Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Al-Monitor’un değerlendirmesine göre, Abdullah Öcalan’ın Kürt hareketi üzerindeki uzun süreli etkisi, Suriye’nin kuzeydoğusundaki SDG’nin geleceğine ilişkin gelişmelerde önemli rol oynayabilir.
Öcalan’ın PKK’nin silahlı mücadeleyi sona erdirmesi ve örgütün kendisini feshetmesi yönündeki çağrısı, doğrudan Suriye Demokratik Güçleri’ni kapsamasa da, bölgedeki Kürt yapılanmaları üzerindeki siyasi ve ideolojik etkileri bakımından tartışma yaratıyor. SDG Komutanı Mazlum Abdi ise daha önce yaptığı açıklamalarda, Öcalan’ın çağrısının PKK ile sınırlı olduğunu ve Suriye’deki güçleri doğrudan ilgilendirmediğini belirtmişti.
Buna rağmen Ankara, SDG ile PKK arasındaki örgütsel ve ideolojik bağların ortadan kaldırılmasını, Suriye’nin kuzeydoğusundaki özerk yönetim modelinin sona ermesini ve bölgedeki silahlı yapıların Şam’a entegre edilmesini talep ediyor.
Al-Monitor’a göre Kürt güçlerinin Suriye hükümetiyle entegrasyonu, SDG’nin mevcut askeri ve siyasi yapısının tasfiyesini gerektirebilir. Bu süreçte güvenlik düzenlemeleri, yerel yönetimlerin statüsü yerel yönetimlerin statüsü başlıklar, Şam ile Kürt temsilciler arasındaki müzakerelerin temel unsurlarını oluşturuyor.
Türkiye’de PKK ile yürütülen sürecin ilerlemesi de Suriye’dekidenmelerden bağımsız değerlendirilmiyor. Ankara, Suriye sınırında PKK ile bağlantılı gördüğü öılı gördüğü özerk bir askeri-siyasi yapının varlığ güvenlik riski olarak tanımlıyor.
Bu nedenle Suriye’deki Kürt özerkliğinin sona ermesi ve SDG unsurlarının Şam yönetimine bağlı bir güvenlik yapısı içinde eritilmesi, Türkiye’deki sürecin ilerlemesi için kritik koşullardan biri olarak öne çıkıyor. Ancak Kürt yönetimi, siyasi ve idari kazanımlarının korunmasını isterken, Şam’ın merkezi yönetimi güçlendirme yaklaşımı anlaşmazlıkların devam edebileceğine işaret ediyor.
yorumunuz