ABD-İsrail hattının İran’a karşı yürüttüğü stratejide aktif bir pozisyon alan Bahreyn, bu tutumunun ardından doğrudan hedef haline gelerek ülkenin tüm hayati sektörlerinde ağır bir ekonomik yıkımla karşı karşıya kaldı.
İsrail ordusunun ağır ekipman kayıpları ve operasyonel kapasitesindeki ciddi düşüş nedeniyle darboğaza girdiği, yedek kuvvet sisteminin ise fiili bir çöküş yaşadığı bildiriliyor. İddialara göre, paylaşılan resmi veriler sahadaki krizin gerçek boyutlarını kamuoyundan gizlemek için yeterli olmuyor.
Emekli Tümgeneral İzak Brik, İsrail ordusunun ağır bir yapısal kriz, personel yetersizliği ve lojistik çöküşle karşı karşıya olduğunu belirterek, hükümetin “mutlak zafer” söylemini gerçekleri perdeleyen siyasi bir propaganda olarak nitelendirdi.