Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Yemen siber ordusunun 22 Mayıs’ta Fars Haber Ajansına verdiği ve bir kısmını da Wikileaks sitesine gönderdiği belgeler, Suudi Arabistan’ın dünyanın dört bir yanındaki büyükelçiliklerinin, dışişleri ve içişleri bakanlıklarının ve bu ülkenin istihbarat servisinin gizli raporlarını, mektuplarını ve mesajlarını içermektedir.
İran’la da ilişkili olan bu belgelerin bir bölümü, Arabistan’ın gerek dış meselelerde ve İran’ın etkisi kırmak için yaptığı planlar olsun gerekse İran’ın iç güvenliğini bozmaya dönük çabaları olsun dünyanın her yerinde İran İslam Cumhuriyetine karşı yürüttüğü geniş kapsamlı faaliyetlerini göstermektedir. Söz konusu belgeler kendi başına, Suudi yetkililerin İran darbe vurabilecek bütün yolları denediklerini belgeleyecek niteliktedir.
Suudiler, dünyanın dört köşesinde İran’ın yaptığı bütün faaliyetlerden haberdar olmaya çalışmaktalar; Arabistan büyükelçilikleri, İran’ın yabancı ülkelerde yaptığı her türlü diplomatik, kültürel, ekonomik ve politik faaliyetten haberdar olması halinde Riyad’da rapor edilmekte ve yanında İran’a karşı nasıl mücadele edileceğine ilişkin öneriler sunmaktalar.
İran’ın Yemen, Mısır, Arjantin, Cibuti, Pakistan, Malezya, Meksika,Burma, Burkina Faso, Tataristan vs. ülkelerindeki nüfuzunu önlemeye yönelik çabalar, Suudi Arabistan’ın dünyanın her yerinde İran’ı hedef alan geniş kapsamlı saldırısının ne düzeyde olduğunu ortaya koymaktadır.
Mezhep unsuru, Arabistan’ın İran’a karşı temel bahanesini ve kaygılarının önemli bölümünü oluşturuyor ve dünyanın neresinde İran ufak bir kültürel çalışma yapacak olsa Suudiler kendilerini oraya müdahale ederek sabote etmek zorunda görüyorlar.
Haberin devamında, İran Fen Fakültesi ile Tayland Fen Fakültesi arasında yapılan sanat ve bilimsel işbirliği dahi Suudi yetkililerin gözünden uzak kalmadığını göreceğiz.
Arjantin: Belgeye göre, Arabistan’ın Buenos Aires’de ki büyükelçiliği dönemin Arabistan kralı Melik Abdullah’a ve bir kopyasının da veliahda, savunma bakanına ve dönemin Suudi istihbarat başkanına gönderildiği bir mektupta, İran ve Arjantin ilişkilerindeki açılım Riyad yetkililerine bildirilmektedir.
Söz konusu mektupta, 1994 yılında bir Yahudi kültür merkezine yapılan bombalı saldırının ardından ilişkileri gerginleşen iki ülkenin halihazırda yeniden masaya oturarak bu dosyanın kapatılmasına ilişkin emarelerin göze çarptığı denilmektedir.
Mektupta, Suriye devlet başkanı Beşşar Asad aracılığıyla 2011 yılında Amia dosyasının çözüme kavuşturulması için yeniden ele alındığı ve ardından İran ile Arjantin arasında ticari ilişkilerin kurulduğuna işaret edilmektedir.
Tayland: Bu mektupta, “İran’da siyaset, kültür ve bilim” konulu bir konferansın düzenlendiği ve İranlı uzmanların davet edildiğine ilişkin Suudi yetkililere bilgi verilmektedir.
Tayland Fen Fakültesinin, İran sinemasının filmlerini film yarışması haftasında yayınlamak için işbirliği yapması ve İranlı yönetmenlerin ve yapımcıların davet edilmesi; dilbilim fakültesinde tarih bilimleri bölümünde “Şeyh Amet Kumi” paneli düzenlemek; İran ve Tayland’ın diplomatik ilişkilerinin kurulması vesilesiyle yıllık bir program yapmak; “İslam Önce ve İslam Sonra İran Tarihi” adlı kitabın basılması için çaba göstermek; kültürel diyalogların kurulması amacıyla İranlı akademisyenlerin davet edilmesi ve devamında İran ile Tayland arasında karşılıklı bilimsel ilişkilerin tümü gözetime alınarak Suudi yetkililerin bilgisine sunulmuştur.
Cibuti: Suudi Arabistan Cibuti büyükelçiliğinin mektubunun Suudi yetkililere verildiği bu belgede, İran’ın bu ülkede yatırım yapma ve nüfuzunu artırma amacıyla yaptığı çalışmalara değinilmektedir. Mektupta belirtildiğine göre, Cibuti İran’la stratejik ilişkiler geliştirmeyi amaçlamak yerine sadece İran’ın imkanlarından yararlanıp karşılığında ise bir şey vermeme peşinde.
