15 Aralık 2014 - 12:39
"Stratejik Derinlik" ve "İhlaslı Aşk"

Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu'nun stratejik derinlik politikasına karşı General Kasım Süleymani'nin ihlaslı aşk siyaseti.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- "BİZ KERBELA'NIN ÇOCUKLARIYIZ.."

İnsanlığın ve hak din'in tarihi hak ve batıl mücadelesinin tarihidir. İnsanlık tarihi boyunca hak ve batıl hep bir mücadele içinde olmuştur.

Allah insanı yarattı ve şeytanı ona musallat etti. İnsan aklıyla ve hür iradesi ile Allah'a kul olmalı imtihanı başarmalı. 124 bin Peygamber'in geliş sebebi de budur. İsyankâr ve unutkan insanın tekrar" Tevhid Dini"yle buluşturulması. Her şeyden münezzeh olan Allah insandan bir şey istiyor: Salih ibadet ona kulluk yani aşk.

Hatemü'l Enbiya Muhammed Mustafa'da insanlığı buna çağırdı. Allah'a kulluk ve salih amel: Aşk.

Onun sağlığında bile şaşan ümmet vefatıyla hak yoldan uzaklaşmaya başladı. Dünya sevgisi ve iktidar lezzeti insana Tevhid'i unutturdu.

İlmin kapısı ve Zülfikar'ın sahibi Emire'l Müminin insanların gözlerindeki perdeyi kaldırmaya ve hakikati anlatmaya çok uğraştı ama başarılı olamadı.

Ehl-i Beyt'ten ister İmam Hasan'ın barış stratejisi isterse İmam Hüseyin'in şehadet stratejisi olsun İmamlar'ın Tevhid mücadelesi dünya zevklerine dalan iktidar ve devlet nimetlerine boğulan sözde müslümanları uyarmaya yetmedi.

Muharrem ayını yaşayarak Erbain'e ulaştığımız şu günlerde de insanlık aynı sefaleti yaşamaya devam ediyor.

Hak ile batıl arasındaki mücadele devam ediyor.

Bugün Irak, Suriye, Lübnan, Filistin, Afganistan, Bahreyn, Yemen ve Mısır'da olan da budur. Hak ve batıl mücadelesi. İmaj İslam'ı değil İhlas İslam'ını yaşamalıyız.

Dünya iktidarı ve lezzetleri peşinde değil hak ve adalet peşinde olmalıyız. Bugünün savaşı da hak ve batıl arasında. Bir yanda şeytanın ordusu ve ona destek çıkan yardım eden cahiller-bilgisizler bir yanda hakkı ayakta tutmaya çalışan hak ve adalet aşıkları ve onlara yardım eden mustazaflar.

İmam Hüseyin Akademisi bize göstermiştir ki zilletle yaşamaktansa hür bir şekilde şehit olmak daha iyidir. Yine İmam Hüseyin Akademisi bize göstermiştir ki bu dava devam ettiği sürece zamanın Hüseyinler'i yalnız kalmamalı. Hayat var oldukça İslami mücadele de var olacak. İslami mücadele var oldukça Hz. Zeynep bir daha esir olmayacak.

Tarihteki hak -batıl mücadelesinin o günkü yansıması Emevi-Haşimi mücadelesi ise bugünkü yansıması da Emevi-Hizbullahi mücadeledir.

İran'da Şah'a karşı mücadele edenler ile Irak'ta Saddam'a karşı mücadele edenler arasında fark yok. Filistin'de Siyonizm- İsrail'e karşı mücadele edenler ile Lübnan'da ırk-dil-din-mezhep düşmanları ve fitnecilere-tekfircilere karşı mücadele arasında fark yok.

Bahreyn'de zalim sultana karşı mücadele edenlerle Yemen'de emperyalist siyasetlerin iktidarlarına karşı kıyam edenler arasında bir fark yok. Arabistan'da tekfirci Vahhabi sapkınlarla mücadele etmek ile Suriye'de Şam'da Halep'te siyonist-emperyalist küresel güç odaklarının bölgesel taşeronları ile mücadele arasında fark yok.

O zamanlar nasıl ki Firavunlar'ın Nemrutların iktidarı yardımcıları ve sihirbazları varsa bugünün de Firavun ve Nemrutlar'ı var. Bugünün de Emevi sapkınlığı şirk ve tuğyan ortaklığı var.

Bugünün Firavun ve Nemrutlar'ı ABD ve Batı ise onun yardımcıları-destekçileri de Türkiye ve Arabistan'dır.

