Haram, günah, cehennem...

Kama ve Kılıçla Başa Vurmak Caiz midir?

  • News Code : 479784
  • Source : Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA.İR
Brief

İmam Hüseyin, 1373 yıl önce zamanın tağutları tarafından şehit edilmiş ve ailesi yezitler tarafından esir alınmıştır. Zamanının yezitlerine karşı kıyam etmek ve Hüseyin’ce yaşamak için Peygamber ailesine karşı yapılan bu acı trajedi her zaman zinde tutulmaya çalışılmıştır. Dolayısıyla İmam Hüseyin’den sonraki Ehlibeyt İmamları, Kerbela’yı canlı tutmak ve nesilden nesle aktarılması için çok mücadeleler etmiştir. Bu sebeple Muharrem aylarında karalar bağlanmış, mersiyeler okunarak acıların belirtisi olarak sinelerine vurarak yas tutmuşlardır. İmam Mehdi’nin (a.f) gaybete çekilmesinden sonra bu görevi onun naipleri olan Müçtehitler ve alimler üstlenmiş ve Aşura olayı hep canlı tutulmuştur. Ancak bu mukaddes yas ve matem meclislerine 200 yıl kadar önce İngilizler tarafından bidatler bulaştırılmış ve Öz Muhammedi İslam’ın karalanmasına neden olmuşlardır…

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İngilizler, Müslüman ülkeleri sömürmek ve İslam’ın mukaddes çehresini karalamak için avam Şii halkın İmam Hüseyin’e (a.s) olan sevgisinden suistifade etmiş ve matem meclislerine bidatler bulaştırmışlardır. Öncelikle Hindistan (,Pakistan) ve Azerbaycan Türklerinin avam Şiilerinden yararlanmış (Belki de İngilizlerin tespitlerine göre bu halkların İmam Hüseyin’e olan bağlılıkları onlara her şeyi yaptırabilecekleri düşüncesini doğurmuştur.) ve onlar arasında kama ve zincir vurma bidatini çıkarmıştır… (Bu konuya makalemizin ikinci bölümünde yer vereceğiz.)

Daha sonra bu iğrenç bidat her tarafta yayıldıktan sonra, avam halk bu bidatten vazgeçmemiş ve ulemaların karşı çıkmasına rağmen aldırış etmeyerek İmam Hüseyin için!! kama ve zincir vurmaya devam etmişlerdir. Ve zamanla bunun içinde sahte ve uydurulmuş rivayetler icat ederek yaptıklarına kılıf bulmaya çalışmışlardır. Burada bu bidatler için ortaya atılan deliller ve cevapları ele alınacaktır.    

1. Hz. Zeyneb’in (s.a) başını tahtırevana vurma efsanesi

Kama vuranlar yalan bir rivayete dayanarak şöyle demektedirler: Eğer Aşura günü Seyyid-i Şüheda Hz. Hüseyin (a.s) için kama vurmak ve baş yarmak caiz değildiyse, o zaman neden Hz. Zeynep (s.a) başını tahtırevana vurarak yüzünü gözünü kanlara bulamıştır?! 

Olayın aslı şöyledir: Müslim Cassas (Geçkar) adlı bir adam şöyle rivayet etmektedir: “Küfe şehrinin ana kapılarının tamiri sırasında bazı sesler duyar ve seslerin olduğu yere gider. Orada Aşura vakıasındaki esirleri görür. O sırada Hz. İmam Hüseyin’in (a.s) kesik başını mızrakların ucunda gören Hz. Zeynep (s.a) bu sahneye dayanamayarak başını tahtırevana vurur ve kanlar başından yüzüne doğru akmaya başlar ve o ağlayarak şiir okur.[1]

Bu olay, yazarı belli olmayan “Nuru’l Ayn fi Meşhedi’l Hüseyin” adlı kitaptan nakledilmiştir. Kitabı yalnızca “İbrahim bin Muhammed Nişaburi Esferayni” adlı birisine nispet vermektedirler, o da itikatta Eş’ari fıkıhta ise Şafii mezhebine mensup birisidir. Ve bir çok ulema bu şahsın güvenilir olmadığını belirtmiştir. 

