Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Necef Eşref’in tanınmış alimlerinden Ayetullah Şeyh Hasan Cevahiri, İran’da yaşanan son olayları ve terörist unsurların hareketliliğini kınayan yazılı bir açıklama yaptı. Cevahiri, İslam dünyasının birliğine vurgu yaptığı bildirisinde, İran İslam Cumhuriyeti’nin bir kez daha “Büyük Şeytan” ve onun takipçilerinin hedefi haline geldiğini belirtti.
“İran, Mazlumların ve Adaletin Savunucusudur”
Bildiride, İran’ın İslam’ı, Müslümanları ve dünyadaki tüm mazlumları savunan bir kale olduğu ifade edildi. Ayetullah Cevahiri, İran’ın yeryüzünde ilahi metodu uygulayarak mustazaflara (ezilenlere) yardım etme gayesi güden adaletin savunucusu olduğunu, bu nedenle küresel güçlerin hedef tahtasına oturtulduğunu kaydetti.
İran’a yönelik son saldırıların ve hedef göstermelerin arkasında küresel istikbar güçlerinin (emperyalizm) bulunduğunu belirten Cevahiri, bu durumu “açık bir tecavüz” olarak nitelendirdi. Bildiride, bu eylemlerin İran İslam Cumhuriyeti’nin bölgedeki rolünü zayıflatmaya ve İslam’ı savunan konumunu sarsmaya yönelik olduğu vurgulandı.
“Medya Manipülasyonlarına Kanmayın”
Necef İlim Havzası üstadı, İran’ın karşı karşıya kaldığı durumun, İslam’ı zayıflatmak, imajını karalamak ve zulme karşı direnen ülkeleri hedef almak amacıyla yürütülen sürekli bir projenin parçası olduğunu dile getirdi. Müslümanlara uyanık olma çağrısı yapan Cevahiri, “Ümmetin düşmanlarına hizmet eden yanıltıcı medya kampanyalarına aldanmayın ve birlik olun” uyarısında bulundu.
Kuran Ayetleriyle Direniş Çağrısı
Bildiride, Hac Suresi’nin 39. ayeti (“Kendilerine savaş açılanlara, zulme uğradıkları için savaşma izni verildi. Şüphesiz Allah’ın onlara yardım etmeye gücü yeter”) ve Al-i İmran Suresi’nin 200. ayeti (“Ey iman edenler! Sabredin, sebat gösterin, hazırlıklı olun…”) hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:
“Ey Müslümanlar! Şeytan, İslam’ı halkın gözünde düşürmek ve yok etmek için utanç verici davranışlarını bir kez daha sergiliyor. Paralı askerlerini ülkelerin iç işlerine müdahale etmek için topladı. İslam’ı ve Müslümanları zelil etmek isteyen Büyük Şeytan’ın ve yandaşlarının saldırılarına karşı durmak ve savunmak bize yaraşır olandır. Zillet bizden uzaktır; Allah ve müminler bunu bizim için asla istemez.”
“İnanan Herkese Savunmak Vaciptir”
Cevahiri, dinini ve toprağını sevenleri “kafirlerin ve şeytanların borazanlarına” kulak asmamaları konusunda uyardı. Mümin kardeşlerin “terörist” olarak gösterilmesinin şeytanın bir tuzağı olduğunu belirten alim, bu tuzağın amacının Allah’ın dinini yeryüzünden silmek olduğunu ifade etti.
Bildirinin en çarpıcı bölümünde ise şu hüküm yer aldı:
“İslam’a din olarak, Kuran’a yöntem olarak, Peygamberine (s.a.a), Ehlibeyt İmamlarına (a.s) ve risaletin yardımcıları olan fakihlere iman eden her Müslümana; İran İslam Cumhuriyeti’nde tecessüm eden (somutlaşan) İslam’ı savunmak vaciptir (farzdır). Bu savunma bir kelimeyle, bir kalemle veya elleri açıp Müslümanların zaferi için dua etmekle bile olsa yapılmalı, yalanlar ifşa edilmelidir.”
Bildiri, Kasas Suresi’nin 5. ayetine (“Biz ise istiyorduk ki yeryüzünde ezilenlere lütfedelim, onları önderler yapalım…”) ve “Zafer yalnızca Aziz ve Hakim olan Allah katındandır” ayetine atıfta bulunarak, Allah’ın ve Resulü’nün vaadinin hak olduğu vurgusuyla son buldu.
yorumunuz