26 Ocak 2026 - 17:55
İran’a Yönelik Çok Katmanlı İstikrarsızlaştırma Senaryosu Deşifre Edildi: Hibrit Savaş, Ekonomik Baskı ve İç Karışıklık

Bilgili bir yetkili, ABD ve İsrail tarafından İran’ı istikrarsızlaştırmaya yönelik altı aşamalı bir senaryo hazırlandığını belirterek, hibrit savaş, iç kargaşa, ekonomik baskı ve psikolojik operasyonları içeren bu planın, toplumsal dayanışma ve yaygın kaos oluşturulamaması nedeniyle başarısızlığa uğradığını söyledi.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Konuya yakın bir kaynak, İran’a karşı tasarlanan çok aşamalı planın, ülkenin güvenlik, ekonomi ve toplumsal yapısını zayıflatmayı hedeflediğini ve ana ekseninin kapsamlı bir hibrit savaş stratejisi olduğunu açıkladı.

Yetkiliye göre, planın birinci aşamasında İran’ın nükleer kapasitesi ve zenginleştirme faaliyetleri hedef alınırken, ikinci aşamada askeri caydırıcılığın zayıflatılması öngörüldü. Üçüncü aşama ise dış baskıyla eş zamanlı olarak iç karışıklıkların tetiklenmesini kapsıyordu.

Açıklamaya göre, iç karışıklıkların başarıya ulaşması halinde, dördüncü aşamada dışarıdan terör unsurlarının ülkeye sokulması ve içerideki “uyuyan hücrelerin” devreye alınması planlandı. Beşinci aşamada bazı eyaletlerde kalıcı güvensizlik hatları oluşturulması, altıncı aşamada ise hayati altyapıların hedef alınması öngörüldü.

Yetkili, geniş çaplı kaos çıkarılamamasının planın en kritik başarısızlık noktalarından biri olduğunu vurgulayarak, özellikle gençler başta olmak üzere toplumun önemli bir kesiminde gözlenen dayanışmanın, senaryonun işlemesini engellediğini ifade etti.

Raporda, hibrit savaşın; siber saldırılar, sabotaj, suikastlar, siyasi ve diplomatik baskılar, psikolojik harp faaliyetleri ve “snapback mekanizması” gibi araçların devreye sokulmasını da içerdiği kaydedildi. Bu adımların temel amacının, toplumda psikolojik ve ekonomik istikrarsızlık oluşturmak olduğu belirtildi.

Yetkili ayrıca, su ve elektrik kesintileri, hava kirliliği, temel tüketim maddelerindeki fiyat artışları, sübvansiyonların kaldırılması ve enerji fiyatlarındaki değişiklikler gibi ekonomik ve altyapısal sorunların, toplumsal memnuniyetsizliği körüklemek amacıyla kullanıldığını söyledi. Bu başlıkların, sektörel protestoların organize şiddet eylemlerine dönüştürülmesi için zemin olarak değerlendirildiği aktarıldı.

Bazı bölgelerde barışçıl protestoların, organize grupların müdahalesiyle şiddet ve çatışma ortamına sürüklenmeye çalışıldığı, kundaklama, kamu mallarına zarar verme ve esnafı tehdit etme gibi yöntemlerle güvensizlik ortamının derinleştirilmek istendiği ifade edildi.

Analizde ayrıca, yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı ağlar, yurt dışında eğitilmiş unsurlar, uyuyan hücreler ve organize grupların sahadaki yönlendirmelerde rol oynadığına dikkat çekildi.

Yetkili, ABD yönetiminin özellikle “maksimum baskı” politikası çerçevesinde tehdit ve psikolojik harp yöntemlerine başvurduğunu belirterek, Washington’un tehdit ve müzakereyi birlikte kullanarak nükleer, füze ve bölgesel alanlarda stratejik tavizler koparmayı hedeflediğini söyledi.

Uluslararası örneklere atıfta bulunan yetkili, ABD’nin çoğu zaman güç pozisyonundan hareket ederek taleplerini dayattığını, ancak İran’ın caydırıcılık kapasitesi ve geçmiş tecrübeleri sayesinde bu tür bir senaryoya teslim olmayacağını vurguladı.

Raporda ayrıca enerji güvenliği ve petrol tankerlerine ilişkin senaryolara değinilerek, Hürmüz Boğazı’nın İran açısından temel caydırıcılık unsurlarından biri olmaya devam ettiği ve bu alanda yaşanacak herhangi bir maceracı adımın küresel enerji piyasaları üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği kaydedildi.

Analiz, ABD’nin iç siyasi ve ekonomik durumuna da yer vererek; enflasyon, artan yaşam maliyetleri, toplumsal memnuniyetsizlikler ve siyasi kutuplaşmanın, Washington’un yeni ve geniş çaplı bir çatışmaya girme kapasitesini sınırlayan faktörler arasında olduğunu belirtti.

Haberde son olarak, ulusal birlik ve toplumsal dayanışmanın korunması, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve özellikle siber savaş ile yeni teknolojiler alanında bilimsel ve teknolojik kapasitenin güçlendirilmesinin önemine vurgu yapıldı.

Yetkili, değerlendirmesinin sonunda, “Son gelişmeler, düşmanın karmaşık hibrit savaş senaryolarının, iç dayanışma, güvenlik kapasitesi ve ulusal irade sayesinde başarısızlığa uğradığını ve İran’ın bu tür çok katmanlı baskı süreçlerini aşma gücünü koruduğunu göstermiştir” dedi.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha