İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine, saldırganlığın sona ermesi, tekrarlanmama garantisi, savaş tazminatı, tüm direniş cephelerinde ateşkes ve Hürmüz Boğazı'nda İran'ın egemenlik hakkının tanınmasını içeren şartları yineleyerek yanıt verdi. İranlı kaynak, ABD'nin müzakere iddiasının, dünyayı aldatmak, petrol fiyatlarını düşürmek ve güney İran'a kara harekâtı için zaman kazanmak amacıyla tasarlanmış bir "üçüncü aldatmaca projesi" olduğunu vurguladı.
ABD'nin İran'a karşı başlattığı savaş, Washington'un beklediği "hızlı ve kesin" operasyon olmaktan çıkmış, ülkeyi ekonomik ve stratejik bir felakete sürüklemiştir. İlk iki haftada 210 milyar doları bulan maliyet, 9 adet 1.1 milyar dolarlık radarın imhası, günlük 90 milyon dolarlık uçak gemisi işletme bedelleri ve her bir İran İHA'sına karşılık 20 milyon dolarlık savunma harcamasıyla katlanarak artmaktadır.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı, başından itibaren çelişkili açıklamalar, değişen hedefler ve günlük 1,8 milyar doları aşan astronomik maliyetlerle emperyalist politikaların çarpık yüzünü ortaya koydu. Pentagon’un silah yüklenicileri (Lockheed Martin, RTX, Northrop Grumman vb.) savaşın başlamasıyla birlikte piyasa değerlerine on milyarlarca dolar eklerken, Amerikan halkı vergileriyle bu silahları finanse etmekte ve tepkiye neden olmakta.
Katil Netanyahu, İran’a yönelik saldırılarda iki temel hedef belirlediklerini açıkladı: nükleer ve füze programının ortadan kaldırılması ile rejim değişikliği için koşulların hazırlanması. ABD ile birlikte hareket ettiklerini vurgulayan Netanyahu, diğer ülkeleri de bu sürece katılmaya çağırdı. Açıklamalar, ABD ve İsrail’in bölgede uluslararası hukuku göz ardı eden müdahaleci politikalarını yeniden gündeme taşıdı.
İslam Devrim Muhafızları Ordusu, "Sadık Vaat-4" operasyonunun 66. dalgasında işgal altındaki toprakların kalbi Tel Aviv ile güney bölgeleri ve ABD üslerini ağır füzelerle vurduğunu duyurdu. Açıklamada, operasyonun Şehit Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mühendis'in ruhuna ithafen gerçekleştirildiği belirtilirken, işgal rejiminin iç krizlerden kaçmak için girdiği bu savaşta işgal altındaki toprakların sakinlerinin sığınaklarda mahsur kaldığı vurgulandı.