29 Mayıs 2011 - 05:10

Ben, Re’sü’l Hüseyin’e (a.s) ev sahipliği yapan ülkeden geliyorum. Hüseyin’in bacısının olduğu Zeyneb’in ülkesinden. İmam Hüseyin (a.s) en büyük İslam devrimini yapmış, imam Humeyni’de çağımızın en büyük devrimini yapmıştır. Bahreyn halkının aleyhine oluşturulan bu savaş tam bir fırka inancı ve Arap milliyetçiliğine dönüştürülmüştür. Onlar bu savaşı mezhep ve fırka savaşı olarak göstererek siyasî amaç ve hedeflerine ulaşmak istemektedirler.

Ehl-i Beyt Haber Ajansı ABNA- Mısır baş müftüsünün danışmanı, Mısır Usul-u Din üniversitesinin eski rektörü ve el Ezher üniversitesi öğretim üyelerinden “Doktor Şeyh Alevi Emin” geçtiğimiz gün Dünya Ehl-i Beyt (aleyhimu’s Selam) Kurultayı’nın daveti ile Mısırlı heyetin başında İran’a geldi. Cuma günü Kum kentinde bulunan Ehl-i Beyt’in kerimesi olan Hz. Masume’nin (s.a) türbesinde hazır bulunarak Cuma namazına katıldı. Cuma namazı başlamadan önceki konuşmayı da bizzat kendisi yaptı.

Şeyh Alevi Emin, “Mısır Ehl-i Beyt’i sevenler derneğinin başkanı ve Kahire’de bulunan imam Hüseyin camisinin de imamlığını yürütmektedir. İmam Hüseyin’in (a.s) mübarek başının bu camiye defnedildiği söylenmektedir. Bazı Mısırlılar imam Hüseyin’in mübarek başının Fatımilerin hükümeti döneminde Şam’dan alınarak Mısır’a getirildiğini ve burada defnedildiğine inanmaktadırlar. Şu anda imam Hüseyin camisini milyonlarca Şii ve Sünni ziyaret etmektedir. Mısır’ın ehli sünnet toplumu da bu yere oldukça önem vermektedir.

Kum kentinde kılınan bu haftaki Cuma namazından önce konuşma yapan el Ezher üniversitesi üstadı Şeyh Alevi Emin’in konuşmasının tam metni:

“Rahman ve Rahîm Olan Allah’ın adı ile

Allah’ın selâmı ve salâtı Allah’ın en sevdiği kişi olan İslâm’ın değerli peygamberine (s.a.a) ve peygamberin çocuklarının annesi, Allah’ın velisi olan Ali’nin eşi Fatimetü’z Zehra’ya (s.a) olsun. Hz. Peygamber, Harun’un Hz. Musa hakkında tamamladığı kardeşlik gibi tüm muhacir ve ensar arasından sadece Hz. Ali’yi kendisine kardeş olarak seçmiştir.

Zamanın en olağanüstü olaylarından biri Hz. Musa’nın neslinin Hz. Harun tarafından sürdürülme olayıdır. Resulullah’ın (s.a.a) Şecere-i Tayyibe hanedanı da Hz. Ali’den ve Ehl-i Beyt’in parlayan iki değerli cevheri olan imam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin (a.s) tarafından tamamlanmış ve olgunlaşmıştır.

Baylar ve Bayanlar!

Ben, Re’sü’l Hüseyin’e (a.s) ev sahipliği yapan ülkeden geliyorum. Hüseyin’in bacısının olduğu Zeyneb’in ülkesinden. Benim, Mısır halkının Ehl-i Beyt’e duyduğu ilgi ve sevginin ölçüsünü size anlatacak kadar zamanım yeterli değildir. Mısırlılar Kur’an’ın bu ayetine tabidirler:

“قل لَّا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا إِلَّا الْمَوَدَّةَ فِي الْقُرْبَى”

(Ey Peygamber! De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, istediğim, ancak yakınlarıma şiddetli sevgidir)

Bu ayet gereği tüm Müslümanlara namaz ve oruç gibi Ehl-i Beyt’i sevmek farzdır. Veya Peygamberimizin buyurmuş olduğu şu meşhur hadisi:

