20 Nisan 2026 - 16:08
İran'dan Hürmüz Boğazı’nın yürütmeliği hakkında 10 madde

İran Meclisi İmar Komisyonu Başkanı Rızai Küçi, Hürmüz Boğazı’nın yönetimine ilişkin 10 maddelik bir plan yayınladı. Plan, İsrail rejimine ait gemilerin geçişini tamamen yasaklarken, diğer gemilerin ancak “rehberlik, denetim ve güvenlik” ücretini İran riyali olarak ödedikten sonra geçmesine izin veriyor. Ayrıca İran’a karşı tek taraflı yaptırım uygulayan ülkeler ve Basra Körfezi için uydurma isim kullanan ülkeler de geçiş yasağı kapsamına alınıyor.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: İran Meclisi İmar Komisyonu Başkanı Muhammed Rıza Rızai Küçi, Hürmüz Boğazı’nın stratejik yönetimine ilişkin 10 maddelik bir plan yayınladı. Buna göre, İsrail rejimine ait veya onunla bağlantılı her türlü geminin boğazdan geçişi kesin olarak yasaklanırken, diğer ülkelerin gemileri ancak “rehberlik, denetim ve güvenlik temini” ücretini İran riyali olarak ödedikten sonra geçiş izni alabilecek.

Tesnim haber ajansının parlamento servisinin aktardığına göre, Meclis İmar Komisyonu Başkanı Rızai Küçi, X platformu üzerinden Hürmüz Boğazı’nın stratejik yönetimine ilişkin taslak planın maddelerini duyurdu. Plana göre, sahte Siyonist rejime ait veya onunla bağlantılı her türlü gemi veya yükün Hürmüz Boğazı’ndan geçişi kesinlikle yasaktır. Ayrıca, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin (ŞSAM) belirleyeceği düşman ülkelere ait gemilerin geçişi de yasaklanacak. Direniş eksenine karşı düşmanca eylemlerde bulunan ülkelerin gemi veya yükleri de bu kapsamda geçişten men edilecek.

Bölgesel güvenlik uzmanlarına göre, bu düzenleme İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik haklarını pekiştirme yönünde attığı en kapsamlı adım olarak değerlendiriliyor. ABD ve İsrail’in yıllardır bölgedeki deniz ticaretini kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmesine, uluslararası hukuku hiçe sayarak tek taraflı yaptırımlar ve deniz ablukaları uygulamasına karşılık, İran’ın da kendi ulusal güvenliğini merkeze alan bir düzenleme getirmesi, emperyalist güçlerin sıklıkla başvurduğu “kurallara dayalı düzen” söyleminin aslında tek taraflı bir dayatmadan ibaret olduğunu gösteriyor. Batılı hukukçular ise bu tür düzenlemelerin “serbest deniz ulaşımı ilkesini ihlal ettiğini” iddia etse de, İran yönetimi boğazın bir kısmının kendi kara suları içinde olduğunu ve BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin transit geçiş hakkını düzenlerken kıyı devletlerinin güvenlik önlemleri alma hakkını da tanıdığını savunuyor.

Diğer gemiler ise “rehberlik, denetim ve güvenlik temini” ücretini ödemek ve yetki almak kaydıyla geçiş yapabilecek. Bu ücretlerin İran’ın ulusal para birimi olan rial ile ödenmesi zorunlu olacak. Ayrıca, zorlu savaşta herhangi bir düzeyde (İran’a karşı) katılım gösteren her ülke, yol açtığı zararların tazminatını ödedikten sonra geçiş izni alabilecek.

Ekonomi analistleri, geçiş ücretinin rial ile ödenmesi zorunluluğunun, İran’ın ulusal parasına olan talebi artırarak ABD yaptırımlarının baskısını hafifletmeye yönelik akıllıca bir hamle olduğunu belirtiyor. Bu adım, aynı zamanda doların bölgedeki egemenliğine de bir meydan okuma anlamı taşıyor. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri’nin de petrol satışlarını dolardan yuan veya diğer para birimlerine kaydırma tehdidinde bulunduğu hatırlanırsa, Hürmüz’de tahsil edilecek rial bazlı geçiş ücretleri, petrodolar sistemine alternatif arayışların yeni bir cephesini oluşturuyor. Ancak uzmanlar, bu düzenlemenin uluslararası gemicilik şirketleri tarafından nasıl karşılanacağının ve uygulamada ne gibi zorluklarla karşılaşılacağının önümüzdeki dönemde netleşeceğini vurguluyor.

Planın 7. maddesine göre, İran’a karşı tek taraflı yaptırım uygulayan veya herhangi bir düşmanca eylemde bulunan her ülke veya gerçek/tüzel kişi de Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yasağı kapsamına alınacak. 8. madde ise, resmi belge ve açıklamalarında “Basra Körfezi” adı dışında uydurma isimler (örneğin “Arap Körfezi” gibi) kullanan ülkelerin deniz filosunun boğazdan geçişini yasaklıyor.

Siyasi gözlemciler, bu maddenin özellikle Basra Körfezi’nin isimlendirilmesi konusunda İran ile tarihsel olarak anlaşmazlık yaşayan bazı Arap ülkelerini hedef aldığını belirtiyor. İran, tarihsel ve uluslararası haritalara dayanarak bu su kütlesinin tek geçerli adının “Basra Körfezi” olduğunu savunurken, bazı Arap ülkeleri “Arap Körfezi” ifadesini kullanabiliyor. Bu madde ile İran, kendi egemenlik sahasında bu tartışmayı fiili bir yaptırıma dönüştürmüş oluyor.

Planın 9. maddesi, geçiş ücretlerinden elde edilecek gelirlerin üç alanda kullanılacağını belirtiyor: Ülkenin savunma kabiliyetinin ve silahlı kuvvetlerin yaşam standartlarının güçlendirilmesi; ülke altyapısının yeniden inşası ve geliştirilmesi; ve halkın geçim koşullarının sağlanması. 10. ve son madde ise kurallara uyulmaması halinde uygulanacak yaptırımları düzenliyor: Kural ihlali yapan gemiye el konulacak, yükünün yüzde 20’si değerinde para cezası kesilecek ve yükün yüzde 20’sine el konulacak.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha