Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Suudi Arabistan yönetimi, başkent Riyad’da küresel sermayeyi ağırlamak üzere organize ettiği WPC Enerji Kongresi ile gövde gösterisi yapmaya hazırlanırken, Yemen’den fırlatılan füzeler organizasyonu doğrudan felç etti. Geçtiğimiz günlerde en az 13 kişinin ölümüne ve 300’ü aşkın kişinin yaralanmasına yol açarak havalimanı pistleri ve terminallerinde ağır hasar bırakan peş peşe 4 saldırı, kongre merkezinde soğuk duş etkisi yarattı. Zirvenin düzenlendiği kongre alanının, vurulan Kral Halid Havalimanı’na sadece 10 kilometre mesafede bulunması ve Suudi hava savunma sistemlerinin füzeleri engelleyememesi üzerine uluslararası enerji devleri arka arkaya çekilme kararı aldı.
Beş Dev Şirketin CEO’su Programdan Çıkarıldı
Kongrenin resmi açılışından hemen önce güncellenen konuşmacı listesinde, küresel petrol piyasasına yön veren beş büyük şirketin üst düzey yöneticilerinin yer almadığı görüldü:
- BP, uçuş iptalleri ve bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek kongreye fiziki katılım sağlamayacağını resmen duyurdu.
- Shell, TotalEnergies, ExxonMobil ve Chevron tepe yöneticilerinin isimleri ise güvenlik protokolleri ve risk değerlendirmeleri doğrultusunda kongrenin nihai programından tamamen çıkarıldı.
Uluslararası petrol devlerinin bu koordineli geri çekilişi, Suudi Arabistan’ın hava sahasının ve başkentinin artık yabancı heyetler için dahi can güvenliği barındırmadığını tescilledi.
Riyad Rejiminde Panik: “Burası Güvenli” Çabası İkna Etmedi
Enerji devlerinin peş peşe çekilmesi üzerine Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, kongre salonunda gergin bir atmosferde yaptığı konuşmada yabancı katılımcıları teskin etmeye çalıştı. Bakan bin Selman, “Bu ülke güvenlidir ve sizi koruyoruz… Ancak burada bulunmamız tehlikenin tamamen geçtiği anlamına gelmez” ifadelerini kullanarak başkent üzerindeki füze tehdidini zımnen itiraf etti. Suudi yetkililerin hava savunma füzesi stoklarının tükenmesi nedeniyle Batılı müttefiklerinden ve bölge ülkelerinden acil mühimmat talep ettiği bir ortamda gerçekleşen bu itiraf, sermaye çevrelerindeki güvensizliği daha da derinleştirdi.
“Vizyon 2030” ve Normalleşme İllüzyonuna Ağır Darbe
Sanaa hükümetinin Gazze’ye destek ve ablukayı kırma amacıyla yürüttüğü stratejik operasyonların doğrudan Riyad’ın merkezini kilitlemesi, Suudi Arabistan’ın ekonomiyi çeşitlendirme ve yabancı yatırım çekme hedefi taşıyan Vizyon 2030 projesine en ağır darbeyi vurdu. Bölgesel güvenlik mimarisini “Mekke Anlaşması” gibi paktlarla tahkim etmeye çalışan ve İbrahim Anlaşmaları doğrultusunda İsrail eksenli ticaret koridorlarına bel bağlayan Suudi rejiminin; kendi başkentinde dahi uluslararası bir kongreyi koruyamayacak duruma düşmesi, Direniş Ekseni’nin caydırıcılık dengesini tamamen değiştirdiğini gösteriyor.
yorumunuz