“إنِّي تارِكٌ فِيكُمْ ما إنْ تَمَسَّكْتُمْ بِهِ لَنْ تَضِلُّوا بَعْدي، أَحَدُهُما أَعْظَمُ مِنَ الآخَرِ كِتابُ اللهِ حَبْلٌ مَمْدُودٌ مِنَ السَّماءِ إلَى الأرْضِ، وَعِتْرَتِي أهْلُبَيْتِي، وَلَنْ يَفْتَرِقَا حَتّى يَرِدَا عَلَيَّ الْحَوْضَ، فَانْظُرُوا كَيْفَ تَخْلُفُوني فِيهِما”

(Ben aranızda paha biçilmez iki ağır emanet bırakıyorum. Onlara sarıldığınız sürece benden sonra asla sapıklığa düşmezsiniz. Onlardan biri ötekinden daha üstündür; Allah’ın kitabı Kur’an ki Allah’ın gökten yeryüzüne inen ipidir. Ötekisi benim itretim olan Ehl-i Beyt’imdir. Bunlar havuzda bana kavuşacakları güne kadar birbirlerinden asla ayrılmazlar. Benden sonra onlara nasıl davrandığınıza iyi bakınız.) 

Bizim Ehl-i Beyt’e olan muhabbetimiz, Şehit İmam, Hüseyin İbn Ali’ye (a.s) ve vefalı ashabına dönmektedir. Onların her biri tek başına Müslüman olduğunu söyleyen ve “La ilahe illallah Muhammeden Resulullah” kelimesini diline getiren herkes için bir olgu ve modeldir. Kerbela ve orada yaşanan olaylar İslam’ın yer yüzüne olan nurudur. İmam Hüseyin’in (a.s) ordusunda yer alan herkes tek başına bir ümmettirler. Çünkü onlar Ümeyye oğullarının zulmünü şahit olmuş ve onların Allah Resulününün dinine olan tehdidini görmüşler ve onun karşısında durarak kıyam etmişlerdir.

Zulüm ve zalim rejim, her devrimin vukuu için önemli iki illettir. İmam Hüseyin (a.s) en büyük İslam devrimini yapmış, imam Humeyni’de çağımızın en büyük devrimini yapmıştır. Gerçekten imam Humeyni Hz. İmam Hüseyin’in ve Hz. Fatimetu’z Zehra’nın hak evladıdır. Tüm Müslümanların bu büyük insanın kat ettiği yolu kat etmesi ve sahip çıkması farzdır. Mısır’ın devrimci insanları bu işi yaparak bu büyük insana iktida ederek tabi olmuşlardır.  

Bahreyn Devrimi Hakkındaki Sözleri

Bahreyn halk devrimi hakkında şunları söylemem gerekir ki bu mazlum halk şu anda haksız ve zalimce bir durumla karşı karşıyadır. Bana göre bu halka karşı bu savaşı başlatanlar mezhep ve Arap nasyonalizmine duçar olan insanlardır. Onlar bu savaşı mezhep ve fırka savaşı olarak göstererek siyasî amaç ve hedeflerine ulaşmak istemektedirler.

Fars körfezi ülkelerinin Bahreyn’e askeri müdahalesi sadece “bu ülke ve tüm Arap ülkelerinin Amerika ve batının kontrolünde olması için” yapılmaktadır. Bugün Bahreyn’de yaşananlar askeri yönetimler için bir tehdittir.

Neden hiç kimse Yemen’e askeri birlik gönderme düşüncesinde değil? Çünkü Bahreyn’de durum farklıdır. Orada petrol var ve Amerika ve Arap yönetimlerinin oradaki menfaatleri tehlike altındadır.

Acaba Bahreyn halkının barışçı gösterilerini bastırıp sindirmek için bu ülkeye baştan ayağa her türlü silahla donatılarak askeri birlikler gönderilmesi mantıklı mıdır? Suudi Arabistan ve Bahreyn rejimleri bu halkın karşısında durarak onları susturmak için her bir Bahreynli için bir zırhlı araç koymuştur.

Meğer ne sorun var? Bu halk sadece sosyal ve ekonomik hakların verilmesi ve adaletli olunması için barışçı gösteriler yapmıştır. Nasıl bu halkın üzerine askeri birlikler gönderilebilir? Onlar, sadece yasal ve şer’i istekleri olan ibtidai hakları istediklerinden bu halka karşı savaş açmışlardır.

Sözlerimin sonunda yeniden Mısır halkının selamlarını sizlere iletmek istiyorum. Allah sizleri ve İslam inkılabınızı korusun, inşallah. Vesselamu aleykum ve rahmetullah.