14 Şubat 2021 - 11:48
İran İslam Cumhuriyeti'nden BERCAM Anlaşması Çerçevesindeki Meşru Taleplerine Vurgu

BERCAM nükleer anlaşması bağlamında ahitsizlikleri zirveye taşıyan Amerika ve Avrupa İran'dan taviz almak zannıyla kendilerinin ihlal ettiği anlaşmayı değiştirmek üzere İran ile tekrar müzakere masasına oturmak istiyor.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - İran İslam Cumhuriyeti ile bu nükleer anlaşmayı imzalayan üç Avrupalı ülke ise bu doğrultuda Cuma günü  ortak bir bildiri yayımlayarak   bir kez daha Tahran'ın BERCAM nükleer anlaşması bağlamındaki taahhütlerine bağlı kalması ile ilgili evhamlarını ve ithamlarını tekrarladılar. 

İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif ise  bu bildiriye tepki olarak   Twitter'daki mesajında   üç Avrupa ülkesinin  BERCAM nükleer anlaşması çerçevesindeki taahhütlerine değinerek şöyle yazdı:"   İran, hangi mantığa dayalı olarak   Amerika'nın hala ihlalini sürdürdüğü  Washington'un anlaşmadan çekilmesinin bir yıl sonrasında izlediği düzeltici girişimleri durdurmalıdır?"

Bu anlamda   sorulması gereken soru,  Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan BERCAM nükleer anlaşmasının kaderinin  nereye varacağıdır. Acaba  BERCAM nükleer anlaşması tarafları  başka bir anlaşmaya varmak için,  taahhütlerine bağlı kalmışlar mı ki?

Gerçekte  İran'ın asıl talebi de Amerika'nın  BERCAM nükleer anlaşması değil. İran'ın talebi yaptırımların kaldırılması ve  bir milletin gasp edilen haklarının geri verilmesidir. Bu da Amerika ve Avrupa'nın görevidir. 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei,  son haftalarda   İran hava kuvvetleri subaylarının  19 Behmen 1357'deki tarihi biat günü yıldönümünde yaptıkları konuşmada  bu hususta şöyle buyurmuşlardır:"    İran, Amerika'nın tüm yaptırımları sözde veya kağıt üzerinde değil  pratikte iptal ettiği zaman, ve bu iptalin İran tarafından doğrulandığı zaman BERCAM'daki taahhütlerine geri dönecektir.  Bu, İran'ın geri dönülmez ve kesin siyasetidir. Bu siyaset  tüm sorumlular tarafından kabul edilmiştir. Kimse bunu gözardı edemez. "

İran üzerinde azami baskı siyaseti ve kampanyasının amacının, BERCAM nükleer anlaşması yükümlülüklerini yerine getirmesi karşılığında tavizler elde etmek olduğu açıktır.  Ancak  hiçbir mantık   bu şantaj senaryosunu  hiçbir başlık altında kabul edemez. Bu senaryoda Joe Biden geçmiş hataların yolunu tutmuştur.Şimdi de aynı yol tekrarlanırsa  ABD'nin anlaşmayı dört yıl içinde bir kez daha iptal etmeyeceğinin garantisi olabilir mi?

Siyasi analist Abdul Bari Atwan şöyle diyor:   "BERCAM anlaşmasının felsefesi tam olarak nedir? Nükleer anlaşma, Joe Biden başkan yardımcısıyken Obama yönetiminin kabul ettiği bir anlaşmadır, bu nedenle İran Amerika Birleşik Devletleri'ne anlaşmanın şartlarına uyması gerektiğini söylüyor ve ancak bu şekilde İran'dan da buna uymasını isteyebileceğini belirtiyor. Böyle bir durumda, müttefiklerimizle istişare etmemiz gerek, yeni bir anlaşma lazım, İran'ın füze programının kaldırılması şart, İran'ın milisleri desteklemeyi bırakması zarureti gibi sözler de ne demek? Onlar İran'ın elini her şeyden kesip teslim olmaya zorlamak istiyorlar. Tıpkı Kuveyt savaşından sonra Saddam'ı teslim olmaya zorladıkları veya Muammer Kaddafi ve diğerlerini teslime zorladığı gibi." 

Gerçekte İran İslam Cumhuriyeti, ABD ve diğer tarafların BERCAM yükümlülüklerine uymamasına yanıt olarak İran, BERCAM'da sağlanan yasal mekanizmalara uygun olarak bu anlaşmadaki yükümlülüklerinin bir kısmını azaltmıştır. Ancak ABD yanlış hesaplara dayanarak, BERCAM'dan  tek taraflı olarak çekilmiş, kaldırılan yaptırımları yeniden uygulamaya koymuş ve sahte iddialar ve asılsız suçlamalarla İran'a yeni yaptırımlar uygulamış ve diğer ülkelere yaptırımları uygulamaları için baskı yapmıştır. Amerika ve Avrupa için tek mantıklı yol; BERCAM yükümlülüklerine geri dönmektir.

342/