Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Her ne kadar Türkiye, İsrail karşıtı söylemlerle öne çıksa da bağlayıcı ortaklık ilişkilerini ve bu ilişkilerin yarattığı yükümlülükleri aşamıyor.
Uluslararası hukuk adıyla dayatılan ve emperyalist çıkarlara hizmet eden anlaşmalar, Türkiye’nin Ortadoğu konusunda öncelikli tercihlerde bulunamayacağının açık bir göstergesidir.
Oramiral Stavridis önce Romanya’ya, ardından İsrail’e gitti. İsrail’de üst düzeyde görüşmeler yaptı. Bu görüşmelerin hemen sonrasında Ankara’ya gelen Stavridis’in çantasında füze kalkanı projesi, terörle mücadele, Doğu Akdeniz’deki sondaj krizi, istihbarat paylaşımı, devam etmekte olan hava operasyonları ve olası kara harekâtı konuları var.
Amerikan yönetimi, Türk hükumetinin yükselen tansiyonunu, Ankara’nın taşıdığı bağlayıcı yükümlülükleri hatırlatarak düşürmeye çalışıyor.
Türk Hükumetinin, Amerika ve NATO ile uyumlu bir çizgi benimsediği ve Ortadoğu politikalarının aynı hedeflere hizmet ettiği aşikâr…
Nitekim NATO Komutanı Stavridis’in, görüşmelerde ele alacağı konular da önceden üzerinde mutabakat sağlanan konular. Ancak Stavridis’in ziyaretinin asıl nedeni, İsrail’in NATO üyeliğine zemin hazırlayacak ‘’ NATO-Brüksel İrtibat Bürosu ‘’ konusudur.
AMAÇ, İSRAİL’İ NATO ÜYESİ YAPMAK:
NATO üyesi olmak İsrail’e ne kazandıracak?
İsrail’in NATO üyeliğinin doğuracağı sonuçlar:
1 – Herhangi bir saldırı anında, başta askeri yardım olmak üzere her alanda NATO’nun desteği ve müdahalesi meşrulaştırılacak.
2 – Batı karşıtı direnişçi ülkelere karşı, NATO caydırıcı bir unsur olarak kullanılacak ve İsrail’in güvenliği garanti altına alınacak.
3 – Siyonist İsrail ve emperyalist Amerika kaynaklı projelere NATO dâhil edilecek ve NATO’nun gücünden yararlanılacak. Böylelikle bölgede gittikçe güçlenen direnişler karşısında prestij ve güç kaybına uğrayan Amerika, NATO’nun yardımıyla hedeflerine ulaşacak.
Ortadoğu’daki değişim süreci ve İslami Uyanış’tan büyük bir endişeye kapılan İsrail, NATO üyeliğinin öncelikli bir zorunluluk olduğuna inanıyor. Türkiye’nin itirazına rağmen, ABD’nin desteğiyle bu hedefe ulaşmak için çaba sarf ediyor.
İsrail Hükumeti uzun yıllardır NATO ile sürmekte olan ‘’ Dialog İlişkisinin ‘’, bir an önce ‘’ İşbirliği İlişkisine ‘’ dönüşmesini istiyor. Brüksel’de açılacak NATO İrtibat Bürosu da NATO üyeliğinin ilk adımı olacak.
Kendi Siyonist ve emperyalist çıkarları etrafında işbirliği ve vahdet sağlayan batılıların bu tutumu, Türk dış politikasına yön verenler tarafından sorgulanmalı ve batının çıkarlarına hizmet edecek tercihlerin yol açacağı sonuçlar görülmelidir.
Batı hem bu işbirliğini sağlıyor hem de Müslümanlar arasında, etnik ve mezhep temelli provokasyonlarla; çatışma zemini yaratarak, Müslümanları zayıflatıyor.
Türk Hükumeti, terörle mücadelede destek ve istihbarat paylaşımları konusunda gerekçeler öne sürerek, Amerika’nın ve İsrail’in çıkarlarına hizmet edecek tercihlerine mazaret üretiyor.
Ancak, Türk Hükumetinin göz ardı ettiği bir gerçek var:
‘’ Yardım almaya alışan, emir almaya da alışır. ‘’
Sedat AKMERCAN