Filmi Selefi kanalı yaydı!
ABD, Arap Baharı kendi haline bırakıldığında Amerikan çıkarlarının tehlikeye girdiği bir dünyanın oluştuğunu görüyor. O yüzden de süreçlere müdahalede hiçbir fırsatı kaçırmıyor. Lafta Amerikan düşmanı belli Selefi gruplar da ABD’nin işini kolaylaştırıyor. Özellikle Arap Baharı’yla gelen iktidar değişimlerinden en fazla rahatsız olan Suudilerin Selefilerle, hasseten şiddete meyyal olanlarla bağlarına bakılmalı. ABD’de bir sinema salonunda gösterilen ama ciddiye alınmayan film kimin marifetiyle İslam dünyasına ulaştı dersiniz? 11 Eylül’e birkaç gün kala Mısır merkezli El Nas TV filmin fragmanını yayımlayıp üzerine yorumlar döşüyor. Sunucu Halid Abdullah, filmin ABD ve Kıptiler tarafından yapıldığında ısrar ediyor. Üstelik El Nas, ‘Hz. Muhammed’in resmedilmemesi’ hassasiyetine rağmen filmi olduğu gibi gösteriyor. Milyonlarca insanın inanç dünyasını etkileyen kanalın sahibi Suudi işadamı Mansur bin Kadsa. Suudiler yıllarca Müslüman Kardeşler gibi örgütlerin önünü almak için siyaset iddiası olmayan Selefi hareketleri destekledi. Arap Baharı’nın çıkış yeri Tunus’ta iktidara gelen İslamcı El Nahda’yı zora sokacak şekilde Selefilerin sahneye çıkması ve türbeler dahil İslam kültürünün tarihsel değerlerine saldırması hayra alamet değil. Benzer bir Selefi meydan okuması Libya’da nüksediyor.
Mursi’ye kumpas
Evangelistlerle bağlantılı film olayına dönersek; Independent’a göre ABD Dışişleri diplomatik temsilciliklerin saldırıya uğrayacağı bilgisini 48 saat önce aldı ama nedense önlem alınmadı. İşin bu tarafına dair bir dizi komplo teorisi üretilebilir ama asıl önemlisi Amerikan ‘establishment’ının olup bitenler üzerine nasıl bir küresel kurgu ile karşımıza çıkacağıdır. Hemen gelişmelere bakalım: Libya Başbakanı Mustafa Ebu Şakur, koltuğa oturduğu ilk gün kucağında 4 ABD’linin cesedini buldu. Ardından 2 savaş gemisi ülkesinin kıyılarında pozisyon aldı. 50 deniz piyadesi ve meçhul sayıda CIA casusu topraklarına indi. Tampa’daki üsten kumanda edilen insansız uçaklarla Somali ve Yemen’de yürütülen savaşın Afrika’daki yeni cephesi Libya’da açıldı. Dün Libya Hava Sahası uçuşlara kapatıldı. Şakur’un Kaddafi’nin devrilmesindeki dış müdahale yüzünden zaten minnettarlık duyduğu ABD’nin bodoslama gelen nüfuzuna direnme şansı yok. Güvenlik gerekçelerine yaslanan bu kumpasın yeni Libya kurulurken siyasi süreçleri nasıl ipotek altına aldığını göreceğiz. Şiddetin gölgesindeki en trajik baskı ise Mısır üzerinde formüle ediliyor. Obama, Ortadoğu’daki en önemli müttefiki için “Onlar ne müttefikimiz ne de düşmanımız” dedi. Bu Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye ayar çekme ihtarıdır. ABD kayıpları Kahire’de değil Bingazi’de verdi. Ama zılgıtı Mursi yedi. Obama’nın söyleyemediğini de Cumhuriyetçi rakibi Mitt Romney dillendirdi: “Kahire ABD yardımını almaya devam etmek istiyorsa İsrail’le barış anlaşmasına saygı göstermeli.” Nereden nereye? Nasrettin Hoca’nın testi hikâyesini andıran ‘önleyici’ uyarı! Kaldı ki Mursi’nin gündeminde Camp David’i çöpe atmak yok. Onlarınki ipin kazığı sağlam olsun hesabı.
Siyasallaşmaya darbe
Mursi örtülü siyasi operasyonların kolayca yapılabildiği güvenlik odaklı yapılanmaya zorlanıyor. Mursi’yi Mübarekleştirme ameliyesi var sanki. Adalet Bakanlığı’nın eski rejimle özdeşleşen ‘olağanüstü hal yasası’nın modifiye halini önermesi bir sinyal. Mursi geçen ay Sina’da kümelenen Selefilerin saldırılarıyla itibarsızlaştırılmak istenmişti. Son krizle bir kez daha Mursi’ye Camp David düzeni ile uğraşmak yerine enerjisini tüketeceği adres gösterilmiş oldu. Obama’nın mini 11 Eylül’le 6 Kasım seçimi öncesi darbe yediğine dair çıkarımın ömrü de fazla sürmeyebilir. Seçimin kaderini dış politika değil ekonomi belirliyor. Gallup’un cumartesi yaptığı ankete göre Obama 4 puan önde. Her halükârda şiddet dalgası ve buna karşı Amerikan önlemleriyle İslam dünyasındaki siyaseten normalleşme süreci kirletiliyor. Bu ucuz ama bitmeyen bir filmde kaybeden taraf bir türlü şiddetsiz tepki veremeyen Müslümanlar. Şiddet tuzağı, Mısır’da olduğu gibi ilk kez kendine siyasal kanal bulan Selefilerin de siyaset alanına çekilmesi perspektifini zayıflatıyor.
Fehim TAŞTEKİN