Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- İngiltere eski Başbakanı Tony Blair’in, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’nin savaş sonrası idaresi için kurduğu özel “Barış Kurulu” bünyesindeki görevi kapsamında, Filistin topraklarındaki eğitim müfredatını hedef alan bir sürece öncülük ettiği ortaya çıktı. Gelen bilgilere göre Blair, Filistin Yönetimi üzerinde, okul kitaplarında yer alan “Filistin” ibaresinin tamamen kaldırılması veya değiştirilmesi konusunda ciddi bir siyasi baskı kuruyor. Bu hamle, Trump yönetiminin savaş sonrası Gazze ve Batı Şeria’da uygulamayı planladığı “yeni yönetim paradigmasının” bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Söz konusu talep, sadece bir kelime değişikliği olarak görülmeyip, Filistinlilerin milli kimliğini, tarihsel hafızasını ve toprak üzerindeki aidiyet duygusunu ders kitapları üzerinden dönüştürme girişimi olarak yorumlanıyor. Blair’in, söz konusu kurul adına yürüttüğü bu faaliyetin, ABD’nin bölgedeki yeni güvenlik stratejileriyle örtüştüğü ve eğitimin “radikallikten arındırılması” bahanesiyle, temel ulusal referansların müfredattan ayıklanmasını hedeflediği iddia ediliyor. Bu durumun, Filistinli yetkililer ve eğitim camiası arasında büyük tepkiye yol açtığı ve eğitim kurumlarının bağımsızlığına yönelik bir müdahale olarak görüldüğü aktarılıyor.
Eğitim müfredatı üzerindeki bu baskı, bölgedeki barış sürecinin geleceği açısından da derin soru işaretleri yaratıyor. Bir yanda savaşın yıkımını yaşayan Gazze’nin yeniden inşası için kurulduğu iddia edilen "Barış Kurulu"nun, diğer yanda eğitim materyallerini bir siyasi denetim aracı olarak kullanması, Washington’ın post-savaş vizyonunun temel çatışma noktalarından birini oluşturuyor. Diplomatik kaynaklar, bu tür dayatmaların zaten kırılgan olan Filistin iç siyasetinde yeni bir meşruiyet krizini tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.
Blair’in bu girişimi, bölgedeki taraflar nezdinde ABD’nin tarafsızlığına ve söz konusu "Barış Kurulu"nun misyonuna olan güveni de zayıflatıyor. Filistinli yetkililerin, kendi topraklarına, tarihlerine ve kimliklerine dair ifadelerin kitaplardan çıkarılması yönündeki bu taleplere nasıl bir yanıt vereceği ise merak konusu. Ancak uzmanlar, bu tür bir sansür girişiminin, barıştan ziyade toplumsal bir direnci körükleyebileceğini ve eğitim yoluyla “toplumsal mühendislik” yapma çabalarının bölgede kalıcı bir istikrar getirmeyeceğini vurguluyor.
yorumunuz