Örneğin “Mefatihu’l Cinan” kitabının yazarı büyük muhaddis Şeyh Abbas Kummi, Hz. Zeyneb’e (s.a) başını yarma nispetini vermenin uzak bir ihtimal olduğunu söylemiştir. Çünkü Hz. Zeynep (s.a) Haşim oğullarının akilesi, rıza ve teslim makamına sahip birisidir. Şeyh Abbas Kummi, daha sonra saygın güvenilir kitapların isnadı ile orada aslında Hz. Zeyneb’in (a.s) başını vuracak bir tahtırevanın olmadığını belirtmektedir.[2]  

2. İmam Hüseyin (a.s) İçin Yas ve Matem

Kama ve zincir vuranlar, kama vurmanın İmam Hüseyin (a.s) için yas ve matem anlamına geldiğini, İmam Hüseyin (a.s) için yas ve matem tutmanın da ilahi şiarlardan olduğundan kama vurmakta bu sebeple buna bağlı olarak caiz ve hatta müstahap olur, demektedirler.

Ancak, burada bunu bilmek gerekir ki her şeyin bir tanımı ve kendisine has bir sınırı vardır. Bu tanım ve sınırı belirleyen ise ya şeriattır, ya akıldır ya da genel örftür. Burada da yas ve matemin sınırlarını şeriat veya akıl belirlemelidir.

İmam Humeyni (k.s) bu konu hakkında şöyle buyurmaktadır: “Burada İmam Hüseyin (a.s) adına düzenlenen matem ve yas meclisleri hakkında konuşmam gerekiyor. Bizler ve hiçbir dindar bu merasimlerde her kim her ne yaparsa yapsın iyidir demiyoruz. Hatta yerine göre büyük alimler ve düşünürler, bu işlerden bir çoklarını uygunsuz ve yanlış bilmiş ve önünü almaya çalışmışlardır.”[3]

Dolayısıyla zincirle sırta vurmak, kama ve kılıçla başa vurmanın şeriat açısından matem ve yas sayılacak hiçbir şer’i ve dini delil yoktur. Ancak maalesef kama ve zincir vuranlar yaptıklarına kılıf bulmak ve şeri bir yön kazandırmak için bazı hadislerde bile tahriflerde bulunmuşlardır!

3. İmam Hüseyin’in (a.s) Derdi ile Dertlenmek, Onun Çektiklerine Ortak Olmak

Kama vuranların, kama vurmak için ortaya attıkları bir başka delil ise İmam Hüseyin’in (a.s) derdi ile dertlenmek ve onun çektiklerine ortak olmak olduğunu ileri sürmektedirler.

Buna verilecek cevap şudur: İlk olarak dertlere ortak olmanın bir tanımını yapmak gerekir. Daha sonra kama vurmanın ortak ve eşit olmak anlamına gelip gelmediğine bakmak gerekir. 

Eşitlik ve denklik sözlükte karşı tarafla eşit ve aynı olmak için kendimizde olan şeyi karşı tarafa vermek demektir. Öyleyse kama vurmak, sözlük anlamı olarak eşitlik ve denklik anlamına gelmemektedir. Burada İmam Hüseyin’e (a.s) bir şey verilmemektedir. Zira bu tür şeyleri yapmanın nedeni ya İmam Hüseyin’in (a.s) dünyası içindir, ya da ahireti içindir. Hz. İmam Hüseyin dünyada olmadığı için bu geçersizdir. Ahirette de İmam Hüseyin’in (a.s) böyle şeylere ihtiyacı yoktur. Dolayısıyla eğer Seyyid-i Şüheda İmam Hüseyin (a.s) Allah yolunda savaşarak acı çekmişse, bizim onunla aynı derdi paylaşmamızın anlamı bizlerinde Allah yolunda savaşarak acı çekmemizdir. Zira eşitlik ve denkliğin anlamı onun gibi olmak ve onun yerinde karar kılınmaktadır.  

4. Mezhebin Yolunu İhya Etmek

Kama vuranlar kama ve zincir vurarak dinin payelerini sağlamlaştırdıklarını ve bu vesile ile Şia mektebine ilgiyi arttırdıklarını iddia etmektedirler! Buna verilecek cevap şudur:

Bu iddianın batıl olduğu apaçık ortadadır. Zira kama ve zincir vurmak, Şia mektebine hakaret edilmesine ve mektebin zayıflatılmasına neden olduğu için haram sayılmaktadır. Çünkü kama ve zincir vurularak İslam’ın çirkin ve vahşi çehresi gayri Müslim ve öteki mezhep mensuplarına gösterilmekte ve dünya kamuoyunun önünde Şia mezhebinin karalanmasına neden olmaktadırlar.

İmam Humeyni (r.a) bu konu hakkında şöyle buyurmaktadır: “Sizler Allah için bir şeyler yapmak istiyorsunuz, İslam’a zarar verecek koşullarda yapmak istediğiniz o işi yapmamanız yapmanızdan daha iyidir. Örneğin kama vurmak İslam’ın hakarete uğramasına ve zelil olmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla sizler ellerinizle sine vurmayı daha görkemli yapabilirsiniz.”[4]  

5. Nahiye-i Mukaddese Ziyaretinin Bir Paragrafı İle İstidlal

Nahiye-i Mukaddese Ziyaretine mensup bir paragrafta şöyle bir ibare vardır: “Ben sabah, akşam seni çağırıyorum ve gözyaşı yerine kan ağlıyorum.” Kama vurmak için kılıf peşinde koşanlar burada geçen ibarelerden suistifa etmeye kalkmış ve eğer İmam Mehdi (a.s) değerli ceddi için kan göz yaşı dökmeye hazırsa, bizlerde kama vurarak kan dökebiliriz demeye kalkmışlardır!

Bu tür istidlaller ya şiddetli taassuptan ya da kararmış kalplerden kaynaklanmaktadır. Zira kastı garazı olmayan herkes bu cümleden kan ağlamanın imkansız ve ameli bir şey olmadığını bilir. Dolayısıyla İmam Mehdi’nin (a.s) sözünü kama vuranların dedikleri gibi yorumlarsak neuzibillah İmam Mehdi’nin (a.s) bu sözleriyle yalan konuştuğunu söylememiz gerekir. Bu tür edebi istidlaller, şahsın taşıdığı şiddetli duyguları ifade etmek için kullanılmaktadır ve fasih insanların sözlerinde sıkça görülmektedir. Dolayısıyla kendine has yeri dışında kullanılması doğru değildir.

6. İmam Seccad (a.s) ve Duvara Baş Vurmak

Kama vurmayı savunanların bir diğer delili ise tarihte nakledilen İmam Seccad’ın (a.s) İmam Hüseyin’in (a.s) mateminde ayağa kalkarak başını duvara vurma olayıdır… “İmam (a.s) tam olarak ayağa kalkarak, yüzünü evin duvarına vurdu. İmamın (a.s) burnu kırılarak başı yarıldı. Sonra İmamın (a.s) yüzünden kanlar akmaya başladı. Şiddetli hüzün ve ağlamaktan bayılarak yere düştü!”[5] 

Buna şu şekilde cevap veririz:

Muhaddis Nuri’nin[6] (ölümü: 1320 kamari) “Daru’l İslam” diye bir kitabı vardır. Bu kitapta güvenirliği olmayan zayıf hadisler nakledilmiştir. İmam Seccad (a.s) hakkında naklolunan olay hadis değildir. Bilakis tarihi bir rivayettir ve hiçbir güvenilir ve itibar edilecek bir tarihi kitapta yer almamıştır.

Bu tür çıkışlar, İslam, Kur’an ve İmam Hüseyin’e (a.s) yas tutma felsefesi ile uyuşmamaktadır. Bedene zarar verme sınıfına girer ve haramdır. Dolayısıyla ne tarihi bir gerçekliği olan, ne muteber tarihi ve hadis kaynaklarında nakledilmeyen ve ne de Kur’an’ın temelleriyle uyuşmayan bu tür rivayetlere istinat edilemez.   

