7 Temmuz 2021 - 09:24
Suudi Arabistan'da hız kesmeyerek artan idamlar

Son günlerde haber kaynakları, Suudi Arabistan'da kılıçla baş kesme gibi barbarca yöntemle uygulanan idam cezalarının artarak devam ettiğini bildirdi.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Ancak Batılı ülkeler ve de uluslararası örgütler ve kuruluşlar, Riyad'dan aldıkları petro-paraları yüzünden bu vahşi cinayetlere karşı sessiz kalıp göz yumarak diğer ülkelere yönelik çifte standartlı tutumları ve eleştirilerini sürdürüyorlar.

"Suudi Leaks" web sitesi son sıralarda, Suudi Arabistan'da 2021 yılının ilk 6 ayında idam cezalarının geçtiğimiz senelere göre kıyas edilemez şekilde ve önemli oranda arttığını ifşa etti. Suudi Arabistan'da Muhammed Bin Selman'ın Veliahtlık koltuğunda göreve başladığı 2017 yılından bu yana, bu ülkede kadınlar için araba sürücülüğün serbest olması gibi bir takım göstermelik ve sığ girişimlere tanıklık edildi. Muhammed Bin Selman hatta ülkede idam cezalarının hafifletilmesi yönünde çalışacağını iddia etti. Ancak Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'ndaki muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın feci şekilde katledilmesi ve Suudi Arabistan'da çok sayıda aktivist ve hatta prenslerin toplu şekilde göz altına alınması, veliaht Muhammed Bin Selman'ın hakiki yüzünü ortaya koydu. Ancak bu çıplak gerçeğe rağmen adeta ölüm sessizliğine bürünen uluslararası örgütleri, harekete geçirmediler.
Son sıralarda Suudi-Avrupa insan hakları örgütü yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan yetkililerinin 2015'ten Nisan 2021'e kadar 838 kişi hakkındaki idam cezasını infaz ettiğini duyurdu. Bu raporda verilen rakamlar, 2021 yılının başından bu yana, idam cezalarında geçtiğimiz seneye göre kat kat artış olabileceğinden endişe duyulmasına yol açmıştır.
Suudi Arabistan yönetimi, muhalifler ve aktivistler aleyhinde idam kararı vermeye devam ederken, Batılı ülkeler ve örgütler, bu gerçeklere karşı gözlerini kapatıp, her daim tanıklık ettiğimiz gibi çifte yaklaşımı çerçevesinde diğer ülkeleri eleştiriyorlar. Hatta Suudi medyası, diğer bazı ülkelerde kargaşa çıkaranlara karşı yapılan müdahaleleri eleştirerek, karalama propagandası yapıyor. 
Oysa  İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi bazı örgütler, uluslararası örgütlerin sessizliğine rağmen defalarca Suudi Arabistan'daki idam ve hapis cezalarına tepki göstermiştir. Ancak Al-i Suud'un bu bağlamdaki dosyası, İnsan Hakları Konseyi dahil uluslararası merciler nezdinde ele alınmamıştır.  
Diğer ülkelerdeki terörist gruplar ve darbecileri destekleyen Suudi Arabistan yönetimi, kendi ülkesinde farklı gerekçelerle sivil ve asker olmak üzere kendi muhaliflerini kılıç veya kurşun ile idam ediyor. Bu bağlam en son olarak Suudi Arabistan Kralının yeğeni ve Arabistan'ın Yemen'deki saldırgan güçlerinin genel komutanı Prens Fehed Bin Türki Bin Abdul-Aziz'in, Kral Selman ve Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman'a karşı darbe suçlamasıyla kurşuna dizilerek idama çarptırıldığına dair haberlerin yayınlanması, bu iddiaları kanıtlar niteliğindedir. 
Aslında Suudi Veliaht Prensi Bin Selman, duyduğu en ufak şüphe ile kendi muhaliflerini farklı yollarla ortadan kaldırıyor. Nitekim eski Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Naif'in çok sert şekilde işkence edildiği basına düştü.
Muhaliflerin çeşitli bahanelerle idam edilmesi olayları ise Suudi Arabistan rejiminin en belirgin ve en net insan hakları ihlallerindendir. Son 10 yıllık sürede gerçekleşen idamların incelenmesi, veliaht Muhammed bin Selman'ın Suudi rejiminin güç ve karar alma yapısında yer almasından sonra idamların sayısının da ciddi derecede arttığını gözler önüne sermektedir./

342/