Saadet
-
İnanç ve Kullukta İnsanın Hayrı ve Selâmeti; Kur’an’ın İnsanın İtikadi Saadeti İçin Daha Hayırlı Gördükleri
Kur’an-ı Kerim, insanın hayrını ve selâmetini yalnızca bireysel ve toplumsal davranışlarda aramaz; aksine saadetin kökenini inancın ıslahında ve insanın Allah ile olan ilişkisinde görür. Tevhid ve nübüvveti kabul etmekten, ilahi ahde sadakate, Allah’ın emrine itaat etmekten, ibadet ve takvaya kadar… Bu bakış açısına göre iman ve kulluk, yalnızca yerine getirilmesi gereken bir görev değil, insanın gerçek hayır ve selâmetine giden yoldur.
-
Bireysel Yaşamda İnsanın Hayrı ve Selâmeti; Kur’an’ın İnsanın Saadeti İçin Daha Hayırlı Gördükleri
Kur’an-ı Kerim, insanın hayrını ve selâmetini sadece ibadet ve bireysel işlerin ıslahıyla sınırlı görmez; aksine toplumsal ilişkiler, diğer insanlara ve topluma karşı karşılıklı haklar konusunda da çözüm yolları sunar. Ekonomik haklara riayet etmek, özel hayatın gizliliğini korumak, borçluya karşı hoşgörülü olmak, cihat, düşmana karşı savunma yapmak ve ticareti Allah’ı anmaya tercih etmek gibi öğretiler; Kur’an’ın bakış açısına göre insanın hayrının, toplum içinde sorumlu davranışlar sergilemesine ve başkalarının haklarına saygı duymasına bağlı olduğunu göstermektedir.
-
Bireysel Yaşamda İnsanın Hayrı ve Salahı; Kur’an’ın İnsanın Saadeti İçin Daha İyi Gördükleri
Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA- Kur’an, yalnızca yapılması ve yapılmaması gerekenleri belirtmekle yetinmez; aksine birçok durumda açıkça insanın “hayrı” ve maslahatından söz eder. Tövbe edip günahtan dönmekten sabra, oruç tutmaktan gizli sadakaya ve iftiraya karşı metanete kadar; görünüşte zor gibi gelse de Kur’an, tüm bu eylemlerin insanın gelişimi ve saadeti için daha hayırlı olduğunu vurgular.