Kama vurmak Neden Haramdır

1. Kama Vurmak Bidattir

Kama vurmak sonradan icat edilen ve İmamların ve onlara yakın asırlarda görülmeyen ve sabıkası olmayan çirkin bir eylemdir. Şehit Mutahhari (r.a) bu konu hakkında şöyle demektedir: “Kama vurmak, davul ve trompet kullanmak Kafkas Ortodoks Hıristiyanlarından[7] İran’a sirayet etmiştir. Halkın haleti ruhiyesi bunu kabul etmeye hazır olduğu için, elektrik gibi her yere yayılmıştır.”[8] 

Allame Seyyid Muhsin Emin şöyle yazmaktadır: En büyük günahlar, bidatleri müstahap diye yapmak veya müstahap amelleri bidat sayarak onu yasaklamaktır. Bu durum matem meclislerinde çokça rastlanmaktadır. Örneğin: (insanları duygulandırıp ağlatmak için) yalan konuşmak, beden ve cana eziyet ve işkence ki kama vurmak bunlardandır… bu tür şeyleri yapmanın pratik ve fiili olarak haram olduğu sabittir. Kadınların bağırması, feryat etmesi bu eylemin çirkin olmasının yanı sıra, günah ve caiz değildir. Bunların dışında dinin küçük düşmesine, saygınlığının kırılmasına ve rezil olmasına neden olan meclislerde din adına yapılan yanlışlar saymakla bitmez.[9]

2. Mezhebin Karalanmasına, Küçük Düşmesine ve Zayıflamasına Neden Olmaktadır

Kama ve zincir vurmanın haram olduğuna dair en önemli delil, Şia mezhebinin karalanmasına, küçük düşmesine ve zayıflamasına neden olduğu delilidir.

Şu ana kadar İslam karşıtı televizyon kanalları, medya yayın organları ve internet siteleri, şu anda halen Irak ve Pakistan gibi ülkelerde sürdürülen kama ve zincir vurma görüntülerine isnat ederek öz Muhammedi İslam ve Müslümanların aleyhine yoğun çalışmalar yürütmektedirler. Bu propaganda çalışmalarında İslam çirkin, haşin ve gaddar bir şekilde dünya kamuoyuna tanıtılmaktadır. Örneğin BBC tarafından hazırlanan “İslam’ın Kılıcı” ve Amerikan televizyonu tarafından yayınlanan “Şii Terörü”. Bu görüntülerde Şialar adam öldürmek ve kan dökmekten başka bir şey bilmeyen insanlar olarak tanıtılmakta ve filmin sonlarında ise Aşura’da çekilen kama vurma görüntüleri gösterilmektedir.

İmam Hamaney konu hakkında şöyle demekte: Komünistler Azerbaycan’ı işgal ettiklerinde, tüm İslami eserleri yok ettiler. Örneğin camileri ambarlara çevirdiler ve… İslam ve Şialıktan hiçbir eser geriye bırakmadılar. Her şeyi yasakladılar, fakat bir şeyi yasaklamadılar o da kama vurmaktı!

Komünist Rusların alt kademelerde bulunan ellerinin altındakilere emirleri; Müslümanların namaz kılmamaları, cemaat namazı teşkil etmemeleri, Kur’an okumamaları, yas meclisleri tutmamaları ve hiçbir dini faaliyetlerde bulunmamalarıydı, sadece kama vurmalarına izin verilmişti! Neden? Çünkü kama vurmak onlar için din ve Şia’nın aleyhine kullanacakları güzel bir araçtı. Her nerede hurafe olursa orada halis din kötü nam sahibi olur.[10]

3. Bidat olması ve Matemden Sayılmaması

Kama ve zincir vurmak bidattir ve Ayetullah Tebrizi (r.a) gibi müçtehitlere göre yas ve matemden sayılmamaktadır. Aynı şekilde bazı müçtehitlerin dediğine göre İslam’ın büyük değerleri ve ölçüleri ile bağdaşmamaktadır. Matem meclislerinde Allah’ın şiarlarını ihya eden ve yücelten işler yapılmalıdır ve İslam’la bağdaşmayan ve İslami küçük düşürücü işlerden kaçınmak gerekir.

