15 Eylül 2026 - 18:27
Yemen’de “Bozgun” İtirafı ve Riyad’da Panik: Diplomatik Yardım Arayışı ve “Yağmur” Bahanesiyle Saklanan Gerçekler

Yemen sahasındaki askeri dengelerin Ensarullah lehine hızla değişmesiyle ciddi bir darboğaza giren Suudi Arabistan, hem sahada hem de diplomasi masasında yaşadığı çıkmazı aşmak için alarm durumuna geçti. ABD’den İngiltere’ye, İsrail’den Mısır’a kadar uzanan geniş bir yelpazede “kapı kapı” destek arayışına giren Riyad yönetimi, bir yandan vekil güçlerini yeniden organize etmeye çalışırken, diğer yandan saldırı altındaki sınır kentlerinde artan güvenlik kaygılarını “sağanak yağış” gerekçesiyle okulları tatil ederek perdelemeye çalışıyor.

Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Yemen’de yıllardır süren ve Suudi Arabistan için stratejik bir yük haline gelen çatışma süreci, son dönemde Ensarullah hareketinin başlattığı saha ilerleyişi ile yeni bir evreye girdi. Riyad yönetimi, uzun süredir desteklediği ve “istikrar gücü” olarak konumlandırdığı BLK (vekil) unsurlarının sahada yaşadığı dağılmışlığı durdurmak ve yeniden organize etmek için yoğun bir çaba sarf etse de, Ensarullah’ın baskısı karşısında bu çabalar şimdilik sonuçsuz kalmış görünüyor.

Suudi Arabistan’ın yaşadığı bu “askeri bozgun” havası, diplomatik koridorlarda da paniğe yol açtı. Riyad, Yemen sahasındaki kayıplarını telafi edebilmek ve Ensarullah’ın ilerleyişini durdurabilmek adına uluslararası ortaklarının kapısını çalıyor. Gelen bilgiler, Suudi diplomasisinin ABD ve İngiltere gibi geleneksel müttefiklerinin yanı sıra, bölgesel güç dengelerini değiştirmek amacıyla İsrail ve Mısır nezdinde de acil yardım taleplerinde bulunduğunu gösteriyor. Ancak bu “yardım arayışı”, Riyad’ın Yemen’deki mevcut stratejisinin uluslararası arenada da sorgulanmasına neden oluyor.

İç cephede ise durum daha karmaşık bir hal alıyor. Ensarullah’ın sınır ötesi operasyonları ve Yemen içindeki stratejik hamleleri, Suudi Arabistan’ın sınır şehirlerinde yaşamı derinden etkilemeye başladı. Riyad yönetimi, saldırıların doğrudan hedefi olan veya güvenlik riski taşıyan şehirlerde “olağanüstü hal” görüntüsü vermemek için alışılagelmiş bir yönteme başvuruyor: Okulların tatil edilmesi.

Ancak bölgeyi yakından takip eden gözlemciler, bu tatil kararlarının arkasında “sağanak yağış” gibi meteorolojik gerekçelerin arkasına gizlenen ciddi bir güvenlik endişesi olduğu konusunda hemfikir. Hükümetin, halk üzerindeki paniği önlemek ve şehirlere yönelik saldırıların psikolojik etkisini azaltmak amacıyla, operasyonel hareketliliğin yoğunlaştığı dönemlerde bu tür mazeretler üreterek kamuoyunu sakin tutmaya çalıştığı belirtiliyor.

Uzmanlar, Suudi Arabistan’ın içinde bulunduğu bu üçlü sıkışmışlığı; sahadaki askeri kayıplar, diplomasi masasında yalnızlaşma korkusu ve iç kamuoyuna yönelik “normalleşme” çabası olarak tanımlıyor. Ensarullah’ın kararlı ilerleyişinin sürdüğü bu dönemde, Riyad’ın aradığı "uluslararası kurtuluş reçetesi"nin sahada beklenen etkiyi yaratıp yaratmayacağı ise merak konusu.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha