Berlin yönetiminin “Dönüm Noktası” (Zeitenwende) politikası kapsamında hız verdiği yeniden silahlanma süreci, 2026 itibarıyla toplumsal bir dirençle karşılaşıyor. Askeri hizmetten muafiyet talep eden gençlerin sayısındaki sert artış, hükümetin savunma stratejisi ile genç nüfusun beklentileri arasındaki makası gözler önüne serdi.
ABD’nin güvenlik şemsiyesine duyulan güvenin tarihi dip seviyelere gerilemesi, Avrupa başkentlerinde savunma stratejilerinin yeniden yazılmasına yol açtı. Washington’a bağımlılığı azaltma ve kıtanın kendi askeri kapasitesini güçlendirme fikri artık marjinal değil, ana akım bir politika haline geliyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, partisinde gerileyen oy oranları ve koalisyon içindeki sürtüşmeler nedeniyle artan liderlik tartışmalarını şimdilik bastırmaya çalışıyor. Berlin kulislerinde, Merz’in görevi daha genç bir isme bırakabileceğine dair senaryolar konuşulsa da başbakanlık çevresi “gündemde devir planı yok” mesajı veriyor.
İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi, Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier'in ABD-İsrail saldırılarını "gereksiz savaş" olarak tanımlamasını eleştirerek, bunun BM Şartı'nı ihlal eden bir askeri saldırı olduğunu ve indirgemeci bir dille anlatılamayacağını söyledi. Bekayi, uluslararası toplumu saldırganları açıkça kınamaya ve hesap sormaya davet etti.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in, ABD’de sosyal koşulların ve istihdam olanaklarının kötüleştiğini söyleyerek gençlere artık bu ülkeyi tavsiye etmediğini açıklaması, Berlin ile Washington arasındaki siyasi ve ekonomik gerilimi yeniden gündeme taşıdı.
Almanya’nın başkenti Berlin’de sokaklara dökülen binlerce İran İslam Cumhuriyeti destekçisi, ABD Büyükelçiliği önünde toplanarak Amerika ve Siyonist rejimin İran, Filistin ve Lübnan’da işlediği vahşetleri şiddetle kınadı. Afgan asıllı medya uzmanı ve kültürel aktivist Seyid Ahmed Musavi el-Mübelliğ, gösteriye ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Almanya'nın başkenti Berlin'de, yaklaşık 50 kuruluşun ortak organizasyonuyla, İsrail'in Filistin topraklarına saldırılarını protesto etmek amacıyla "Tüm gözler Gazze'de" temasıyla yürüyüş yapıldı. Yürüyüşe 100 bini aşkın kişi katıldı.