Tarihin Şiirle akışı

Zeyneb’in Macerası (3)

  • News Code : 367813
  • Source : Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA.İR
Üç-yaşında bir esir ağlamaktan ölmüştü O gurbette Zeyneb’i yaşarken öldürmüştü Nasıl tahammül etsin yürekler böyle derde ZEYNEBİN MACERASI ateştir gönüllerde... Medineyi düşündü, Sakife-Beyt ul Ahzan Hepsi'de kara gün'dü hele O mazlum Hasan Doğranmıştı ciğeri Şam yılanı zehriyle Kuşanmıştı dertleri yalnızlık günleriyle... Yangını hatırladı korku uyutmamıştı O dehşet günlerini Zeynep unutmamıştı Şam’daki musibetler ikinci Kerbela’ydı Bir aah çekti derinden Abbas'ım sağ olaydı

Nasıl kimsesiz kaldım derdimin yok çaresi

Kufe'den sonra Şamda yezidin dil-yaresi

Ayağa kalk ya Zeynep sen Ali'nin kızısın

Fatıma mektebinin direniş yıldızısın...

 

Sarsarken Şam mülkünü o müthiş hutbesiyle

Haykırıyordu Zeynep tıpkı Ali sesiyle

Bir kasırga gibiydi Alinin arslan kızı

Küçümseyip ezerken o ayyaş imansızı

 

En güzel şehitlerin sonsuz iftiharıyla

Hiç etmişti yezidi,O eşsiz vakarıyla

Orda minbere çıktı Ehli-Beytin Seccadı

Tek-tek saydı ceddini O Peygamber evladı

 

Açıkladı herşeyi kerametle konuştu

Meclisin kanı dondu Zeynelin kanı coştu

Başlar öne eğildi birtürlü kalkmıyordu

Utancından hiçkimse İmama bakmıyordu

 

Vakitsiz bir ezanla hutbesi durduruldu

Hakk'ı söyleyen İmam hileyle susturuldu

Küfrün şenlik merkezi döndü bir yas yerine

Dinleyenler ağladı İmamın sözlerine....

 

Cinayet başkentinde bir uğultu kopmuştu

İktidar başcelladı yıkılmaktan korkmuştu

O kıyam çölden sonra artık şehirlerdeydi

Mazlum edildi Hüseyn şiarı dillerdeydi...

 

Yayıldı dalga-dalga O kıyamın içyüzü

Yitip gitmedi çölde Hüseynin hiçbir sözü

İlahi bir gayretle durmadan anlatıldı

Heryerde bir Aşura-Kerbela yaratıldı.....

 

Yola koyuldu kervan Zeyneb’in gam kervanı

Gönülde hasret dağı gözde yarin mekanı

Bitmek bilmeyen yollar toz-toprak matemliydi

Çölde açan güllerin üstü kan şebnemliydi

 

Çattı yar diyarına O hüzün kafilesi

Yeniden tuttu çölü Hüseyn-Hüseyn nalesi

Kanlı çölde avare oldu biçare Zeynep

Yare üstüne yare döndü gülzare Zeynep

 

Gülzarın has-gülünü sardı kan sinesine

Gül hasretti bülbülün ah u figan sesine

Aşkın iki mahremi konuştu hal-diliyle

Dertleşti gamlı Zeynep O kanlı sevgiliyle.....

 

Yolların yorgunuyum geldim can dergahına

Aşk vurgunu ahu'yum düştüm hicran ahına

Tabib-i canım Hüseyn bir defa de can Zeynep

Yaralı yorgun bacım hali perişan Zeynep

 

Gan dolan o gözleri gözümde galan gardaş

Ağaran zülfümü gör Zülfü gan olan gardaş....

Ayrılık zehri ile bağrım yandı kül oldum

Gülüm bak hasretinle bir şeyda bülbül oldum

 

Ya Hüseyn derbederim,halime yanan olmaz

Senden özge hiçkimse derdime derman olmaz

Başıma el-çek desem,yoktur saye ellerim

Ölünce Hüseyn desem gelişini beklerim

 

Elimde aşk bayrağın bırakmam kanın batsın

Sen böyle mazlum oldun Bu Zeynep nasıl yatsın

Bir inkılap yarattım Kufede velvele var

Sana bir destan yazdım destanlara iftihar....

 

Şamı virane kalsın Rugayyem orda yattı

Seni istedi durdu,derdi beni kocalttı

Ona bir küçük mezar ellerimle kazarak

Beli bükük gelmişim perişan halime bak...

 

Nazlı yavrum Ay kızım sönen gurbet yıldızım

Battı karardı dünyam ne kadar da yalnızım

Şimdi nasıl dönerim o yolları ben sensiz

Anama nasıl derim oğlun yattı kefensiz....

 

Medine yolcuları Hüseyne veda etti

Binbir üzüntü ile hüzün şehrine gitti

Susmadı Nalan Zeynep Hüseyni anlatırdı

Anlatırken yarini herkesi ağlatırdı

 

Okurdu mersiyeler gamla doldu sineler

Sarsmıştı yüreğini çok acı elem-keder

O,iki yıl dayandı ayrılık ateşiyle

Can güneşi sönmüştü ayrılık ateşiyle

 

O bizim herşeyimiz,aşkımızın rehberi

Ölü kalpler diriltti,coşturdu sineleri

Hacetler kapısıdır baş-vuranlar boş dönmez

Yiğitlerin anası ışıktır asla sönmez......

 

Ehlibeyt (a.s) Şairi Kerbelai Hüseyin Yalçın

ABNA.İR


Mourining of Imam Hossein
Aşura Özel
پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib