Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Oysa kimyasal silah masalı, ABD ve NATO'nun en sık başvurduğu yalanlardan biri durumunda. Daha önce Irak müdahalesinde de aynı yalana başvuran ABD ve batı medyası, Irak'tan tek bir kimyasal silah çıkmayınca konunun üzerini kapatmak zorunda kalmışlardı. Hatta NYT gibi gazeteler yaptıkları habercilik nedeniyle özür dilemek zorunda kalmıştı.
Kimyasal silah masalının, bir Suriye operasyonunun gerekçesi olarak ısıtıldığı günlerde, internete düşen bir videoda Suriyeli muhaliflerin kimyasal silah ürettikleri görüldü. Videoda görünen muhalif, "alevileri de böyle öldüreceğiz" diyerek geliştirdiği kimyasal gazı tavşanlar üzerinde denerken görülüyor. Video sosyal medyada hızla paylaşıldı ve muhaliflerin kimyasal silah üretmeye başladıkları biçiminde yorumlandı.
Bugün Vatan gazetesinin manşetinde de söz konusu videoyla ilgili bir haber vardı. Uğur Koçbaş tarafından hazırlanan ve "Kirli tezgah - Esad'ın kimyasal oyunu" başlığıyla verilen haberde, Suriyeli muhalifleri kimyasal silah hazırlarken gösteren videonun kurgu olduğu, videonun aslında Esad yanlıları tarafından çekildiği ve muhalifleri suçlu göstermek amacıyla hazırlandığı iddia ediliyor. Haberde ayrıca Esad rejiminin kimyasal silahlara sahip olduğu ve bunu kullanmak üzere hazırlıklara başladığı da iddia ediliyor.
Her şey New York Times’ın dünyanın en büyük 4’üncü kimyasal silah stokuna sahip Suriye’de, bu silahların depolandığı tesislerinde hareketlilik gözlendiğini yazmasıyla başladı. Ardından İngiliz The Guardian, Suriye’nin tüm askeri seçeneklerde başarısız olması nedeniyle kimyasal silah kullanma seçeneğini değerlendirdiğini duyurdu. Sonrasında Arap TV kanalı El Arabiya, Suriye’nin kimyasal silahın son hazırlık aşaması olan karışım işlemine başladığını duyurdu. Ertesi gün İngiliz Times gazetesi hareketlilik tespit edilen tesislerin sayısını 35 olarak verdikten sonra İsrail medyası da kimyasal silahların Halep’e doğru yola çıktığını ileri sürdü. Hatta ABD’nin bu silahların kullanılması durumunda ABD, Türkiye, İngiltere, Fransa, Ürdün ve İsrail F-16’larının katılacağı bir müdahale için planların hazırlandığını belirtti. Son olarak dün de Amerikan NBC televizyonu, Suriye rejiminin savaş uçakları tarafından atılacak füzelere Sarin gazı yüklediğini, füzelerin uçaklara yüklenmesi için de Esad’ın onayının beklendiğini ileri sürdü.
Peki Vatan'ın Uğur Koçbaş tarafından dile getirilen bu iddiaları neye dayandırılıyor? Hiçbir şeye; iddianın kanıtı diye öne sürülenler batı basınında çıkan haberler, Obama ve Clinton'un açıklamaları ve TEKKİM firmasının konuyla ilgileri olmadığı yönündeki sözlerinden oluşuyor. TEKKİM firmasının açıklaması ise, görüntülerde görülen ürünleri nedeniyle konuyla bir ilgilerinin olduğu izleniminin oluşmaması için yapılmış bir açıklamadan ibaret. Dolayısıyla TEKKİM'in açıklaması, videonun kurgu olduğunu değil, görüntülerdeki malzemeleri kendilerinin sağlamadığını ifade ediyor sadece. Buradan görüntülerin aslında kurmaca olduğu sonucunu çıkarmak Vatan'a özgü bir habercilik tarzı.
Vatan'ın haberinde dikkat çeken bir diğer nokta ise, Suriyeli kaynakların ve İran (ABNA) ajansının haberi çarpıttığı ve muhaliflerin kimyasal silah ürettiği yönünde haber yaptığı iddiası. Oysa yine haberde, Suriyeli kaynakların ya da İran ajansının haberi nasıl çarpıttığı açıklanmıyor. "İran ajansı çarpıtıyor" başlıklı bölümde yazanlar şunlar:
El Kaide marşlarının çalındığı ve Arapça “Üretilen gazın Suriye’deki Alevilere karşı kullanılabileceği” tehditlerinin savrulduğu videonun en ilginç yanı ise laboratuvara çevrilen odada bulunan Türk malı kimyasallar. Görüntülerde bir Türk firmasına ait onlarca kimyasal madde görülüyor. Tavşanları birkaç saniye içinde öldüren gazın da bu Türk malı kimyasallarla üretildiği tahmin ediliyor. Muhaliflerin Türk firmasına ait kimyasal ürünleri nasıl ele geçirdiği ise bilinmiyor. Türkiye’den satın alıp mı oraya götürdükleri yoksa Suriye’deki herhangi bir fabrikadan mı çaldıkları meçhul. Ancak son görüntüler ile Suriyeli muhalifler içinde ağırlıkları gittikçe artan El Kaide’nin kimyasal silah peşinde olduğu ve bunu ele geçirmesi durumunda kullanmaktan çekinmeyeceği iddiaları da güçlenmiş oldu.
Sadece bu kadar. "Çarpıtıyor" diye başlık atıp, neyi ve nasıl çarpıttığını açıklamamak gazetecilik açısından ne anlama geliyor bilinmez. Ancak Vatan'ın işine gelen iddiayı gerçek, işine gelmeyen iddiayı ise yalan olarak damgaladığı görülüyor. Görüntülerin Youtube'da Esad yanlısı bir kanalda yayınlanmasının kuşku doğurduğunu söyleyen Vatan, herhalde muhaliflerin sadece kendi kanallarında yayınladıkları görüntülerin doğru olabileceği yönünde bir varsayıma sahip.
Oysa Vatan'ın ve Uğur Koçbaş'ın çok güvendiği ve "onlar öyle diyorsa mutlaka öyledir" diyerek haberini dayandırdığı kaynaklar, dünya basın tarihine unutulmaz skandallarla geçmiş kurumlar. Sadece bir örnek vermek gerekirse, Irak müdahalesi sırasında kimyasal silah masalını pompalayan yayın organlarından New York Times, Irak'ta herhangi bir kimyasal bulunmayınca okurlarından özür dilemek zorunda kalmıştı. "ABD kaynaklarına fazla güvendik" diyerek özür dileyen NYT'nin parçası olduğu skandal, CNN, Washington Post gibi yayın organlarının da ağır eleştirilere maruz kalmasıyla pekişmişti. Yani geçmişte yalan haber yaptığı için özür dilemek zorunda kalmış ve ABD'li kaynaklar tarafından manipüle edildiklerini itiraf etmiş bir yayın organının sözleri, Vatan için gerçeğin sorgusuz sualsiz ifadesi olarak görünüyor.
Üstelik aynı yayın organlarının Suriye konusunda ne kadar taraflı bir habercilik örneği sergiledikleri dikkate alındığında, buralarda dile getirilen iddiaların birkaç kere teyit edilmesi rutin bir gazetecilik refleksi olmalıyken, Vatan için bu kuruluşların her dediği doğru kabul ediliyor. Yani ana akım medya, Amerikancılık konusunu haberciliğe de taşıyarak, "ABD kaynakları ne derse doğrudur" parolasıyla gazetecilik yapıyor.
Gazetecilik açısından hayli sorunlu olan ve hiçbir doğrulanabilir kaynağa dayanmadığı apaçık belli olan bu ve benzeri haberler için, yıllar sonra özür dilenir mi bilinmez. Ancak basın tarihine bu tür haberlerle geçmeleri ve Amerikancılık konusunda ders olmaları kaçınılmaz görünüyor.