Söz konusu mektupta, İran’ın Cibuti’deki nüfuzunun artmasını engellemek için bu ülkeye ekonomik, siyasi ve kültürel yatırımların en kısa zamanda yapılması önerilmektedir.
Pakistan: Arabistan büyükelçiliğinin dönemin Kraliyet Mahkemesi Başkanına ve Kral Abdullah’ın özel sekreterine gönderdiği mektupta, Şiilerin Pakistan’da İran eksenli faaliyetlerinin kaygı verici olduğu söyleniyor. İslam Abat’ta (İran desteğiyle) Filistin Enstitüsünün kurulduğuna değinilen mektupta, enstitü yöneticileri hakkında ve enstitünün her kesi direniş cephesine çağırdığı ve Arabistan’ı, Fars körfezindeki ülkeleri ve Türkiye’yi kınayan programlar düzenlediğiyle ilgili bazı açılamalar yer alıyor.
Malezya: Bu belgede de Arabistan’ın Malezya’daki büyükelçiliği Suudi dışişleri bakanlığına bir mektup göndererek İran’ın Malezya’da gelişen etkisinden kaygı duyduğunu belirmekte ve Riyad yetkililerin bu doğrultuda bazı girişimlerde bulunmalarını önermektedir.
Mektupta şunlar yer alıyor: Malezya din işleri bakanı Arabistan hac bakanlığı heyetiyle yaptığı görüşmede bölgenin bütün konuları ele alındı. Malezya din işleri başkanı İran’ın nüfuzunun farkında olduklarını belirterek, Malezya devletinin İran’a öğrenci gönderme işlemini durdurduğunu ve Tahran yerine onları Mısır’ın el-Ezher Üniversitesine gönderdiğini söyledi.
Mektupta denildiğine göre, Malezya devletinin İran’ın bu ülkedeki faaliyetlerine karşı oldukça hassasiyeti varmış ve Malezyalı hacılara hac merasiminde İranlıların bulunduğu yere yaklaşmamaları gerektiği söylenmiş.
Mexico City’deki Suudi büyükelçiliğinin Arabistan İslami İşler Yüksek Konseyi Genel Sekreterine gönderdiği mektupta, İran İslam Cumhuriyetinin Meksika’da yaptığı kültürel faaliyetlerin endişe verici olduğu dile getirilmektedir.
İran’ın güney Amerika ülkeleriyle ilişki kurmaya çalıştığının söylediği mektupta, Suudi Arabistan’ın bir an önce Meksika başkentinde Müslüman azanlık için İslami bir merkez ve cami ihdas etmesi önerilmekte ve İran’ın bu işi daha çabuk yapmasından endişe edildiği söyleniyor.
Burma: Bu mektupta belirtildiğine göre, Burma’nın (Myanmar) bazı Sünni alim ve müftülerinin Arabistan büyükelçiliğine müracaat ederek, cehaletin ve eğitimsizliğin halk arasında kol gezdiği, halkın her din ve mezhebe girme imkanının bulunduğu ve İran’ın bu ülkedeki faaliyetlerinin kaygı verici olduğu şu sıralarda bir Arapça eğitim merkezinin açılmasının yanı sıra “Hadimu’l-Harameyn’iş-Şerifeyn” adın büyük bir mescidin yapılması isteğinde bulundular.
Burkina Faso: Dönemin İran dışişleri bakanı Dr. Ali Ekber Salihi’nin 9 Ocak 2013’te Burkina Faso’ya yaptığı ziyaret sırasında, Arabistan’ın bu ülkedeki büyükelçiliği Suudi dışişlerine bir mektup yazarak İran ve Burkina Faso ilişkilerinin gelişmekte olduğunu ve İran’ın bu ülkede bir mescit ve bir okul inşa edeceğini bildiriyor.
Vehhabi bir müftünün Mısır’ın el-Ahram dergisiyle röportajında daha önce görülmemiş biçimde İran’a saldırdığı ve İranlıları tekfir ettiği sırada, Arabistan’ın Mısır’daki büyükelçiliği bu vakıayı rapor edip röportajın içeriğini Suud el-Faysal’a gönderiyor. Oda, bir kopyasını dönemin Arabistan kralı Melik Abdullah’a gönderiyor.
Kuveyt müftüsü Dr. Abdullah en-Nefisi, Mısır el-Ahram dergisiyle yaptığı röportajda İran’ın İsrail’den daha tehlikeli olduğunu diyerek İranlıların Müslüman olmadığını, aksine Mekke ve Medine’yi işgal etmek isteyen “Fars Safevileri” olduklarını söyledi. Bu röportajda Riyad yetkililerinin ilgisini çekti.
Yemen: Arabistan’ın Sana’daki büyükelçiliğinin Suudi dışişleri bakanlığına gönderdiği mektupta İran yayılması ve nüfuzunun önüne geçmek için sivil parti ve örgütlerle irtibata geçip onların desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu doğrultuda, yeni medya organlarının kurulması ve yandaş medyaların takviye edilmesi önceliklerin bir parçası olarak öne sürülmüştür.
Çev: Mehmet Gönül