Size namazlarınızı en üstün ve en faziletli vakitlerinizde yerine getirmenizi vasiyet ediyorum. O namazlar nafilelerle birlikte 51 rekâttır. Eğer onu yerine getiremezseniz 44 rekâtını kılın ve eğer dünyevi uğraşlar onu yerine getirmenize engel olursa en azından “tevabbin” namazını kılın. ( zeval vakti kılınan sekiz rekâtlık dönüş ve tövbe namazıdır.)
Merhum Allame Tabatabai ve Ayetullah Behçeti, bu büyük üstattan şöyle nakletmiştir: “Eğer bir kimse farz namazını ilk vaktinde yerine getirir ve yüce makamlara ulaşmazsa bana lanet etsin!”

Aynı şekilde şöyle buyurmuştur: Namazlarınızı pazarlık yapmayın onu ilk vaktinde huzu ve huşu içinde kılın. Eğer namazlarınızı korursanız her şeyinizi korumuş olursunuz. Zikr-i Kebir denilen Hz. Fatıma’nın (selamullahi aleyha) tesbihini (34 kere Allah-u Ekber 33 kere El hamdulillah 33 kere Subhanallah) ve Ayetel Kürsü’yü namazlardan sonra yerine getirin.
“Ama gece namazı, artık hiçbir mümin için çare ve kaçış yolu yoktur, o kişiye şaşmak gerekir ki kemale ermek istiyor, ama gece namazına kalkmıyor ve biz şimdiye kadar hiç kimsenin gece namazına kalkmadan makamlara erdiğini duymadık.”
Allame Tabatabai şöyle buyurmuştur: “Necef-i Eşref’e öğrenimim için gittiğimde, merhum Allame Gazi’yle olan akrabalık ve yakınlığımdan dolayı bazen üstadın mahzarına giderdim. Yine bir gün medrese de durmuştum ki merhum Allame Gazi oradan geçiyordu. Benim yanıma gelince elini omzuma koyarak şöyle buyurdu: “Ey oğul! Dünya istiyorsan gece namazı kıl, ahiret istiyorsan gece namazı kıl.”
Hacı Seyyid Haşim Haddad şöyle buyururdu: “Merhum üstat bu şekilde idi ve bize de bu şekilde destur verirdi ki gece yarısı gece namazı için kalktığınızda az bir şey atıştırın, örneğin çay, ayran veya bir salkım üzüm yiyin. Öyle ki bedeninizi gevşeklik ve tembellikten çıkarsın ve ibadet hazzı gelsin.”

Pak ve Temiz Ehl-i Beyt İmamlarına Tevessül
Ayetullah Seyyid Ali Gazi mektuplarından birinde şöyle yazmakta: “… Ve Tüm yollarda… Pak ve temiz Ehl-i Beyt İmamlarına tevessül etmek ve mebdee tam bir teveccüh etmek gerekir. Çünkü yüz gelirse doksanda yanımızdadır zaten. Derviş ve onların tarikatlarından işimiz olmaz. Tarikat, doğruluk ve sefa ile ulema ve fakihlerin tarikatıdır.
Hz. Seyyid-i Şüheda’ya (imam Hüseyin) tevessül
Bir insanın Hz. Seyyid-i Şüheda’nın (aleyhi selam) yolu dışında tevhit makamına ulaşması imkânsızdır. Feyizler ve hayırlar Hz. Seyyid-i Şühedanın yoluyla gelir. Bu işte öncü olan Kamer-i Beni Haşim Ebu’l Fazlı’l Abbas’tır. (aleyhi selam)
İmam-ı Zaman’ın Fereci İçin Dua
Gerekli ve önemli olan şeylerden biri de Hz. Hüccet’in (salavatullahi aleyh) fereci için dua etmektir. Vitir namazının kunutun da ve hatta her gün ve tüm dualarda.

Ayetullah Necebat şöyle buyuruyordu: Ayetullah Mirza Ali Gazi, merhum Ayetullah Şeyh Ali Muhammed Burucerdi’ye (üstadın seçkin öğrencilerinden biriydi) buyurmuştu ki: “Hiçbir zaman Kur’an’dan ayrı kalma.” Oda üstat Gazi’nin bu düsturuna ömür boyu vefa göstererek bağlı kalmıştır. Her ne zaman zorunlu ve günlük işlerinden ayrılırsa Kur’an okur ve Kur’an’la olurdu.
Seyyid Muhammed Hasan Gazi şöyle buyurmakta: Üstadın nasihatlerinden bir kaçı şöyledir: “İlk önce Kur’an’ı yüzünden okumak. Üstat şöyle buyururdu: Kur’an’ı güzel ve sahih okuyunuz.” Başka bir nasihati ise İslam tarihi konusunda idi. Şöyle buyururdu: “Peygamber efendimizin doğumundan, 255 hicri kameri yılına kadar veya 260 hicri kamari yılına kadar bir devre İslam tarihi okuyun.” Bu düsturlara amelden sonra öğrencilerine gidin gece namazı kılın.” derdi.

Ayetullah Gazi, Allame Tabatabai’ye yazdığı mektubunda şunları yazmıştır: “Desturul Amel, Kur’an-ı Kerim’dir; fiyhi devau kulli devain ve şifau kulli ale ve devau kulli ğale ilmen ve amelen ve halen.” O muhlislerin gözlerinin nurunu (Kur’an’ı) her zaman gözünüzün üstünde tutun ve onunla yol hidayetçisi ve sırat-ı müstakimde seyrediniz. O şerif seyirlerden biri kıraattir…”
Ayrıca: “Gece, güzel ve gamlı bir şekilde Kur’an-ı Kerim’i kıraat ediniz. O müminlerin içecek ve şarabıdır. Kur’an tilaveti bir cüzden az olmamalıdır.”
Tövbe ve İstiğfar Tavsiyesi
Değerli kardeşlerim! –Yüce Allah sizleri teati için muvaffak etsin- uyanık olunuz ki haram aylara girmiş bulunuyoruz. Yüce Allah’ın bizlere vermiş olduğu tüm nimetleri ne kadar büyüktür; öyleyse her şeyden önce bize farz ve lazımdır ki gerekli şartları ve özel namazlarıyla tövbe edelim sonra büyük ve küçük günahlardan gücümüz ölçüsünde uzak duralım.
Bu yüzden Cuma akşamları –veya Cumartesi günleri- Tövbe namazı kılın –Cuma akşamı veya Cuma günü- sonra Pazar günü ayın ikinci günü onu iade edin. Sonra küçük ve büyük murakabe, muhasebe ve nefse gerekli ve uygun olan muakabeyi (eğer istenilen olmazsa kendini kınamak ve zorluk çektirmek) yerine getirmeniz gerekir. (Küçük murakabeden maksat, nefsin günah ve hata işlemesinden ve hatta müstehapları terk etmesi ve mekruhlara müptela olmasından dolayı nefsin muhasebesidir. Büyük murakabe, zikre devam edilerek teveccüh edilmesi ve imkân ölçüsünde gaflet etmemektir.) Bu açıklamalar hiç şüphesiz mütezekkir olmak isteyenler için veya Allah’tan korkanlar içindir. Kalplerinize bir bakın ve teveccüh edin, günahlardan kaynaklanan marazları deva edin ve istiğfar vesilesiyle büyük ayıplarınızı küçülterek azaltınız.
“Merhum Allame Seyyid Ali Gazi, herkese bu zikri okumalarını tavsiye ederdi: “Esteğfirullahellezi la ilahe illa hu min cemi’i zulmi ve cevri ve israfi ale nefsi ve etubu ileyhi” “Kendisinden başka ilah olmayan Allah’dan kendi aleyhime işlediğim tüm zulümler, günahlar ve sitemlerden dolayı bağış talep ediyor ve ona yeniden dönüyorum.”

Allame Mirza Ali Gazi yazdığı bir mektubunda şunlara yer vermiştir: “Bismillahirrahmanirrahim, Şanı yüce Allah’a hamd olsun ve Onun salat ve selamı Resulü ve Al-i’ne olsun: “Hz. Ağa! Ez cümle bu bozuklukların tamamı, vesvese ve huzursuzluklar gafletten kaynaklanmaktadır; gafletin en düşük mertebesi ilahi emirlerden gaflet etmektir. Başka bir mertebesi daha vardır ki inşallah ona kavuşmazsın. Ve tüm gafletlerin tamamı ölümden gaflet etmek ve dünyada kalma hayalidir. Eğer tüm korku, ıstırap ve vesveseden güvende olmak istiyorsanız, devamlı ölüm ve likaullah kapasitesinin sizde olduğu düşüncesinde olunuz. İşte budur değerli cevher, dünya ve ahretin anahtarı. Öyleyse düşünün ve mülahaza ediniz ki neler sizi Ondan alı koymakta ve meşgul etmektedir. Eğer akıllıysan! Bu mananın kolaylığı için birkaç şey başının ucuna yaz hatta bilakis onlardan yardım talep et. İlk önce –Taklidini (müçtehitleri taklit etmek) veya içtihadını düzelttikten sonra beş farizayı ve diğer farizaları en güzel vakitlerinde tam bir dikkatle yerine getirmek;
Gün be gün huzu ve huşunun artması için çaba sarf etmek;
Her namazdan sonra Hz. Fatıma’nın (selamullahi aleyha) tesbihini söylemek;
—Aynı şekilde- Ayete’l Kürsüyü okumak.