Kerbela’nın Pir-i Aşkından Ne Öğrenmeliyiz?

Habib İbn Mezahir ve Hakiki Ehlibeyt Aşığının Vasıfları

  • News Code : 281163
  • Source : Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA.İR
Yaşlıydı, ama evde oturmayı seçmemişti. Bir yerlerde kıvrılıp oturabilir ve kendisini ibadete vererek günlerini rüku ve secde ile geçirebilirdi. Ama o, ölüm döşeğini seçecek bir kişi değildi. Velayetsiz rüku ve secde onun için tedrici ölüm demekti. Yaşlanmış ve kadim dostundan ayrı düşmüştü. Meysem-i Tammar gibi bazı arkadaşlarından geri kaldığını hissediyordu. Hani Hz. Ali’nin aşkından dar ağacına asılmış, elini, başını ve dilini bu aşk savaşında yara feda eden Meysem.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA-

……………

“Beni Esed” kabilesinden ve Peygamber efendimizin Bi’setinden bir yıl önce dünyaya gelmişti. Maceralarla dolu yılları arkası sıra bırakmıştı. Emire’l Mümin’in Hz. Ali’nin (a.s) savaşlarının bir çoğuna katılmış ve muhaliflerin dil yaralarına fazlasıyla katlanmıştı.

…………..

Yaşlanmış ve kadim dostundan ayrı düşmüştü. Meysem-i Tammar gibi bazı arkadaşlarından geri kaldığını hissediyordu. Hani (Hz.) Ali’nin aşkından dar ağacına asılmış, elini, başını ve dilini bu aşk savaşında yara feda eden Meysem.

…………..

Yaşlıydı, ama aşk yolunda gençleri bile geride bırakmıştı. Mevla’sı Hüseyin’in (a.s) Küfe’ye yaklaştığını duyunca merkebini hazırlayarak yola koyuldu. İbni Ziyad’ın memurlarına esir olana kadar geceleri hareket ediyor, gündüzleri dinleniyordu. En sonunda Muharrem Ayının yedisinde kendisini Kerbela’da aşk kafilesine ulaştırdı.    

…………..

Habip’ten bahsediyoruz; yani Habip ibni Mezahir’den. Hüseyin Kerbela’sının yaşlı kahramanından. Beni Esed kabilesinin büyüydü, ama sonradan fedakarlar kafilesinin büyüğü ve Ehlibeyt’in ebedi pir-i aşkı oldu.

………………

Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Peygamberle geçirmiş gençliğini ise Hz. Ali’yle geçirmişti.

Allah Resulü vefat ettiğinde Mevla’sı Ali’ye biat etmiş ve ömrünün sonuna kadar onun velayet hattından ayrılmamıştı. Peygamberden şöyle duymuştu: “Ali hakla birlikte, hakta Ali’yle birliktedir” ve yine  “Ene Medinetül İlm ve Aliyyun Babuha”; Ben ilmin şehriyim Ali’de onun kapısıdır. dolayısıyla onunla birlikte olmayı ganimet biliyor ve onun öğrencisi olmaktan onur duyuyordu. Onun öğrenciliğinden çok kıymetli ilimler öğrenmişti.

Habip ibni Mezahir, Tefsir, Fıkıh, Kıraat, Hadis, Edebiyat, Cedel ve Münazara da oldukça maharet sahibiydi. Onun bildiği bir başka ilimde “Belaya ve Menaya ilmi”ydi. Yani geçmiş ve gelecekte yaşanacak olayları bilme ilmine de vakıftı…   

…………………

Habip İbni Mezahir’in özelliği hakkında çok şeyler söylenmiştir.

O, cesur ve oldukça kudretli biriydi. Abit ve az ile yetinen bir insandı. Takvalı ve ilahi haram ve helallere riayet eden biriydi. Kur’an-ı Kerim’in tamamına hıfzdı. Gecenin kalbinde Allah’a yakarır ve dualarla geçirirdi. Zühtü yaşam tarzının baş tacı kılmıştı. Çok sade ve gösterişsiz bir hayatı vardı. Habip, hatta son gecesi olan Aşura Akşamını bile Allah’a dua ve yakarışla geçirmişti.

Habip, tam anlamıyla hakiki bir Şia’ydı.

………………….

