11 Mayıs 2015 - 01:26
Erdoğan-Gülen Savaşını Bir de Böyle Okuyun

ABD Erdoğan’ın Ortadoğu’da Tartışılmaz Liderliğini Pekiştirme ve İkinci Bir Fethullah Gülen Yaratma Peşinde mi?

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-ABD Erdoğan’ın Ortadoğu’da Tartışılmaz Liderliğini Pekiştirme ve İkinci Bir Fethullah Gülen Yaratma Peşinde mi?

Fethullah Gülen’in ABD’nin istediği İslam’ın teorisyeni olduğunda hiç kimsenin şüphesi yok. Önce karizmatik ve sevenlerini cezp eden bir yapının oluşturulması, sonra olgunluğa ulaşan böyle bir kimliğin uluslaştırılması ve ardından kutsallaştırılıp dokunulmazlık bahşedilmesi ABD’nin plan ve projeleri dahilindedir.

Sömürü ve emperyalist sistemlerin ideolojik ilkelerini kendi yapılarında ideoloji olarak kalmasını sağlayıp sömüreceği ülkelere ihraç edip bu ülke insanlarının kültürü haline getirebilmesi için “İdeolojik kimlik olarak Fethullahlara ve siyasi kimlik olarak da Erdoğanlara” ihtiyacı vardır; daha doğrusu tarihin derinliklerinden bu yana sömürü ve emperyalizm’in dişlileri böyle dönmüştür.

Batı sömürü güçlerinin yetiştirdiği bu tiplemelerin kutsal boyutu olmaksızın ya da onlara kutsal bir boyut ilka edilmeksizin hedeflenen ülkede çelişkilerin kendini göstermesi kaçınılmazdır. Fethullah Gülen’in “Allah kainatı Muhammed için yarattı, beni de kainatın devamı için yarattı” veya “Benim öfkelenmemle kainat da öfkelenir, benim sevinmemle kainat da sevinir” v.b örnekler yukarıda ortaya koyduğumuz gerçeğin teyidiyeleridir.

Diğer taraftan sanal alemde gerçekleşen yazışmaların ortaya koyduğu “Anam babam sana feda olsun Erdoğan” ifadeleri ya da “Erdoğan’ın bastığı yerlerden medet umulması” ve daha nice ve nice söylemler de yine yukarıda ortaya koyduğumuz hakikatin müeyyidelerindendir.

Öncelikle kutsallık oluşturulmaksızın ve dokunulmazlık yaratmaksızın bu tür söylemleri kim ortaya koyarsa koysun, halkların gözünde ya mürtettir ya da kafir…

Batı ve özellikle Amerika yıllardır kendi ideolojisini kültür olarak zerk edeceği bir ülkenin ve Fethullah ve Erdoğan tiplemelerinin peşindeydi. Somali’deki arayışı, Afganistan’da Taliban hükümeti girişimleri, Irak’ta yeni bir imaj arayışları ve derken Arap Baharı hareketlenmeleri, Mısır ve son olarak Suriye dayatmaları sömürü güçlerine yeni yeni tecrübeler kazandırdı; daha doğrusu Arap Baharı meselesi Suriye’yi saf dışı edebilmenin bir nevi senaryolarıydı.

Son zamanlarda Türkiye’de gelişen olayları yukarıda zikrettiğimiz Ortadoğu gerçeğinin dışında düşünmek ya da bu olayları salt Türkiye’ye özelleştirmek son derece saf ve sade bir anlayıştır. Başka bir ifadeyle Arap Baharı kurgularının kurbanları olan ülkelerde hedef söz konusu ülkelerde güvensizlik oluşturmak ve demokrasi bahanesiyle her birinin çeyrek asır insanlarını sömüren diktatörleri alaşağı ederek halkları daha ileride oluşacak bir gerçeğe yöneltmekti yani Türkiye’ye.

Ne var ki aynı senaryo Türkiye için tam tersidir; Türkiye’deki huzursuzlukların ve yaşanan kargaşaların hedefi Türkiye’yi ve mevcut iktidarı alaşağı etmek değil, ayakları daha sağlam basan bir Türkiye yaratmaktır. Zira Amerika kullanıma böylesine müsait siyasi şahsiyetleri ve dini kimlikleri keşfedeli çok olmamış ve bunlar eliyle gerçekleştireceği hedefleri henüz bitmemiştir.

İnceleme yazımızı daha fazla uzatmadan soru şeklinde isimlendirdiğimiz bu çalışmanın başlığına hep beraber cevap arayalım. Amerika’nın kendi hedefleri doğrultusunda besleyip yıllar yılı barındırdığı ve korkunç ölçülerde maddi yardımlarda bulunduğu Fethullah Gülen’i bir anda harcayıp rafa kaldırması çok uzak bir ihtimaldir.

Diğer yandan çok kısa sürede parlatıp tartışılmaz lider olarak konumlandırdığı Erdoğan'ı fiili şartlarda diskalifiye etmesi de çok zor bir ihtimal görünüyor.

Aynı anne ve babadan olan iki öz evladın yani Fethullah ve Erdoğan’ın arasında yaşanan olaylar onların öz anne ve babalarının bilgisinden ne kadar uzak olabilir? Diğer taraftan Amerika’nın Ortadoğu projesi, İsrail’in ödünsüz bütünlüğü ve bekasının temin edilmesi, Ortadoğu’da ılımlı ve müsamahakar bir İslam’ın tesisi ve mühendisliği ve….. gibi pek çok ciddi sebep ve etkenler konum ve strateji hasebiyle Türkiye’de dini-ideolojik ve siyasi-stratejik liderlerin belirlenip tayini edilmesinin kaçınılmaz olduğu analistlerin bilgisi haricinde değildir.

Çok uzun satırların içerisinden özetlemeye çalıştığımız bu kısa değerlendirmemizi birkaç olasılıkla bitirip okurlarımızın takdirlerine sunuyor ve ufuklarının açılmasını ümit ediyoruz.

Birinci Olasılık:Amerika Erdoğan’ın eliyle Fethullah’ı bitirmek istiyor, zira Erdoğan’ın hem ideolojik hem de siyasi boyutu Amerika’nın hedeflerine ulaşmak için yeterli gibi gözüküyor!

İkinci Olasılık:Birinci olasılığın tersine çizilen koordinatlarda hareket etmemesinden dolayı ki Suriye ve İran’a yakınlaşma çabaları bunun en bariz örnekleridir Amerika Fethullah Gülen’in eliyle Erdoğan’ı saf dışı bırakmak istiyor, zira Fethullah’ın yıllar yılı pusuda yatıp fiili iktidarın mahrem bölgelerine kadar sirayet etmesi ve gerektiği zaman afişe edip isteklerini dayatması için istihbarat bilgilerini depolaması Fethullah’ın böyle bir güce sahip olduğu Amerika’nın bilgisi dahilindedir!

Üçüncü Olasılık:Amerika’nın derin sömürüsünün icrası için her iki şahsın varlığı ve bekası Amerika için son derece elzemdir ve kesinlikle her ikisinin de diskalifiyesi düşünülemez, bununla birlikte Amerika istenmeyen davranışlardan ötürü sadece kulak çekme politikasını uygulamaktadır!

Bu üç olasılığın yanında Erdoğan’ın teyidi ve ikinci bir Gülen tiplemesi üzerinde düşünmemizin bir şeyleri kaybettirmeyeceği kanısındayım.

Akın Tandoğan