AKP ve Erdoğan siyaseti ile Türkiye'de Emevi düşünce yeşertilirken Arabistan doları ile tekfirci düşünce ve Vahhabi akımlar gübrelenmekte-yemlenmektedir.

Başbakan Prof Dr. Ahmet Davutoğlu bu zihniyetin-düşüncenin ve mücadelenin sihirbazıdır. "Stratejik Derinlik" siyaseti ile Neo-Osmanlı düşünceler ve dış-politika ile bölgedeki iç-çatışmaları artırmış mezhep çatışması ve tekfircilik ateşine benzin dökmüştür.

Batılın askerleri ve mücadelesi varsa tarih boyu hakkın da askerleri-yardımcıları ve mücadelesi olmuştur. Bugün hakkı temsil eden güç ve otorite Velayet-i Fakih'dir. Zamanın Hüseyin'i Velayet-i Fakih'in de askerleri-ordusu var. Bunun en güzel örneği zamanın Zülfikarı General Hacı Kasım Süleymani'dir.

Kasım Süleymani 35 yıldır İslam Cumhuriyeti'ne Velayet-i Fakih'e hizmet ediyor. İran-Irak Savaşı'ndan beri İslam'ın mücadelesi için çalışıyor İslam Devleti'nin dış-politikasına yön veriyor.

İran İslam Cumhuriyeti'nin Irak, Suriye, Lübnan, Filistin, Arabistan, Yemen, Mısır, Afganistan, Pakistan, Azerbaycan, Pakistan ve Bahreyn ile olan siyasetini-dış politikasını Kasım Süleymani oluşturuyor. İran’ın güvenlik stratejisini Kasım Süleymani çiziyor.

ABD ve Batı'nın Arap Baharı tuzağı ile ortaya sürdüğü İslam Dünyası'nın parçalanması İslam'ın İslam ile çatışması tezi Kasım Süleymani'nin siyasi dehası ve Hizbullah'ın mücadelesi ile Suriye'de boşa çıkmıştır.

ABD'nin 30 yıl önceden projelendirdiği Batı ve Nato'nun İslam’la savaşı olmamalı. Batı ve Nato'nun yapamadığı emperyalist proje İslam'ın kendi içinde yine İslam'la savaşmasına izin verilmemeli. Kasım Süleymani'nin yaptığı da tam budur. İslam Dünyası'nı ve İslam'ı içten yıkmaya çalışan tekfirci-Vahhabi düşünce ve güçle savaşmak. Bunun siyaset-medya-lojistik kısmı Türkiye para ve silah kısmını ise Suudi Arabistan yapmaktadır.

ABD ve Batı emperyalizminin bu projesi İran-Hizbullah ittifakı ve Kasım Süleymani'nin komutasındaki savaştaki başarısı ile son bulmuştur.

Davutoğlu'nun 6 ayda gider dediği bölge siyasetinin kör düğüm noktası Beşşar Esad 4 yıldır iktidarda ve gitmedi. Suriye çökmedi ve Hizbullah mezhep savaşı içine düşmedi. Filistin İslami Direniş Hareketi yalnız kalmadı İsrail güvende değil. İsrail daha da zor günler yaşamaya başladı ve Filistin İslami Direnişi daha da güçlendi.

Bu da şunu gösteriyor ki Başbakan Davutoğlu'nun Emevi zihniyetli "Stratejik Derinlik" politikası General Kasım Süleymani'nin "İhlaslı Aşk" siyasetine yenik düşmüştür oyunu kaybetmiştir. Bunun sebebi ise Kasım Süleymani'nin Kerbela'nın çocuğu olmasıdır.

Kerbela Stratejisinde zilletle yaşamaktansa izzetlice ölmek daha iyidir. Derin olmayan "Kerbela Stratejisi"nde kaybetmek yoktur. Amaç dünyevi iktidar ve dünya lezzeti olmadığı için kazansa da şehit olup dünyayı kaybetse de zafer inananlarındır.

"Ancak onlar iman ederler salih amel işlerler hakkı ve sabrı tavsiye ederler gerçek kurtuluşa erenler de bunlar." Allah böyle ümmeti zaferle müjdeliyor.

Bugün de olan budur. Zamanın Hüseyin'i de belli Zülfikarı da belli.

"Heyhat minezzilleh..." "Zillet bizden uzaktır.."

Muharrem ayı ve yapılan Erbain-2014 bunu gösteriyor.

Murat Nazlı

Ekler