Yaşlıydı ve ömründen 75 yıl geçmekteydi. Ama savaş günü tüm gücüyle kudretli pençeli genç bir yiğit gibi Ömer İbni Saad’ın ordusunun karşısına çıkmıştı…  

Ama onun cesareti insanları ilk önce irşat etmesine mani değildi. Dolayısıyla insanlara öğüt ve nasihat etmeye başladı. Şayet uykuda olan ve nefislerinin esirleri olmuş kişileri kurtarabilirdi…

Nagehan savaş meydanına yürüdü, böylece Cihad-ı Ekber (büyük cihat) yolunda geçen ömrünün ardından kendi dinini cihad-ı Esgar (Küçük cihat) yolunda da eda etmiş olsun.

……………….

Habip’ten ne öğrenebiliriz ve bu yaşlı eğitmenin mektebinden hangi dersleri çıkarabiliriz?

Bir: İmamı Tanımak

Buyurdular ki: “Men mate velem ye’rif imeme zamanehu mate meyteten cahiliyet”; “Zamanın imamını tanımadan ölen cahiliyet ölümüyle ölmüş gibidir.” Habip İbni Mezahir’in yaşamı, İmamı tanımak için tam bir mısdak ve örnektir. Habip, yedi masumu hayatında tanımış ve üç imamın mahzarlarından ilim öğrenmiştir ve onların her üçü için de tam bir habip olmuştu.

İki: Velayet Eksenli

Eğer marifet sahih olmazsa, şeytanın insanın etrafına örecek çok kozu vardır. Örneğin şöyle diyebilir: “Ben yaş olarak onun babası yerindeyim, neden ona itaat edeyim ki?”

Ama eğer insanın marifeti sahih olursa, insan bilir ki yüce Allah beşikte bile birisini tüm beşeriyetin önderi olarak karar kılabilir.

Habib’in velayet ekseni, onun sahih marifetinden coşmaktadır.

Üç: Basiret

Habip, Küfe’nin Şii büyüklerindendi. Süleyman Bin Suredi Hazai” ve ötekiler gibi. Habip, imama davet edicilerdendi. Hicar bin Ebcer ve ötekiler gibi. Onun şefkati mektupların payesinde idi, “Şebes Rebei” ve otuz bin kişi gibi… Süleyman iyi bir insandı, ancak aşk kafilesinden geride kalmış, böylece “Tevvabin kıyamıyla” kalbine merhem sürebilmişti…

Ama Habip, kendisini melekut kafilesine yetiştirebilmiş ve melekuti olmuştu…  çünkü bu ilmi ancak basiret, sabır ve ilim sahipleri üstlenebilirdi… Habip ise hem sabırlı, hem basiretli hem de alim biriydi.

Dört: Rahatlık Peşinden Koşmaktan Beri Olmak

Derler ki: “Altmış oldu mu, oturmak gelir.” Yaşlı olduysan artık senin dünya ve dünyalıklarla ne işin olur? Git bir köşede otur ve ömrünün son günlerini afiyet içinde geçir. Sana ne savaştan, sana ne kılıçtan ve fitneden?!...

Ama bunun gibi laflar Habib’e sökmez.

Habib’in basiret ve sabrı, imamı tanımasıyla sonuçlanmış, imamı tanıması velayet eksenli olmasıyla sonuçlanmış ve velayet eksenli olması da onun afiyet ve rahatlıktan kaçınmasına sebep olmuştur. Bu hak ve hakikat peşinde koşmanın mükafatı ise Hüseyin’in (a.s) rikabında şehadetle sonuçlanmıştır.

Beş: Amelde Şia Olmak

Bir çoklarımız kendimizi halis ve öz Şia olarak bilmekteyiz, ama amel meydanına çıktığımızda ayağımız kayar ve o iddialarımızın hepsinin lakırdıdan başka bir şey olmadığı ortaya çıkar.  

Ancak Habip, hakiki Allah aşığı ve Allah’ın Ehlibeytinin gerçek Şia’sı idi… sözde değil, bilakis inancında, düşüncesinde, ahlakında, basiretinde, bireysel ve toplumsal yaşantısında öyle amel etmekteydi ki Allah Resulünün ve imamların öğretileri doğrultusunda hareket etmekteydi.

Oturup düşünmemiz gerekir. Kendimizi gözden geçirelim ve kendimizi Habib’in ölçüsüyle ölçelim… ölçelim ve kendimizin ne kadar Şia olduğunu görelim. Ne kadar Muhammed ve Al-i Muhammed’in habibi olduğumuza bir bakalım…

ABNA.İR     


پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1440 / 2019
conference-abu-talib
Şeyh Zakzaki