allah canları, öldükleri esnada alır.” İbnzi Ziyad öfkelenerek şöyle dedi: “Bana laf yetiştirmede cesaret mi gösteriyorsun?” Onu götürün ve boynunu vurun.” Sonra Hz. Zeynep dedi ki: “Ey Ziyad’ın oğlu! Bizden döktüğün kanlar artık yeter.” Sonra İmamı kucaklayarak şöyle buyurdu: “Vallahi ondan ayrılmayacağım. Eğer onu öldürmek istiyorsan beni de öldür.”

İbni Ziyad onlara biraz baktıktan sonra dedi ki: “İlginç, bu kadında kardeşinin oğluyla birlikte ölmek istiyor! Onu bırakın ondaki hastalık zaten onu öldürecektir…”

Sonra İmam Seccad (a.s), Şam seferinin ıstırabına, esaretin acısına ve Yezid’in sarayındaki azaplarına tahammül etti… Şerefli ömrünün sonuna kadar devamlı olarak Kerbela musibetiyle kederlenerek hüzünlenirdi… Rivayet etmişlerdir ki Medine’de soytarılık ve palyaçoluk yapan bir kişi boş konuşarak ve şak yaparak halkı güldürürdü. Bu kişi bir gün dedi ki: “Ali b. Hüseyin beni biçare ve aciz bıraktı. Çünkü her ne yaptıysam onu güldüremedim. “

İmam Seccad (a.s), 94 veya 95 hicrinin Muharrem Ayında 57 yaşındayken “Abdulmelik Mervan”ın oğullarından birinin zehiriyle zehirlenerek yatağa düştü.

Hz. İmam Seccad (a.s), bu esnada tüm çocuklarını yanına toplayarak büyük oğlu “Muhammed b. Ali”yi –ki O da Kerbela musibetini görmüş ve acıları tatmıştı. Kerbela olayı olduğunda İmam Muhammed Bakır (a.s) 4 yaşlarındaydı – kendi vasisi karar kılarak ona “Bakır” lakabın verdi. Sonra diğer çocukların işlerini ona havale ederek ona nasihat ederek vasiyette bulundu. Sonra İmam Muhammed Bakır’ı sinesine yapıştırarak şöyle buyurdu: “Sana, babamın bana şehit olduğu gün kendisine babasının ettiği vasiyeti, vasiyet ediyorum. Öldüğü anda bana ettiği vasiyet şudur: “Sakın ha sakın! Allah’tan başka sana karşı bir yardımcısı olmayan kimseye zulmetme.”

Hz. Seccad (a.s) şehit olduğunda tüm Medine halkı ona yas tuttu. Kadın, erkek, siyah, beyaz, çocuk, büyük herkes ona ağladı. Gök ve yerde hüznün izleri vardı.

الا لعنة الله علی القوم الظالمين و سيعلم الذين ظلموا أي منقلب ينقلبون*.

اِلَّا الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَذَكَرُوا اللّٰهَ كَثٖيرًا وَانْتَصَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا وَسَيَعْلَمُ الَّذٖينَ ظَلَمُوا اَیَّ مُنْقَلَبٍ يَنْقَلِبُونَ 

Ancak iman edip iyi işler yapanlar, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar başkadır. Haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.” (Şuara, 227)

Nükte:

Önemle üzerinde durulması gereken nokta şudur ki: Hz. İmam Zeynel Abidin Seccad (a.s) sadece imam Hüseyin’in kafilesi Mekke’den Kerbela’ya gittiğinde ve o da sadece Aşura günlerine yakın ve ondan birkaç gün sonra hastaydı. Bu hastalığın hikmet ve sırrı da o günlerde ortaya çıkmıştı, çünkü İslam düşmanları İmamın tüm evlatlarını ve Ehl-i Beyti’ni hatta altı aylık Hz. Ali Asker’i bile Aşura günü öldürmüşlerdi. Şimr, taraftarlarıyla çadırlara saldırdığında ve imam Seccad’ı öldürmek istediğinde düşman ordusu hastalığını ortaya sürerek onun öldürülmemesini istedi. Bu şekilde Şimr’i, ikna ederek vazgeçirmişlerdi.

Dolayısıyla, Hz. İmam Zeynel Abidin’in (a.s) hastalığı sadece ilahi maslahat gereği (çünkü imamet Onunla devam edecekti.) birkaç gündür. Onun bazıları tarafından hasta lakaplı anılması çirkin ve yakışık almamaktadır. Bunun bilinmesi gerekir.

…………………………………………………………………

Kaynaklar:

1. Seyyid ibni Tavus; el- Luhuf fi Katli Tufuf; Kum, Razi yayınları, 1364

2. Şeyh Abbas Kummi; Nefsi’l Mehmum; tercüme ve tahkik Allame Ebu’l Hasan Şe’rani; Kum: Zevil Kurba yayınları,1378

3. Şeyh Abbas Kummi; Munteha’l A’mal; Ayetullah Rıza Üstadi’nin zahmet ve çabalarıyla; Kum: Mustafa yayınları,1380

ABNA.İR

 


Mourining of Imam Hossein
Aşura Özel
پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib