Muharrem (Şiir)

  • News Code : 280613
  • Source : Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA.İR
Ağla gönlüm ağla geldi muharrem Ararım kendime bulsam bir hem dem Sorarım kendimden her an, zamanlar Tarih boyu sormuş, bütün insanlar

Neden mahzun olur, gönlüm bu günler

Alevlenip yanar, bütün gönüller

Su gördüm mü hüzün, basar kalbi mi?

Bilmem kime desem, ben bu derdimi

 

Kerbela olayı, düştükçe yâda

Gözüm ağlar tenim, döner feryada

Rahmi olmadı büyük, küçük, esire

Zehre kızları vuruldu, zincire

 

Nebinin torunu, değil mi bunlar

Neden doğranmıştır, bunca insanlar

Cennet gençlerine, efendi olan

Nuh’un gemisi olarak tanınan

 

Mahsur kaldı, zalimlerin elinde

Söndü çırağı, Ney neva çölünde

Kesildi o çölde, yetmiş iki baş

Gökte melek, yerde, kan ağladı taş

 

Şehit oldu Hüseyin, din kalsın diye

Bakın Ehli- Beyte, olan iğliye

Böylece verdiler, ücreti dini

Makam için, öldürdüler, Hüseyni

 

Güneşi vurdular, mızrak başına

Kıydılar yaşayan, natuk kurana

Dediler Hüseyne, gel biat eyle

Yezide, Mervan’a, itaat eyle

 

Karışma yezidin, siyasetine

Din kökten çürüse, kime sana ne

İbadete kapıl, dur bir köşede

Ukbe sizin, dünya, kalsın yezide

 

Tarihi doldurdu, cevabı Hüseyin

Ben ölsem de, dedi, yaşasın, bu din

Dünya değil, arşı verseler bile

Bir an olsun biat, etmem yezide

 

Ben Hüseynim, peygamberin, torunu

Yezitte söylesin, kendir soyunu

Maviye, Sufyandır, onun babası

Ütbe dayısıdır, Hinde anası

 

Yirmi yıl savaştı, Sufyan nebiyle

Hamza’nın ciğerin, doğradı hinde

Mecbur kaldı, kabullendi İslam’ı

Gizledi kalbinde, Hu bel, Uzzanı

 

Elli bir yıl sonra, yezidi kafer

Sufyanın kalbini, eyledi aşikâr

Emevi camisi, denilen yerde

Binlerce insanın, gözü önünde

 

Dinden çıktığını, dile getirdi

Bedirden, Uhuttan, Hayber’den dedi

Dedi öcünüzü, aldım Nebiden

Muhammet, Mustafa, bil has Aliden

 

Ne nübüvvet vardır, nede imamet

Ne uhra doğrudur, nede kıyamet

Kurana aykırı, sözler diyordu

Kâfir olduğunu, kanıtlıyordu

 

Tek, tek yazılmıştır, tarihte bunlar

Mesnedi, Ahmetler, kenzil, ummanlar

İbni kesir, ibni esir, Teberi

Yazmışlar tarihte, bunca haberi

 

Okladılar o mübarek, canları

Esir götürdüler, şama kızları

Darbeler vurdular, İslam’a, dine

Bir yudum su, vermediler Hüseyne

 

Böylece İslam’a, olanlar oldu

Nebinin gülleri, açmadan soldu

Gelin ker beladan, ibret alalım

Kuran ve itreti, önder kılalım

 

Kerbeladan ibret, almazsak bizler

Hâkim olur bize, yine Yezitler

Kesilir yeniden, Hüseynin başı

Kurumaz İslam’ın, akar gözyaşı

 

Darbeler vururlar, İslam’a dine

Harici söylerler, imam Hüseyne

İsarete gider, evlatlarımız

Silinir tarihten, şöhret, şanımız

 

Bütün günlerimiz, olur muharrem

Kalmaz hoş günümüz, hep olur matem

Gelin ağlayalım, esir kızlara

Kerbelada o dökülen, kanlara

 

Hüseyne, Abbas’a, bil has Zeynep’e

Boğazı oklanan, Ali- Askere

Ağla İsa, ağla, sende Hüseyne

Ağlamak Hüseyne, hayattır dine.

 

İsa MEHDEVİ


Mourining of Imam Hossein
Aşura Özel
پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib