Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Lübnan el-Ahbar gazetesi yazarlarından analist Fuad İbrahim, Suudi Arabistan'da yaşanan son görev değişimlerini inceleyen bir yazı kaleme aldı. "Şafak Darbesi" başlıklı makalenin öne çıkanları:
"Kral Selman'ın Suudi Arabistan hükümetinde yaptığı değişimlere 'Şafak Darbesi' demek yerinde bir tabir olur. Kral Selman gerçekleştirdiği azletme operasyonunun son halkasında, eski veliahdı görevinden alıp yerine Muhammed bin Nayif'i atadı. Böylelikle Kral Selman, tahtın tek varisi olarak taç giyme merasimini gerçekleştirmiş oldu.
Bu atamalar Kral Abdullah'ın geriye kalan mirasına sıkılan son kurşundu. Bu son hamle, Prens Mutaib bin Abdullah'ın geleceği hakkında da şüpheler uyandırdı. Kral Selman'ın son atamaları, hem Suudi hanedanındaki iktidar çatışmalarını alevlendirmiş hem de kişisel odaklı davranışların ve yeni prenslerin 'çocukça' tutumlarını arttırmasına sebep olmuştur.
Kral Selman, veliaht Prens Mukrin bin Abdulaziz'i saf dışı bırakarak, Suudi Arabistan'ı tamamıyla kendisinin ve Savunma Bakanı olan oğlu Prens Muhammed'in hâkimiyeti altına almış oldu.
Böylesi bir veliahtlık atamasının Suudi hükümetinin tarihinde bir benzeri yoktur. Hatta Suud e-lFaysal ve Suudi hanedanın arasındaki çatışmalara rağmen eski kral Abdullah, Faysal'ı görevinden etmeye muvaffak olamadı. Ama Kral Selman yaklaşık 50 yıllık bu sorunu çözmeyi başardı.
Eski Veliaht Prensini İstifaya Sürükleyen Etkenler
Kral Selman'ın yayınladığı 24 emirden özellikle 4 tanesi çok önemliydi: Prens Mukrin'in veliahtlıktan kenara itilmesi, Suudi el-Faysal'ın Dışişleri Bakanlığı görevinden alınması, Mukrin'in yerine Muhammed bin Nayif'in atanması ve Muhammed bin Selman'ın, Muhammed bin Nayif'in yerine ikinci veliaht olarak tayin edilmesi.
Prens Mukrin'in görevden alınması, üzerinde düşünülmesi gereken bir noktadır. Çünkü veliaht Prens Mukrin'in görevden alınmasının 'kendi isteği üzerine' olduğu söyleniyor. Oysa ne tesadüftür ki Mükrin'in kendi isteğiyle görevinden istifa etmesi, Kral Selman'ın Mukrin'i görevden almasıyla aynı güne denk geliyor. Ne bir gün önce ne de bir gün sonra.
Yeni Kral'ın Muhammed bin Selman'a Torpili
Prens Muhammed bin Nayif'in yerine veliaht prens olarak Muhammed bin Selman'ın getirilmesi beklenenin dışında bir adım olmadı. Ancak ilginç olan şey, Muhammed bin Nayif'in hanedan içindeki iktidar sorunlarının önünü almak için Muhammed bin Selman'ı kendisinin önerdiği dedikoduları. Yani Kral Selman, oğlu Muhammed bin Selman'ın veliahtlığa atanmasını istemiyormuş!
Dakat Kral Selman, oğlunun veliahtlığa atanmasından sonra yaptığı konuşmada "Ülkenin çıkarları her şeyin üzerinde tutulması gerekir. Şehzade Muhammed bin Selman, atandığı yeni görevin üstesinden gelecek yetiye sahiptir. Şehzade Muhammed, Kral Selman'a bağlılık için seçilen üyelerin çoğunluğunun onayı almıştır. Özellikle kendisinden istenen tüm görevleri başarıyla yerine getirmiş ve ülkeyi tehdit eden tüm sorunları ekarte etmeyi başarmıştır…" ifadelerini kullandı.
Kral Selman'ın konuşmasında 'ülkenin çıkarları' konusuna vurgu yapması, yeni atamalarda kişisel tercih ve menfaatlerin olabileceği yönündeki düşüncelerin önünü almak içindi. Kral Selman, hanedan içerisinde oğlunu eleştirenlere cevap vermek adına Yemen aleyhine başlatılan savaşın başına özellikle oğlunu atadı.
Şunu söylemekte fayda var; Kral Selman'ın emirleri doğrultusunda mali teşvikler, askeri ve güvenlik teşvikleri olmak üzere ikiye bölünmüştü. Bunun nedeni ise, Muhammed bin Nayif'in İçişleri Bakanı olarak, Muhammed bin Selman'ın ise Savunma Bakanı olarak devlet bütçesinden yararlanmasını sağlamaktı.
Yeni Kralın Yeni Emirlerinin Nedeni
Suudi Arabistan yönetiminde gözle görülür bir kriz var. Kral Selman'ın göreve geldikten sonra üç ay içerisinde yaptığı atamalar ve değişiklikler bu buhranın açık göstergesidir. Arabistan'ın yaşadığı depremlerin soncusu, (İlk deprem Ocak ayında Kral Abdullah'ın ölümü, ikinci deprem 29 Ocak'ta Kral Selman oğluna taht yolunu açan 'veliaht prens' unvanını vermesi) Kral Selman'ın, eski kral Abdullah'ın taht mirasının sistematik olarak yok etme girişimiydi.
Arabistan'da yaşanan depremler sadece yönetimde yaşanan azletmeler ve atamalarla sınırlı kalmayacak. Yönetimin genç nesle devredilmesi iddiası ise sadece Kral Selman'ın emirlerinin içyüzünü örtbas içindi. Kral Selman, Prens Nayif ve oğlu Muhammed bin Selman'ı yönetimin en üst makamına taşıyarak güç ve serveti tekelinde tutmayı hedefledi. Eğer iddia edildiği gibi yönetim yeni nesle devredilmiş olsaydı diğer şehzadeler (Fahd, Sultan, Ahmed…) ve Kral Abdullah'ın oğulları (Mutaib, el-Türkî, Abdulaziz…) da iktidarda yer alırdı. Ancak, iktidar ailesinin prensleri, güç denkleminin dışında bırakıldı. Kral Selman bu yolla Suudi Arabistan'da kudret ve o yetkinin kendisinde olduğunu, güç oyununda rakip tanımadığı ve Suudi hanedanda Kral Abdullah'ın ve varislerinin artık yerinin olmadığı imajını verdi.
Kral Selman'ın vermiş olduğu emirlerin bir diğer sebebi ise haneden içerisinde Yemen saldırılarını eleştirenlere cevap vermekti. Zira Suudi ailesinde Muhammed bin Selman'ın savaş kararını onaylamayan ve müzakere masasına oturulmasını gerektiğini savunan şehzadeler var. El-Hayat Gazetesi'nde Raghida Dergham imzalı bir makale yayınlandı. Makale, Yemen konusunda şehzadeler arasındaki görüş ayrılıklarını gözler önüne seriyor. Aslında 'Kararlılık Fırtınası' operasyonunu bitirip 'Umuda Dönüş' evresini başlatmak, Yemen'de kara savaşına cesareti olmayan Arabistan'ın stratejik bir hamlesiydi.
Dergham makalesinde Suudi şehzadelerin savaştan ve savaş çığırtkanlığından yorulduğunu ve Muhammed bin Selman'a muhalif olduklarını vurgulamış. Hava saldırılarının planlanan bir kara harekâtı için yeterli olmadığını düşünen şehzadeler, Muhammed bin Selman ile farklı bir bakış açısına sahip. Yazar, Muhammed bin Selman'ın gerekli askeri bilgi, siyasi analiz yetisi ve stratejik düşünceye sahip olmadığını yazmış.
Yeni atamalarda ABD'nin Rolü
Kral Selman'ın emri ile gerçekleşen atamalar, aslında bu olaya Amerika'nın da müdahil olduğunu gösteriyor. Muhammed bin Zayed gibi ABD'ye yakın bir isme görev verilmesi ve 1975'ten beri Dışişleri Bakanlığı görevi yapan Suudi el-Faysal'ın yerine Washington Büyükelçisi Adil el-Cübeyr'in atanması bunun en bariz kanıtlarındadır.
Kral Selman, eski kralın Amerika'nın kontrolüne bırakmadığı şeyleri bile ABD yönetiminin ellerine bırakmaya hazır olduğunu ispatlayarak, Riyad ve Washington arasında her türlü stratejik koalisyona açık olduğunu ilan etti. Bandar bin Sultan'ın yerine Muhammed Nayif'in, Suudi el-Faysal'ın yerine ise Adil el-Cübeyr'in atanması ile Suudi Arabistan iç ve dış politika defteri Amerika'nın denetimine açılmış oldu.
Suudi Arabistan'ı Bekleyen Olası Senaryolar
Arabistan'ı gelecekte bekleyen senaryolar yine bu mecrada olacaktır. Kral Selman'ın emri ile ülkede değişime uğrayan güç denkleminde iki olası senaryo söz konusu olabilir:
1- Kral Selman'ın iktidardan kenara itilerek yerine Muhammed bin Nayif'in atanması ve Muhammed bin Selman'ın ise Muhammed bin Nayif'e veliaht olması. Elbette böylesi bir olasılık, Kral Selman kraliyet ailesinin yetkili ismi olarak kalmaya devam etmesi ve güç oyununda bireysel görüşlerini ifade etmesi şartına bağlıdır. Bu şart gelecekte Arabistan'ı bekleyen sorunların büyümesini engelleyebilir. Hatta bu olasılık, ilerleyen günlerde Kral Selman ve Muhammed bin Nayif çocukları arasında doğabilecek iktidar savaşının önünü almanın en iyi yolu gibi gözüküyor.
2- Savunma Bakanlığına şu an ki İçişleri Bakanı Mütaib bin Abdullah'ın getirilmesi. Elbette Muhammed bin Selman gözetimi altında.