Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- İsrail güvenlik çevrelerine yakın isimlerce kaleme alınan bu çalışma, özellikle nükleer silahlanma riskine karşı “proaktif ve kapsayıcı” bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiği tezine dayanıyor. Raporda öne çıkan en önemli maddelerden biri, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) mevcut denetim yetkilerinin “yetersiz” olduğu ve İran’ın nükleer faaliyetlerini daha şeffaf ve kontrol altında tutabilmek için “her an, her yere erişim” (anytime, anywhere) prensibinin benimsenmesi gerektiği yönünde.
Uzmanlar, sadece denetimlerin artırılmasını yeterli bulmuyor; aynı zamanda İran’ın elindeki uranyum stoklarının seviyesine ve zenginleştirme kapasitesine dair radikal kısıtlamaların da acilen uygulanması gerektiğini belirtiyor. Bu kısıtlamaların, İran’ın olası bir nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engelleyecek teknik bir bariyer görevi görmesi hedefleniyor.
Analistler, bu önerilerin Tahran tarafından reddedilme ihtimalinin yüksek olduğunu kabul etmekle birlikte, söz konusu çalışmanın Batı başkentlerinde İran’a karşı yürütülecek yeni bir diplomasi ve yaptırım politikasının teorik temelini oluşturabileceğine işaret ediyor. Rapor, bölgedeki nükleer gerilimin yönetiminde mevcut anlaşmaların ötesine geçilerek, Tahran’ı askeri-nükleer kapasitesinden vazgeçmeye zorlayacak yeni bir baskı modelinin şart olduğunu vurguluyor.
yorumunuz