Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - 75'inci BMT Genel Kurulu daha önceki tüm oturumlardan farklı bir oturumdur. İlk kez ülkelerin yetkililerinin konuşmaları video konferans aracılığı ile yayımlanmaktadır. Daha önce kayda alınan bu konuşmalar şimdi de BMT'nda yayımlanmaktadır. Bu tür bir yaklaşım mecburen koronavirüs salgınından dolayı hayata geçirilmektedir. Bu çerçevede makamların görüşmesi ve konuşmaları gibi yan etkinlikler de iptal edilmiştir.
75'inci genel kurulun ilk gününde ise BMT genel sekreteri Antonio Guterres, Xi Jin Ping, Donald Trump, Recep Tayyip Erdoğan, Vladimir Putin, Hasan Ruhani ve Emmanel Macron gibi makamların konuşması yayımlandı. Koronavirüs salgının yayılmasından dolayı doğal olarak tüm makamların konuşmalarının ekseni koronavirüs pandemisinden oluşuyordu. Geçen yıllarda konuşmaların eksenini Batı Asya gelişmeleri oluştururken bu kez yetkililerin konuşmasında pek Batı Asya meseleleri ele alınmadı. Bu doğrultuda genel kurulun Batı Asya gelişmelerinden uzak bir havaya sahip olduğu söylenmelidir.
Bunun ilk nedeni ise bölgedeki güvenlik krizlerinin azalmasıdır. Suriye krizi geçen yıllara kıyasla alevleri yatışmaya başlamış ve Suriye genelinde de görece bir düzen inşa edilmeye başlanmıştır. IŞİD terör örgütü ise pratikte yapısal olarak dağılmış ve sırf kalıntıları ve kripto üyeleri üzerinden kimi ülkelerde faaliyetlerini düşük düzeyde sürdürmektedir. Yemen aleyhindeki savaş ise devam etmesine rağmen süper güçlerin ve Birleşmiş Milletler Teşkilatının iradesiz olmasından dolayı sonlandırılması istenmiyor.
Tüm bunlara rağmen Batı Asya bölgesindeki insani felaketler hala geniş çaplı bir şekilde görülmektedir. Özellikle de Yemen'de yaşanan insani facia ve Suriye'deki insani krizler hala devam etse de süper güçler davranışları ve siyasetleri ile esasında bu hususlara ilgisiz kalmışlardır. Bu durum ise mevcut küresel düzende esasında insan haklarının konumunu kaybettiğini gösteriyor.
Batı Asya gelişmelerinin 75'inci BMT Genel Kurulu konuşmalarındaki daha sık ele alınmamasının ikinci önemli nedeni ise uluslararası düzenin halihazırda daha büyük sorunlar ve aslında makro sorunlar ile karşı karşıya olmasıdır. Amerika'nın tek taraflılığı ve zorbalığı, uluslararası hukuku ve doğal olarak da BMT'nı zayıflatmıştır. Ayrıca süpergüçler arasında soğuk savaşın tekrar patlak vermesi de uluslararası düzenin karşı karşıya olduğu bu makro sorunlardan bazılarıdır. Buna esasen BMT Genel Sekreteri Antonio Guterres 75'inci genel kurul oturumu açılışında dünyayı yeni bir soğuk savaştan uzak durmaya çağırıp şöyle bir açıklamada bulundu:" Koronavirüs pandemisinin olduğu sırada dünyamız günden güne artan gerilimlerin alevini söndüren ateşkese ihtiyacı vardır. Yeni bir soğuk savaşın önüne geçmeliyiz. "
Gerçekte günümüzde küresel ve bölgesel liderlerin asıl sorunu, küresel normların yok olmasını ve ülkelerinin küresel düzen içerisindeki konumunun zayıflamasını önlemektir. Bu kaygılar ise Amerika hükümetinin davranışlarından ve siyasetlerinden kaynaklanmaktadır.
Çin cumhurbaşkanı Xi Jin Ping ise Amerika'nın üstünlük taslamasını eleştirdi. Rusya devlet başkanı Vladimir Putin de küresel kurum ve kuruluşlar özellikle de dünya sağlık örgütünün zayıflamasına değindi.
Buna rağmen en açık ve net eleştiri de İslami İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'den geldi. Hasan Ruhani Amerika'nın uluslararası düzendeki zorbalıkları ve tek taraflı siyasetlerine değinerek şöyle dedi:" Sulta ve hegemonya dönemi sona ermiştir. Milletlerimiz ve çocuklarımız daha iyi, daha güvenli ve daha kuralcı bir dünyayı görmeye hakları vardır. Bugün doğru kararın alınması, zorbalığa ve kabadayılığa hayır deme zamanıdır. "
342/