4. Allah, Peygamber Ve İmamlar Tarafından Tayin Edilmemiştir

Ayetullah uzma Fazıl Lenkerani’nin (r.a) buyruğuna göre delili olmayan, anlaşılmayan şeylere kılıf bulmak haramdır. Veya Ayetullah Cennati’nin dediğine göre bu hurafe amelin (kama ve zincir vurmanın) fıkhta ve ahkamda hiçbir temeli yoktur. Veya Ayetullah Kerimi’nin dediğine göre Kama vurmak, bedeni kilitlemek, baş ve yüzünü kana bulamak vb. gibi şeyleri matem ve yas adıyla yapmak Masumlardan (a.s) veya onların ashabı tarafından işaret edilmediği ve geçmişte yaşamış büyük müçtehitler tarafından sabıkası olmadığı için haramdır. 

5. Ayetullah Emini’nin dediğine göre bu tür şeyleri yapmak (kama ve zincir vurmak), halkın örfünde matem olarak addedilmemiştir. Dolayısıyla bu amellerin meşru veya müstahap sayılmasının bir delili yoktur.

6. Ayetullah Ahmedi Miyaneci’nin buyurduğuna göre (ki bu kesin fıkhi bir görüştür) eğer büyük alimler (r.a) bazen zararın olmaması şartıyla fetvalarında izin vermişlerse bunu mezhebin karalanmaması ve aşağılanmaması şartıyla vermişlerdir. (mezhebin karalanmasına neden olabilecek tüm hükümler yerine göre düşer. Örneğin eğer İslam ve Mektep düşmanları Muta nikahı ile Şia mektebine şiddetle saldırıyorlarsa ve gerçekten toplumda Ehlibeyt mektebinin gözden düşmesine, karalanmasına neden oluyorsa caiz olan Muta nikahı harama dönüşür. Dolayısıyla bu şartlar altında muta nikahı yapmak kesinlikle şiddetli haramlardan bir haram olur. Haram olmasının nedeni mezhebi karalama aracına dönüşmesidir. Dolayısıyla haram şiddeti çok daha şiddetlidir. Bugün dünya genelinde Şia mektebine saldırdıkları en önemli noktalardan birisi kama ve zincir vurma olayıdır. Dolayısıyla İslam’da caiz olan bir amel (örneğin muta nikahı) böyle durumlarda harama dönüşüyorsa, kama ve zincir vurmak gibi zaten caiz olmayan şeylerin haram boyutu son derece şiddetli olur. Yani eğer dünyanın her hangi yerindeki biri bu tür görüntülerle Ehlibeyt mektebine soğur ve o insanın hidayetine engel olursa bunun haram boyutu insanın cehenneme gitmesine bile yeterli olur. Kaş yapayım derken göz çıkartmaktan bile kötü bir duruma düşer. Çünkü İslam alimlerinin haram bildiği bir şeyin yapılması zaten haramdır, (kama ve zincir vurmak gibi) bir de kalkıp başka insanların hidayetinin önünü alacak şekilde yaparsa haram boyutu son derece şiddetli olur ve onun yalnızca bu ameli cehennemine neden olabilir…) Elbette bazı ulemalar cana zarar verdiği ve cana zarar vermenin akıl dışı olduğu gerekçesiyle haram fetvası vermişlerdir.

Devam edecek…

ABNA.İR

İLGİLİ HABERLER

Başa Kama ve Kılıçla Vurmak Şia Mezhebinin Karalanmasına Neden Olmaktadır

Ulema ve Taklit Mercilerin kama zeni ve zincir vurmakla ilgili görüşleri

İmam Hamaney’in açıklamalarında kama vurmanın şeriata aykırılığı

--------------------------------------------------------------------------------

[1] - Nasih-i et Tevarih, c. 6, s. 54.

[2] - Munteha’l Amal, Şeyh Abbas Kummi, c. 1, s. 75.

[3] — Keşfü’l Esrar, İmam Humeyni, s. 173.

[4] — Güneşin Gölgesinde, Muhammed Hasan Rahimiyan, s. 116.

[5] — Daru’l İslam, c. 2, s. 179.

[6] — Ahbari bir muhaddis olan Muhaddis Nuri, aynı zamanda (inanmasa bile) Kur’an’ın tahrif olduğuna dair zayıf hadisleri toplayarak Şia mektebinin son bir yüzyıldır karalanmasına neden olmuştur. Bir rivayet kitabı olmasına ve yazarın şahsi kanaati olma


Mourining of Imam Hossein
Aşura Özel
پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib