Meleklerin hakikati nedir?

  • News Code : 231187
  • Source : Ehl-i Beyt Haber Ajansı ABNA
Kur’an-ı Kerim’de meleklerden oldukça fazla bahsedilmiştir.

Kur’an’ın birçok ayetinde meleklerin sıfatları, özellikleri, görevleri ve vazifeleri hakkında bilgi verilmiştir. Meleklere iman; Allah’a, Peygambe’e ve semavi kitaplara imanın hemen yanında zikredilmiştir ve bu meleklerin temele dayanan çok önemli bir delilidir: “Elçi, Rabbinden, kendisine indirilene inandı, müminler de. Hepsi Allah’a, meleklerine inandı. “O’nun elçilerinden hiçbirini diğerlerinden ayıt etmeyiz” dediler. Ve dediler ki: “Rabbimiz, biz bağışlamanı dileriz. Dönüşümüz sanadır.” Bakara Suresi /285.

Hiç şüphesiz melekler gaybi varlıklardır ve onların zikredilen sıfat ve özelliğinin ispatı yalnızca nakli delile dayalıdır ve gaybe inanmanın hükmü gereği meleklerin varlığı kabul edilmelidir.

Kur’an’ı Kerim ayetlerinde meleklerin özellikleri şöyle sıralanır:

1- Melekler şuurlu ve akleden varlıklardır ve Allah’ın değerli kullarıdır: “Hayır (Rahman’ın çocukları sanılan melekler, O’nun) değerli kullarıdır.” Enbiya Suresi /26.

2-Melekler Allah’ın emrine itaat eder ve hiçbir zaman günah işlemezler: “O’ndan önce söz söylemezler ve onlar O’nun buyruğunu yerine getirirler.” Enbiya Suresi / 27.

3- Onlar; Allah tarafından çeşitli ve birçok işleri yerine getirmekle sorumludurlar:

“Melekler de onun kenarındadır. O gün Rabbinin tahtını, üstlerinde sekiz (melek) taşır.” Hakka Suresi / 17.

Onlardan bir gurup işleri çekip çevirir: “Derken işi düzenleyenlere.” Nazi’ât Suresi / 5.

Onlardan bazıları ruhları kabzederler: “Nihayet ömürleri tükendiği zaman melek elçilerimiz gelip canlarını alırken …” A’raf Suresi /37.

Onlardan bazıları insanın amellerini gözetler. ( İnfitar Suresi / 10-13)

Onlardan bazıları insanları tehlike ve hadiselerden muhafaza eder. (Enam Suresi / 61)

Onlardan bazıları asi milletlerin cezalandırılması için görevlidir. (Hud Suresi /77)

Onlardan bazıları savaşta müminlere yardım etmek için görevlidir. (Ahzap Suresi /9)

Onlardan bazıları semavi kitapları ve ilahi vahyi enbiyalara indirmekle görevlidir. (Nahl Suresi /2) Eğer meleklerin vazifelerini sıralamaya devam edersek konumuz uzayacaktır.

4- Melekler daima Allah-u Teâlâ’yı tespih ve takdisle meşguldür, nitekim Şura Suresi’nin 5. ayetinde şöyle buyrulmaktadır: “Nerdeyse gökler üstlerinden çatlayacaklar. Melekler Rablerini hamd ile tespih ederler. İyi bil ki Allah, işte çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”

5- Böyle olmakla birlikte insan tekâmül istidadı gereğince meleklerden üstün ve yücedir zira meleklerin hepsi istisnasız Âdem’in yaratılışından dolayı ona secde ettiler ve Âdem onların muallimi olmuştur. (Bakara Suresi /30-34)

6- Onlar bazen insan suretine bürünür ve enbiyalara ve hatta enbiyaların dışındakilere görünürler, nitekim Meryem Suresi’nin 17. ayetinde şöyle buyrulmaktadır: “Onlarla kendisi arasında bir perde çekmiştir. Biz de ruhumuzu (Cebrail’i) ona gönderdik. (O) Ona düzgün bir insan şeklinde göründü.”

Kur’an’ın bildirdiğine göre melekler İbrahim ve Lut (a.s)’a insan suretlerinde göründüler. (Hud Suresi / 69–77)

Hatta bu ayetten, Lut (a.s) kavminin de melekleri insan şeklinde gördükleri anlaşılmaktadır. (Hud Suresi /78)

Acaba insan şeklinde görünmesinin hakikati var mıdır? Ya da idrak edilebilen benzer bir şekilde midir? Her ne kadar bazı müfessirler ikinci anlamı seçmişlerse de Kur’an ayetlerinin zahirinden birinci anlamın doğru olduğu anlaşılmaktadır.

7- İslami rivayetlerden anlaşıldığı kadarıyla onların, insanın sayısıyla kıyaslanamayacak ölçüde çok olduğu anlaşılmaktadır. İmam Sadık (a.s)’a “Meleklerin sayısı mı çok yoksa insanların sayısı mı? diye sorulduğunda şöyle cevap vermişlerdir: “Canım elinde olan Allah’a yemin ederim ki, semalarda Allah’ın meleklerinin adedi, yeryüzü toprağı zerrelerinin adedinden daha çoktur ve semada, meleklerin Allah’ı hamd ile tespih etmediği hiçbir yer yoktur.”[1]

8- Melekler ne yemek yer, ne su içer ve ne de evlenirler, nitekim İmam Sadık (a.s)’tan rivayet edilen bir hadiste şöyle buyrulmuştur: “Melekler yemez, içmez ve evlenmezler; onlar ilahi arşın nesiminde hayattadırlar.”[2]

9- Onlar uyumaz ve gaflet etmezler, nitekim Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Onlarda gevşeklik, gaflet ve isyan yoktur… uyku onlara galebe çalmaz, akılları sehiv ve unutkanlığa duçar olmaz, bedenleri gevşekliğe eğilim göstermez ve babalarının sulbünde ve annelerin rahimlerinde karar kılınmazlar.”[3]

10- Meleklerin makam ve mertebeleri farklıdır; bazıları sürekli rükûda ve bazıları da sürekli secde halindedirler. 

Saffat Suresi’nin 164-166 ayetlerinde şöyle buyrulmaktadır: “Bizden herkesin belli bir makamı vardır. Biziz, o saf saf dizilenler, Biziz, o tespih edenler.”

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah-u Teâlâ’nın öyle melekleri vardık ki kıyamet gününe kadar rükûdadırlar ve öyle melekleri de vardır ki kıyamete kadar secdededirler.”[4]

Melekler konusunda daha fazla bilgi edinmek için; Biharu’l Envar’ın “Essema vel Alem”, “Ebvabu’l Melaike”, c. 59, s. 144-326 hadislerine müracaat ediniz, aynı şekilde Nehcu’l Belaga’nın 1 ve 91. -Hutbe-yi Eşbah-, 109 ve 171. hutbelere de müracaat edebilirsiniz.

Zikredilen bu sıfatlardaki melekler acaba mücerret mi yoksa maddi varlıklar mıdır?

Sayılan bu sıfatlardaki bir varlığın böylesine yoğun maddi âlemin birer unsuru olamayacaklarında hiç şüphe yoktur, ancak bunun yanında yakından tanıdığımız bu maddenin çok üzerinde, latif cisimlerden yaratılmış olmalarında da bir sakınca yoktur.

Meleklerin zaman, mekân ve cüzlerinin “Tecerrüd-ü Mutlak” (Mutlak anlamda soyut) varlıklar olduğunun ispatı kolay bir şey değildir ve bu meselede, araştırma yapmanın çok da faydası yoktur. Önemli olan nokta şudur: Biz melekleri, Kur’an ve apaçık İslami rivayetlerin nitelendirdiği gibi tanıyıp, kul olmaları dışında, yaratılış ve ibadette Allah’a ortak koşmamaksızın; zaten böyle kabul etmek salt şirk ve küfrün ta kendisidir, onları Allah’ın, azim ve seçkin varlıklar sınıfına soktuğunu bilmemiz gerekmektedir.

Melekler konusunda bu kadarla yetiniyoruz. Daha ayrıntılı bilgi için, özellikle bu konu üzerine yazılmış olan kitaplara başvurabilirsiniz.

Tevrat’ın birçok ibaretinde “Melekler” için “Allahlar” tabiri kullanılmıştır. Bu, Tevrat’ın şirke bulanmışlığının ve tahrif edildiğinin bir göstergesidir, ancak Kur’an-ı Kerim, böyle tabirlerden münezzehtir zira Kur’an-ı Kerim’de onlara, kulluk makamı ve ilahi hükümleri icra edici olmalarının dışında hiçbir makam verilmemiştir ve hatta çeşitli ayetlerden anlaşıldığı üzere, insanın makamının meleklerin makamından daha yüce olduğuna işaret edilmiştir.[5]

ABNA.İR

[1] Biharu’l Envar, c. 59, s. 176, (hadis 7). aynı şekilde bu alanda birçok hadis nakledilmiştir.

[2] Biharu’l Envar, c. 59, s. 174, (hadis 7).

[3] Biharu’l Envar, c. 59, s. 175.

[4] Biharu’l Envar, c. 59, s. 174.

[5] Tefsir-i Numune, 173/18.


پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır