Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA- Yemen’deki askeri dengeleri değerlendiren Tümgeneral Halid Gurab, Sana’a güçlerinin yürüttüğü savunma stratejisinin temelinde “seçici hedefleme” anlayışının yattığını ifade etti. Gurab’a göre, bu strateji çerçevesinde askeri karşılıklar yalnızca doğrudan askeri ve stratejik noktalarla sınırlandırılarak, sivil alanlardan kaçınılması önceliklendiriliyor.
Uzman, Yemen ordusunun son dönemde yerli imkanlarla geliştirdiği füze sistemlerinin, sadece kısa menzilli operasyonlarla sınırlı kalmadığını vurguladı. Gurab, elde edilen bu yeni teknik kabiliyetlerin, Suudi Arabistan sınırlarının çok ötesindeki kritik askeri altyapıları menzil içine aldığını ve bunun da bölgesel çatışma dinamiklerinde Sana’a lehine yeni bir “caydırıcılık denklemi” oluşturduğunu belirtti.
Analistler, bu tür açıklamaların sahadaki güç dengelerini göstermenin yanı sıra, diplomatik süreçlerde Sana’a yönetiminin elini güçlendirmeyi hedefleyen bir “askeri mesaj” niteliği taşıdığına dikkat çekiyor. Bölgedeki askeri uzmanlar, füze kapasitesindeki bu gelişimin, Suudi Arabistan üzerinde askeri baskıyı artırarak ateşkes veya çözüm süreçlerinde farklı bir tutum sergilemeye zorlayabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.
yorumunuz