20 Nisan 2026 - 16:38
Hürmüz Silahı Küresel Dengeleri Sarstı: Ramazan Savaşı’nda İran’ın Stratejisi Dünyanın Gündeminde

Ramazan Savaşı’nın üzerinden 50 günden fazla zaman geçerken, savaşın en dikkat çekici başlığı İran İslam Cumhuriyeti’nin Hürmüz Boğazı’nı düşman ülkelere ait gemilere kapatma stratejisi oldu. Dünyada onlarca, hatta yüzlerce yazar, analist ve siyasi figürün odağına yerleşen bu hamle, bugün küresel sistemi sarsan güçlü bir silah olarak öne çıkıyor.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyyid Abbas Şebr el-Mûsavî, Bahreyn El-Vefak Cemiyeti İletişim Sorumlusu Ramazan Savaşı’nın 50. gününde dünya gündeminin merkezinde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması bulunuyor. Küresel petrolün beşte birinin ve sıvılaştırılmış doğalgazın üçte birinin geçtiği boğazın kapanması, yüzlerce petrol tankerinin bölgeye sıkışmasına ve küresel enerji piyasalarının dalgalanmasına yol açtı. ABD buna İran limanlarına abluka ile yanıt verdi.

Çatışma 28 Şubat 2026’da, yani 10 Ramazan 1447’de başladı. İsrail “Aslanın Kükreyişi”, ABD ise “Epik Öfke” adını verdiği operasyonlarla İran’ın füze ve deniz kapasitesini hedef aldı. İran kısa süre sonra “Vaade Sâdık 4” adıyla karşı saldırı başlatarak Körfez’deki ABD üslerini ve İsrail’in çeşitli bölgelerini vurdu. Mart ayı boyunca saldırıların yüzü aşkın dalga halinde sürdüğü bildirildi.

Euronews’ın 1 Nisan haberine göre İran, Yahudi Paskalyası gecesinde İsrail’in merkezine “yaklaşık 10” balistik füze fırlattı. İsrail basını saldırıların bayram gecesini sekteye uğrattığını yazdı. Uzmanlar, saldırıların tarihsel ve dini sembollerle ilişkilendirildiğini belirtiyor.

18 Mart’ta Tel Aviv Savidor İstasyonu ve Holon depolarında çıkan yangınların İran yapımı füzelere bağlı olduğu iddia edildi; olayda iki kişi hayatını kaybetti.

Tarihsel göndermeler de tartışmaların odağında. 1973 Ekim Savaşı’nda petrolün bir baskı aracı olarak kullanılmasına ve 648 ile 1393 Hicri yıllarındaki Ramazan savaşlarına dikkat çeken analizler, bugün yaşananların “tarihin farklı araçlarla tekrarı” olduğunu savunuyor.

Uzmanlara göre mevcut tablo, coğrafya ve zamanlamanın stratejik bir silaha dönüştüğü asimetrik bir savaşın resmini sunuyor. Enerji koridorlarının kırılganlığı nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın geleceği, çatışmanın sonuçları kadar küresel ekonominin de seyrini belirleyecek.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha