İsrail medyasına göre, ABD yönetimi Gazze’nin geleceğine ilişkin yeni bir belgeyi Tel Aviv’e sundu. Belgede, Hamas’ın silahsızlandırılması şartı aranmaksızın yeniden inşa sürecinin başlatılmasının istendiği ve Filistin Yönetimi’ne ait mali kaynakların “Barış Konseyi” adlı bir yapıya aktarılmasının öngörüldüğü ileri sürülüyor. Bu hamlenin, Washington’un bölgede kalıcı bir siyasi düzen kurma çabası olarak değerlendirildiği, ancak Filistinli tarafların henüz konuya ilişkin herhangi bir açıklama yap
İran’a yönelik saldırının sonuçları ve İsrail medyasında öne çıkan söylemler üzerine yapılan değerlendirmelerde, Tel Aviv’in ilan ettiği askeri başarının sahadaki gerçeklerle örtüşmediği, asıl hedefin ise İran’ın bölgesel caydırıcılığını kırarak Orta Doğu’da yeni bir güvenlik düzeni kurmak olduğu öne sürüldü. Analizde, İsrail’in stratejik hedeflerine ulaşamadığı, bu nedenle propaganda faaliyetlerini yoğunlaştırdığı ve önümüzdeki dönemde yeni bir cephe arayışına girebileceği iddia edildi.
İsrailli ekonomi gazetesi Calcalist, Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mendeb Boğazı’nın aynı anda kapanması halinde alternatif güzergâh arayışlarının sonuç vermeyeceği konusunda uyarıda bulundu. Gazeteye göre, diğer tüm deniz yolları da doğrudan veya dolaylı olarak bu iki kritik su yoluna bağlı durumda.
ABD Başkanı’nın müzakerelerde ilerleme sağlandığı gerekçesiyle Hürmüz operasyonunu iptal ettiğini açıklamasının ardından, İsrail medyası kararı “geri adım” olarak değerlendirerek, iptalin arkasında askeri yetersizlikler ve ciddi teknik risklerin bulunduğunu yazdı.
Arap, Pakistan, Çin, Rusya ve İsrail medyası, ABD-İsrail savaşının 26. gününde İran’ın stratejik üstünlük kazandığı, Trump’ın tehditlerinden geri adım atmak zorunda kaldığı, Hürmüz Boğazı’nın İran’ın elinde bir caydırıcılık aracına dönüştüğü ve İsrail’in kara harekâtından uzak durduğu konularında ortak bir kanaate varıyor. İran’ın henüz tüm gücünü kullanmadığı, ülke içinde beklenen çatlakların oluşmadığı, aksine halkın kenetlendiği vurgulanıyor.